TMMOB Bursa enerjide kurulu güce dikkat çekti
TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, döviz kurunun yükselmesi ve doğal gaza gelen zamların önümüzdeki günlerde elektrik faturalarına yansıyacağına dikkat çekti.
2021.11.10 09:16 - Son Güncellenme: 2021.11.10 10:07 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Son günlerde, elektriğe, doğalgaza ve en son da akaryakıt ürünlerine ardarda zamlar yapıldı.TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, "Döviz ve doğalgaz artışından dolayı elektrik faturaları artış gösterecek" konu başlıklı basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamayı yapan TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Can, "Kışa gireceğimiz önümüzdeki günlerde, dövizin ani yükselmesi ile bu zamları; yeni elektrik ve doğalgaz zamlarının takip edeceği kesin. Öncelikle ülkemizin elektrik enerjisindeki kurulu gücünü inceleyelim.Türkiye'deki elektrik enerjisindeki kurulu gücünü inceleyelim. Her yıl Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacı ve kurulu gücü artmaktadır ve son 30 yılda 6 kattan fazla artmıştır. Önümüzdeki yıllarda elektrikli otomobil kullanımının artacağını düşündüğümüzde, elektrik enerjisi ihtiyacımız daha da çok artacaktır" dedi.


Elektrik üretimine dikkat çeken TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Can,"Her yıl Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacı ve kurulu gücü artmaktadır ve son 30 yılda 6 kattan fazla artmıştır. Önümüzdeki yıllarda elektrikli otomobil kullanımının artacağını düşündüğümüzde, elektrik enerjisi ihtiyacımız daha da çok artacaktır.Elektrik enerjisi üretiminin %35,21 ithal kaynaklıdır. Bunun yanı sıra üretimin neredeyse %70'i döviz endekslidir ve dövizin artması maliyetleri direkt olarak etkilemektedir. Döviz karşısında ezilen Türk Lirası etkisini hemen elektrik faturalarında artış olarak göstermektedir.Elektrik faturalarını bir nebze de olsa düşürmek bizim ellimizde.Tüketiciler isterlerse kullanım durumuna göre tarife değişikliği yapılabilir"dedi.

"Ülkemiz 2021 yılının ikinci yarısına %15 elektrik ve %12 doğalgaz zammıyla girmiştir" diyen Can,şöyle devam etti:"Elektrik fiyatlarında bu yıl içerisinde toplamda %29 artış yapılarak özellikle dar gelirli yurttaşlar başta olmak üzere tüm ülke insanının cebine yakıcı bir etki yaratmıştır.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`nun (EPDK) Resmi Gazete`de yayımlanan tarife tablolarına göre, bir evdeki asgari tüketim üzerinden 4 kişilik bir ailenin 230 kilovatsaat (kWh) elektrik harcadığı öngörüldüğünde, "Bir ailenin 2020 için, yıllık elektrik faturası ortalaması ay bazında 235.88 TL iken, 1 Temmuz 2021 itibariyle aynı ailenin aylık elektrik fatura ortalaması 271.22 TL`ye çıktı. Yani ortalama 35 TL zam gördü. Ne yazık ki geçim bu kadar zor iken özellikle asgari ücretle geçimini sağlayan bir ailede maaşın %13`u elektrik faturasına gidiyor.Tüm bunlar yetmezmiş gibi; BOTAŞ, artan maliyetleri gerekçe göstererek 1 Kasım 2021 tarihinde doğalgaza sanayi için %48,40 , elektrik üretim santralleri için ise %48,82 oranında zam yaptı. Doğalgaza yapılan bu zam, elektrik takas fiyatını etkileyecek ve üretim maliyetlerini arttıracaktır. Bu da elektrik faturalarına tekrar artış olarak yansıyacaktır."

