"Türk futbolu Aziz Yıldırım'dan kurtulsun"
Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yaşanan olaylara değinen başkan, bir kez daha Aziz Yıldırım'ı hedef aldı.
2013.10.07 09:32 - Son Güncellenme: 2013.10.07 09:32 - Spor - HABER MERKEZİ
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Fenerbahçe karşılaşmasının ardından yaşananlara açıklık getirdi.
Hacıosmanoğlu, golsüz berabere tamamlanan maçın ardından basın açıklaması yaparken taraftarların sözlü sataşmasına ve akabinde de şahsi aracında saldırıya uğramıştı.
TV8'e konuşan Hacıosmanoğlu, özellikle Aziz Yıldırım'ı hedef alan sert ifadeler kullanırken, olayların nasıl geliştiğini aktardı. İşte başkanın sözlerinden derleme:
'BÜYÜTMEYE GEREK YOK AMA ÜZÜLÜYORUM'
Geçmiş olsun denilecek hiçbir şey yok. Bu kadar büyütmeye gerek yok ama üzülüyorum. İlk kez Fenerbahçe stadına gitmiyorum. Başkan seçilmeden önce de Fenerbahçe'nin başka bir takımla oynadığı maça gittim. Burada da sorun olmadı. Selam verdim selam aldım. Polisin böyle bir olaya sebep olması benim hiç hoşuma gitmedi. Sonuçta orada bir kulübün başkanı var. Sorumlu emniyet müdürü var. Bana gelip oturun deseler 3 saat de otururum, 5 saat de otururum. Maç bitince çıkmak istedim. Girdiğim yeri kullanmak istedim. Maç biter bitmez Fenerbahçelilerle kol kola yürüdük. En ufak bir şey olmadı. Ama dışarıda bana 'hakemi kaça aldınız' diye sordular.
Emniyet müdürü olan arkadaş. Üsküdar Bld. İmar Kurulu başkanı benim yeğenim. Polis ona yumruk atıyor. Sonra bakıyorum ki bu arkadaşla daha önce camide karşılaştım. Bana bir sorun olursa buralardan ben sorumluyum diye telefonunu vermişti. Benim telefonum da var onda. Madem olay var, telefon da var niye haber vermiyor?
'BİZE BİLGİ VERİLMEDİ'
Benim Fenerbahçe taraftarıyla hiçbir sorunum yok. Ben Kalamış'a gidiyorum Fenerbahçe taraflarıyla çay içiyorum. Burada provokasyon var. Ben müdür beyi telefonla aradım. Yardımcı varmış. Ona ulaştım Meğer yumruk atan adammış. Dedim ki sen bizi koruyacaksın. ne yapıyorsun. Niye böyle muamale yapıyorsun. Emniyet müdür yardımcısı bana diyor ki "Çıkabilseydin niye çıkmadın?" Ben de sinirlendim. Sen olmasaydın çıkarım, dedim. Fenerbahçeli dostlarımı çağırır yine çıkarım dedim. Benim tribünde oturduğum bir sürü arkadaşım var, akrabam var. Maçta da hiçbir sorun yaşamadık. Ama aşağıda örgütlenmiş 15 kişinin organizasyonu vardı. Polis hakkında bunları söylemek de üzücü. Keşke bilseydim de sabaha kadar orada otururdum ama bize bilgi verilmedi.
'SALDIRILAR SPONTANE GELİŞTİ'
Saldırılar spontane gelişti. Arkasında bir organizasyon var mıydı, bilmiyorum ama biz Fenerbahçelilere bir şey söylemedik ki. Her şeyi samimi söyledik. Düne kadar, hatta bugün bile sevgi seli vardı bize. Tribünde onların içinde yürüyoruz. Ben şimdi onlar için bir aksi hareket yaptı diyemem. Tokat atsa atarlardı. O kadar iç içeydik. Maça 1 saat önce geldim. Çıkmış olduğum kapıdan girdim. Orası zaten otopark. Girerken de hiç kimse bir laf atmadı. Hatta Fenerbahçeli seyircilerle de selamlaştık.
'TRABZON'A NASIL GİDERİZ DİYE DÜŞÜNMESİNLER'
Türk futbolunu kirleten insanları, Fenerbahçe'yi kirleten insanları konuştuk. Devam da edeceğiz. Bu benim ayıbım değil. Fenerbahçe'nin içinde çözeceği bir sorun. Ama bizim Fenerbahçeli dostlarımızla sorunumuz yok. Türk futbolunda bunların yaşanmasını istemiyoruz. Fenerbahçe, asla Trabzon'a nasıl gideceğiz diye düşünmesin. Biz onları çiceklerle karşılar, en iyi şekilde ağırlar ve en güzel şekilde uğurlarız. Hiç merak etmesinler.
'TÜRK FUTBOLU AZİZ YILDIRIM'DAN KURTULSUN'
"Allaha dua ediyorum, Aziz Yıldırım'dan Fenerbahçe de kurtulsun Türk futbolu da kurtulsun. Türk futbolunu da kirletiyor. Konuştuğum Fenerbahçelilerin %95'i bunu söylüyor. upa sahibini bulacak. Genel kuruldaki konuştuklarım unutulmadı. Bu pisliğin içindekiler boğulup gidecek. UEFA'dan ağır yaptırımlar geleceğini daha önce söyledim. Şimdi de FIFA verecek. Bu takımlara çok daha ağır cezalar gelecek. Hukuk arayışımızı sürdürüyoruz ama sessiz yapıyoruz. Çünkü şu an oynanan ligin etkilenmesini isttemiyoruz. Hatta bizi bu yüzden eleştirilen Trabzonlular var ama merak etmesinler. Bu bizim namus meselemiz ve adalet tecelli edecek."