Türk bilim insanlarından yeni ameliyat yöntemi

Türk bilim insanlarından yeni ameliyat yöntemi

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş ve ekibi, nefes borusunda darlık oluşması sonucu solunum sıkıntısı çeken hastalara yönelik yeni ameliyat yöntemi geliştirdi.

2019.02.25 15:16 - Son Güncellenme: 2019.02.25 15:17 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Türk bilim insanlarından yeni ameliyat yöntemi

Prof. Dr. Tekinbaş, beraberindeki Prof. Dr. Atilla Türkyılmaz, Prof.  Dr. Bekir Sami Karapolat ve ekibince geliştirilen yöntemle, bu ameliyatlardan  sonra hastaların çenesinin, göğsün "iman tahtası" diye tabir edilen kısmına  dikilerek başlarının bir süre göğüslerine yapışık bırakılmasının önüne geçildi.

Tekinbaş ve ekibinin başarısı, uluslararası bilimsel tıp dergisinde  yayımlandı.

"Yeni yöntemi 20 hastaya başarılı şekilde uyguladık"

Açıklamada bulunan Tekinbaş, ana nefes borusunda  herhangi nedenle darlıklar oluşabileceğini söyledi.

Buna bağlı olarak da hastaların bazı sorunlar yaşayabileceğini anlatan  Tekinbaş, şöyle devam etti:

"Bunun çözüm yöntemleri var ama en önemli çözüm noktası, nefes  borusunun darlık olan tarafının kesilip çıkarılması, kalan kısmın birbirine  dikilmesi. Dünyada şu anda uygulanan yöntem, ameliyattan sonra çenenin 'iman  tahtası'nın üstünde, göğüs duvarında cilde dikilmesi. En az bir hafta hastanın  başı o şekilde göğsünün ön tarafına dikili kalıyor. Çünkü nefes borusunun bir  kısmı çıkarıldığından dikiş hattı ve oradaki dikiş materyaline olan basınç  oldukça fazla olabiliyor. O dikiş hattı açılabiliyor. Dikiş kopabiliyor. Kopunca  da buradan enfeksiyon kalbin ve büyük damarların etrafına gidip ciddi sonuçlarla  neden olabiliyor."

Bu yöntemin hastanın konforunu da olumsuz etkilediğine dikkati çeken  Tekinbaş, bu yöntemin aynı zamanda yeni ve riskli bir operasyonu da beraberinde  getirebildiğini ifade etti.

Tekinbaş, bu kapsamda hastaları rahat ettirmeye yönelik yeni bir  ameliyat yöntemi geliştirdiklerini, bunu şu ana kadar 20 hastaya başarılı şekilde  uyguladıklarını vurguladı.

"Bu yöntem ülkemiz açısından da tıp açısından da önemli"

Ameliyatın teknikleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tekinbaş,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nefes borusunun ortasını, çekip çıkardığımız kısmın dışında kalan üst  ve alttaki kısmını birbirine dikiyoruz. Sonra nefes borusunda kıkırdaklar var,  bunları almak kaydıyla her iki yana dikişler atıyoruz ve o dikişleri birbirine  bağlıyoruz. Dolayısıyla onu biraz gergin bağladığımızdan, dikiş hattına  yansıyacak o kuvveti, gerilimi ekstra attığımız dikişler alıyor. Dolayısıyla  anastomoz hattımızda herhangi gerilme meydana gelmiyor. Dolayısıyla da hastanın  çenesini göğüs ön duvarına dikme gibi bir ihtiyacımız olmuyor."

Tekinbaş, hastaların ameliyat sonrası gayet rahat yatabildiğini  belirterek, "Hastalarımız ameliyat sonrası boynunu hareket ettirebiliyor,  yemesini, içmesini, tükürüğünü rahatlıkla yutabiliyor. Aynı zamanda hastanın  dikişleri de açılmamış oluyor. Dolayısıyla ekstra bir ameliyat yükü ve hastanın  kaybıyla sonuçlanabilecek olumsuzluk oluşmuyor." dedi.

Geliştirdikleri yöntemin ekip çalışmasının ürünü olduğuna dikkati  çeken Tekinbaş, şunları kaydetti:

"Bu yöntem ülkemiz açısından da tıp açısından da önemli. Bu yöntemin  hakikaten dünyada uygulanması bizleri daha mutlu edecektir. Bu yöntem dünya tıp  literatürüne geçtiğinden artık bütün bilim insanları bu yöntemi biliyor, okuyor  ve farkında oluyor. Türkiye'den çıkan bu yeni yöntemin dünyada yaygın kullanıma  geçeceğine, dolayısıyla ülkemiz, bölgemiz ve bizim için de gurur verici sonuçları  olacağına inanıyoruz."

"Büyük bir mucize, mutluyum"

Ameliyat olan 56 yaşındaki Veli Bakan da geçirdiği bir operasyon  sonrası nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu söyledi.

Zor günler geçirdiğini anlatan Bakan, şöyle konuştu:

"Nefes darlığı, yutkunma, uyuma sorunu oluyordu. Nefes darlığı  nedeniyle boğulacak dereceye geliyordum. Balgam atamıyordum. Öksürdükçe  kasıklarım patlayacak gibi oluyordu. Allah razı olsun, ülkemizde böyle bir değer  yetişmiş ve yöntem geliştirmiş bir insan var. Daha önceki yöntemi anlatıyor. Bir  hafta insanın boynunun öyle kalması ne demek? Ben ilk günden itibaren yemek  yemeye başladım. Büyük bir mucize, mutluyum. Tıp tarihinde çığır açmış insanlara  sahip çıkmamız lazım."

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2019.02.25 15:16 - Son Güncellenme: 2019.02.25 15:17 - HABER MERKEZİ
A