Can,"Elektrik, üretimde kullanılan temel bir girdi olduğundan tüm sektörleri direkt etkilediği gibi, ürün ve hizmetlerin fiyatına artırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Çözüm olarak yıllardır söylediğimiz gibi, "Özelleştirme ve kar esaslı piyasa politikaları terk edilmeli, ülkemiz kaynakları kamu yararı temelinde en iyi şekilde değerlendirilmelidir.Hem iklim krizi hem de ekonomik kriz, yenilenebilir enerji kaynaklarında alım garantilerinin yeniden gözden geçirilmesini kaçınılmaz kılıyor. Daha az fosil yakıt tüketilmesini sağlayacak yatırımlar ülkemizin ekonomisini toparlayacak ve en önemlisi vatandaşımızın cebini yakmayacaktır.Elektrik sektöründe; üretim, dağıtım ve perakende satış faaliyetleri özel şirketlerin eline ve insafına terk edilmesi sonucunda içinde olduğumuz durum ortadayken, bir de kamu kurumu olan Türkiye Elektrik İletim A.Ş.`nin (TEİAŞ) özelleştirilmesinin konuşulması bile elektrik arz güvenliğimizin riske sokulması demektir.Şimdi Elektrik Mühendisleri Odası'nın yıllardır söylediği gibi, enerjinin tek elden ve kamusal olarak yürütülmesi gerçeği ile yüzleşme zamanıdır. Artık başarısızlığı herkes tarafından görülen özelleştirme politikalarına son verilmelidir. Kamusal planlama anlayışı ile bütüncül bir kamulaştırma yapmanın zamanı da gelmiştir"dedi.

ELEKTRİK FATURALARI ÜZERİNDEKİ YÜK KALDIRILMALI

"KDV tamamen kaldırılmalı yada yüzde 1 gibi makul bir seviyeye indirilmelidir" diyen TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Can,şöyle devam etti:"Ekonomik anlamda zor günler geçiren ve "geçinemiyorum, faturamı nasıl ödeyebilirim" diye feryat eden vatandaşlarımızın yükünü biraz hafifletmek adına elektrik faturalarının yaklaşık yüzde 20`sini oluşturan vergi ve fonların tekrar ele alınarak gerekli yasal düzenlemelerin de bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.2017 yılında yapılan yasal düzenleme ile sanayi abonelerinden kaldırılan TRT payı, tüm abone gruplarından kaldırılmalı ve elektrik faturalarından TRT payı adı altında bedel tahsil edilmemelidir. Benzer uygulama artık amacını yitirmiş olan Enerji Fonu kesintisi için de geçerli olmalıdır.Mesken abone grubundan KDV tamamen kaldırılmalı yada yüzde 1 gibi makul bir seviyeye indirilmelidir. Benzer uygulama çiftçilik yaparak geçimini sağlayan tarımsal sulama abone grubu için de göz önüne alınmalı ve KDV oranı %5 veya %8 gibi makul bir seviyeye çekilmelidir.Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) tekrar gözden geçirilmelidir. Yeni dahil edilecek üretim tesislerine ÇED alma zorunluluğu getirilmelidir. Ayrıca YEKDEM kapsamında mevcut devam eden döviz endeksli uygulamalara derhal son verilmelidir.12.35 cent/kWh üzerinden alım garantisi verilen Akkuyu Nükleer Güç Santralı projesinin, elektrik tarifeleri üzerinde yaratacağı ilave yük, yeni zamların da habercisidir.Diğer yandan; Paris İklim Anlaşması`nın tartışıldığı gün; TBMM`de radyoaktif atık ve kullanılmış yakıtla ilgili düzenlemeler içeren 7336 ve 7337 sayılı kanunlar kabul edildi. Kanun tekliflerinin radyoaktif atıkların Türkiye`ye getirilmesine ve nükleer atıkların yeniden kaynak olarak kullanılmasına olanak sağlayacaktır. Dünya nükleer santralleri kapatırken Türkiye`nin nükleer çöplüğe dönüşme riski göz ardı edilmemelidir.Yenilenebilir enerji kaynaklarında risksiz ve çevreci enerji üretebilmek varken, nükleer santral ısrarını anlamak mümkün değildir. Gelecek nesiller için nükleer santral sevdasından bir an önce vazgeçilmelidir."

