TSK'dan ihraç edilen eski tümgeneral Dişli ek ifade verdi

TSK'dan ihraç edilen eski tümgeneral Dişli ek ifade verdi

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan ve TSK'dan ihraç edilen eski tümgeneral ve Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı Dişli, soruşturma savcısına ek ifade verdi.

2016.12.23 22:39 - Son Güncellenme: 2016.12.23 22:42 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
TSK'dan ihraç edilen eski tümgeneral Dişli ek ifade verdi

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ), 15 Temmuz 2016'daki  darbe girişimi kapsamında tutuklanan ve Kanun Hükmünde Kararname ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilen eski tümgeneral ve Genelkurmay Başkanlığı  Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı Mehmet Dişli, soruşturmayı yürüten cumhuriyet  savcısına ek ifade verdi. 

Dişli, tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevinden sabah saatlerinde jandarma  eşliğinde Ankara Adliyesine getirildi.

Burada, darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi  Akar'ın rehin alınması ve Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'ndaki eylemlere ilişkin soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ek ifade veren Dişli, sonra  yeniden cezaevine götürüldü.

Dişli, darbe girişiminin ardından alınan savcıya verdiği ilk ifadede,  darbe girişimi hazırlıkları hakkında bilgisinin olmadığını öne sürerek,  yazışmalarda adının kendi rızasının dışında yer aldığını savunmuştu.

Herhangi bir evrakta ıslak imzasının olmadığını kaydeden Dişli,  üzerine atılan suçları kabul etmemişti.

Akar'ın Dişli hakkındaki ifadeleri

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar ise darbe girişiminin ardından  müşteki sıfatıyla verdiği ifadede, 15 Temmuz saat 21.00'e doğru arkası kapıya  dönük şekilde toplantı masasında çalışırken kapının çaldığını, giren kişinin  Mehmet Dişli olduğunu söylemiş ve şunları kaydetmişti:

"Dişli, oturmakta olduğum masadaki sandalyelerden birine oturup  heyecanlı ve geçmişte bildiğim, alışık olduğum ruh halinden farklı bir tarzda  'Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı.  Biraz sonra göreceksiniz.' gibi şeyler söyledi. Ben ilk önce anlamlandıramadım.  Cümle içinde belki 'uçaklar' demiş olabilir. Ancak bunun bir kalkışma olarak  ifade edebileceğim bir operasyon olduğunu anladım ve hiddetle 'Ne diyorsun ulan  sen, ne operasyonu, sen manyak mısın, sakın ha' şeklinde bağırdım. Arkam kapıya  dönük olduğu için kapının açık olup olmadığını fark etmedim."

Genelkurmay İkinci Başkanı ve diğer komutanların nerede olduğunu  sorduğunu belirten Orgeneral Akar, Dişli'nin, "Heyecanlanmayın, rahat olun, gelecekler" gibi laflarla karşılık verdiğini söyledi.

Kendisinin ise "Benim seninle, bir başkası ile böyle işlerin  içerisinde olanlarla hiçbir işim olamaz. Sen benimle ne biçim konuşuyorsun? Kim  bunlar? Siz kimsiniz?" gibi soruları sürekli, hiddetle sıraladığını bildiren  Akar, beyanına şöyle devam etmişti:

"Haliyle çok öfkelenmiştim. Netice olarak 'gittikleri yolun yanlış  olduğunu, büyük bir bataklığa battıklarını, cezasını çekeceklerini, hiç olmazsa  bir erkeklik gösterip başkalarını bu işe bulaştırmadan ve ölüm kalım olmadan bu  işi sonlandırmalarını, hemen giriştikleri bu girişimi durdurmalarını' söyledim.  Fakat ikna edemedim. Kendisi, benim böyle hiddetli karşı çıkmama rağmen  sinirlerine hakim olmaya çalışıyordu ve sakin görünerek, 'Komutanım bu iş bitti  ve herkes yola çıktı' anlamında şeyler söylüyordu. Bir ara Mehmet Dişli, sanırım  dışarıya doğru hareketlendi. Ben de gayriihtiyari yönümü kapıya döndüğümde Serdar Yüzbaşı, Abdullah Astsubay ve Levent Yarbay'ı gördüm."

Aynı gece kendisini Akıncı Üssüne götüren helikopterde Dişli'nin de  olduğunu bildiren Akar, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından  helikopterle Çankaya Köşkü'ne gittiklerini, burada kendilerini Başbakanlık  Müsteşarının karşıladığını anlatmıştı.

Akar, "Peşimde Mehmet Dişli geldi. Açıkçası arkamdan gelenleri kontrol  etmedim. Başbakanlık binasına girdik. Bu şekilde ben de hürriyetime kavuştum. Müsteşar Bey ile baş başayken bana peşimden gelenin kim olduğunu sordu. Ben de  yaşadığım olayları kısaca özetledim ve Mehmet Dişli'nin gözaltına alınmasının  uygun olacağını değerlendirdim. Zaten bilahare gözaltı işlemi yapıldığını  öğrendim." beyanında bulunmuştu.

Dişli, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından "Olağanüstü Hal Kapsamında  Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması  Hakkında Kararname" ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen  Fetullahçı Terör Örgütü'ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle  TSK'dan ihraç edilmişti.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2016.12.23 22:39 - Son Güncellenme: 2016.12.23 22:42 - HABER MERKEZİ
A