TOKİ görmek istemiyorum
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, "Köylerimizin TOKİ'leşmiş halini hayal bile etmek istemiyorum. Asla köylerde TOKİ görmek istemiyorum. Birçok yerde bir Doğanbey oluşsun istemiyorum. Ben eski Bursa'yı çok özlüyorum. Arnavut kaldırımlarını istiyorum" dedi.
2012.05.28 00:51 - Son Güncellenme: 2013.03.15 09:19 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Barbaros KOÇANALI - Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Bursa'nın 2023 vizyonunu Bursadabugun.com'a değerlendirdi.
-Bursa'da yapılan cazibe merkezleri 2023'e uygun mu?
-Öyle bir gelenek üretildi ki; sanki bina proje yapacağınız zaman vatandaşa 'Birisi üretim yapıyor' izlenimi veriyor. Bunlar vizyon olarak da anlatılabiliyor. Ama ben plansız projelerin hayata geçirilmesini hem Bursa'ya, hem ülkemize hem de dünyaya verdiği zararların çok da hesaplanmadığını düşünüyorum. Dünya artık küresel ısınmayı, iklim değişikliklerini, yarın açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalmayı hesaba katarak projelendiriyor. Ama bizim ülkemizde 'Şunu kanalla bağlayalım. O kanalın etrafında şu cazibe merkezlerini yaratalım. O cazibe merkezlerinde daha fazla ranta uygun hale getirelim' anlayışı en ufak metrekarenin yarın bize neler getireceğini anlamayan bir anlayışa dönüştü. Bu filtre olamaz. Yarın biz yiyecek bulamaz hale gelirsek, bütün çevremizi binalarla donatsak, yollar geçirsek, her yeri doldursak, teknolojiyi sonuna kadar kullansak ne yazar. Dünya artık bunu kullanmaya başladı.
-2023'te nasıl bir tarım fotoğrafı çiziyorsunuz?
-Dünya artık kendi arazilerinden yüzde 35'ini stok arazi olarak hiçbir kullanıma açmayan sadece tarımsal alanda kullanılmak üzere rezerve olarak tutuyorlar. Bizde böyle bir şey yok. Ne kıyı tahribatı, ne meralar, ne tarım alanları, ne sivil savunma düşünülüyor. Sadece 'Risk alanlarını tespit edeceğiz. İşte kentsel dönüşüm alanlarıyla planlama yapıyoruz' diyen anlayış, tüm yetkileri kendinde toplayıp, istediği gibi hükümdarlık sürecek gibi, istediği yeri yıkıp yapacak gibi, enkaz bedelini vatandaşa ödettirecek, bir parmak bal çalıp sizin arazilerinizi değerlendireceğiz, merak etmeyin' diyerek Doğanbey TOKİ'de olduğu gibi... Vatandaş 'Biz kandırıldık mı?' diyerek hep beklenti içinde olacak. Toplumda herkes beklenti içerisinde, 'Acaba bana da rant düşer mi? Toprağım değerlenir mi?' diye. Vatandaşın önce kendi bilincine sahip çıkması lazım. Geçen gün Dünya Su Günü'nde kadınlar ellerinde su şişeleriyle çamura bulanmış şekilde mitinge katıldılar. 'Suyumu istiyorum, çeşmemden su içmek istiyorum, çamaşırlarımı temiz su ile yıkamak istiyorum' diyerek su haklarını talep ettiler. Biz haklarımızı talep ederken terörist ilan edildik. Yani marjinal çevreci tipler olarak lanse edildik. Bunlar beni üzüyor açıkçası...
-2023'te nasıl Bursa hayal ediyorsunuz?
-Nasıl bir Bursa derken, yeterli yapı stoku, bu yapı stoklarının çevreye zarar vermeyecek şekilde, doğalgazı en az tüketecek şekilde, kaynaklarının kıt olduğunu varsayarak tasarlanmış yapı stokları ve vatandaş bilinci olmalı... Ama vatandaş koruma bilincine sahip değilse, yapılacak hiçbir şey olmaz. Ben 2023'te öncelikle toprağına, havasına, suyuna, geleceğine sahip çıkan vatandaşlar hayal ediyorum. Haklarına, özgürlüklerine sahip çıkan vatandaşlar hayal ediyorum. Doğası, denizi, toprağı ve tüm alanlarıyla metrekaresine kadar doğru kullanılan, doğru sahip çıkılan alanlar olmasını hayal ediyorum.
-Turizm ile ilgili Bursa'da neler yapılmalı?
-Bursa Arnavut kaldırımlı bir şehir olsaydı, o zaman turizm ve tarih şehri olarak hayal edebilirdik. Ancak Bursa biraz turizmden, biraz tarihten, kültürden, sanayiden, tarımdan her alanı içinde barındıran bir şehir. Bursa, her alandan nasiplenmeye çalışan, tam kimliğini bulmakta zorlanan bir şehir. Sanayiden vazgeçilebilir mi? 2023'te en azından sanayicinin atıklarını doğru kullanan, arıtma tesislerini hayata geçirmiş, arıtmasını doğru kullanan bilinçli sanayiciler olmasını hayal ediyorum. Bursa köyüne, tarım arazisine sahip çıkmış olsun. Asla köylerde TOKİ görmek istemiyorum. Benim için köy, köy olarak kalmalı. Yaylada yayla turizmi yapacak, bu konuda bilinçlendirilecek köylülerimiz olsun. Orada her şey doğal üretilsin, doğal yenilip içilsin. Köylerimizin TOKİ'leşmiş halini hayal bile etmek istemiyorum. Birçok yerde bir Doğanbey oluşsun istemiyorum. Ben eski Bursa'yı çok özlüyorum. Arnavut kaldırımlarını istiyorum.
-Plansız projeler Bursa'ya ne gibi zararlar verebilir?
-Bursa bir taraftan sanayisiyle dünya kenti olurken, diğer yandan doğasına da sahip çıkmalı. Yoksa bizi açlık, enerjisizlik, susuzluk bekliyor. Bugün bazı projeler çok 'ileri görüş' değil. Göldeki alabalığı pazarlayacağımız yerde, oraları bitirmeye yönelik çalışırsak, vatandaşlar çıkarlarına yenik düşerlerse çok şeyi kaybedebiliriz. Oraları daha doğal turizme dönük hale getirebilmeliyiz. 30 kişi istihdam edilecek diye yapılacak yatırımlar aslında geleceğimizi yok ediyor demektir.
-Bursa'da projeler neye göre çizilmeli?
-Bugün, çevresinde ağaç mı var, su mu var diyerek yaptığımız her şey yeraltı kaynaklarımıza zarar verecektir. Doğal olarak da geleceğimize zarar verecektir. Ama Bursa'da yapılacak çok güzel sosyal projeler, tarım projeleri, çok güzel sanayi projeleri gayet tabi ki var. Ancak bu projeler doğa ve çevreye zarar verdiğinde bir anlamı kalmıyor.
-Size göre Bursa hangi alanda öne çıkmalı?
-Bursa güzel bir kültür sanat şehri haline gelebilir. Benim her zaman idealim budur. Çünkü çok arada kalmıştır. İstanbul ile Bursa'nın yaklaşması, artık Bursa'yı İstanbul'un bir mahallesi konumuna getiriyor. Bu nedenle konaklanacak durumdan çıkarak günü birlik turizme açılıyor. Günü birlik turizm yapmakta fayda görüyorum.