TEMA Vakfı Bursa: Bir kez daha sesleniyoruz! Türkiye çöl olmasın
TEMA Vakfı Bursa İl Temsilciliği Osmangazi İlçe Sorumluluğu tarafından, iklim krizinin erozyon, çölleşme ve su varlıkları üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla 'Toprağa saygı yürüyüşü' düzenledi.
2023.12.03 13:48 - Son Güncellenme: 2023.12.03 13:56 - Bursa Bölge - SİMLANUR İNCE
İLGİLİ VİDEO
TEMA Vakfı Bursa: Bir kez daha sesleniyoruz! Türkiye çöl olmasın
SİMLANUR İNCE / BURSADA BUGÜN
Tema Vakfı Bursa İl Temsilciliği Osmangazi İlçe Sorumluluğu tarafından, iklim krizinin erozyon, çölleşme ve su varlıkları üzerindeki etkilerine dikkat çekmek üzere Bursa Millet Bahçesi'nde 'Toprağa saygı yürüyüşü' gerçekleştirdi.

TEMA Vakfı Bursa İl Temsilcilisi Şaban Uyar'ın konuşmasından satır başları şöyle;
1992 yılında "TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN" sloganıyla kurulan TEMA Vakfı, 1994 yılından bu yana, her yıl Kasım ayında bir haftayı, bir tema ve bir sloganla Erozyonla Mücadele Haftası ilan etmekte ve bu hafta kapsamında toplumsal bilinci artırmaya yönelik farkındalık etkinlikleri yapmaktadır. TEMA Vakfı bu yıl, 13-19 Kasım haftasını Erozyonla Mücadele Haftası ilan ederken, 2023 yılı temasını "İklim Krizi, Çölleşme, Kuraklık ve Su", sloganını da "TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN" olarak belirlenmiştir. Bu etkinliklerin en önemlisi, geleneksel olarak sürdürülen Toprağa Saygı Yürüyüşü'dür. Tüm Türkiye'de TEMA Vakfı gönüllüleri hafta boyunca; Toprak Saygı Yürüyüşü yanında, stant çalışmaları ve eğitim sunumları gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirmektedirler.
"BİR KEZ DAHA SESLENİYORUZ! TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN"
Toprağı korumanın hepimizin görevi olduğunu bilinciyle, Bursa TEMA GÖNÜLLÜLERİ olarak biz de bu gün Toprağa Saygı Yürüyüşü'nü gerçekleştiriyoruz. Bir kez daha sesleniyoruz: Türkiye çöl olmasın! Türkiye 1994 yılında, TEMA Vakfı'nın yıllardır birlikte anıldığı "TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN!" sloganı ile tanışmış ve slogan o dönem toplumda büyük yankı uyandırmıştı. Önlem alınmadığı takdirde, ülkemizin çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu ilk kez bu kadar yüksek sesle dile getirilmişti. TEMA Vakfı 29 yılın ardından insan faaliyetlerinin neden olduğu ekolojik tahribatların ve bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdit olan iklim krizinin şiddetinin artması nedeniyle bir kez daha, "TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN" diyor ve iklim krizi, erozyon, çölleşme ve kuraklığın ülkemizdeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
"2070 YILINA GELİNDİĞİNDE ÜLKEMİZİN BİRÇOK SU VARLIĞININ YOK OLACAĞI GÖRÜLÜYOR"
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'ne (IPCC) göre; iklim krizinin sebep olduğu, dünyanın ortalama sıcaklığındaki 1.1°C artış iklim krizinden en çok etkilenecek yerlerden biri olan ve ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası'nda, dünyanın geri kalanına göre %50 oranında daha fazla yaşanacaktır. 2030 yılına gelmeden su fakiri olabiliriz İklim krizine dur demezsek, sıcak hava dalgaları sıklığını ve şiddetini artıracak, buna bağlı olarak su varlıklarımız giderek azalacaktır. Bu gün kişi başına düşen 1.347 m³ su miktarı ile Su Stresi içinde bir konumda olan ülkemizin, nüfus artışı ve su potansiyelindeki azalma ile birlikte 2030 yılından önce su fakiri bir ülke konumuna geleceği öngörülüyor. Yapılan araştırmalar, 2070 yılına gelindiğinde Akdeniz Havzası'nın en büyük gölü olan Beyşehir Gölü başta olmak üzere, ülkemizin birçok su varlığının yok olacağını göstermektedir. Ülkemizin su potansiyelinde 2100 yılına kadar, iyi senaryoda %15-20, kötü senaryoda ise %40-45 oranında azalma olacağı düşünülmektedir. Ülkemiz şimdiden ciddi bir kuraklık tehdidi altında Artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar sonucu yaşanan kuraklıkların, tarımsal üretimi de ciddi boyutta etkilediğini görüyoruz.
"ÇÖLLEŞMENİN EN ÖNEMLİ NEDENLERİNDEN BİRİ EROZYONDUR"
Bugün ülkemizin birçok bölgesinde şiddetli kuraklık yaşanıyor. Küresel ısınmanın 1.5°C'de sınırlanmaması durumunda, 2050 yılına gelindiğinde, tarımsal ürünlerin verimliliği %45 oranında azalacak, Küresel gıda ihtiyacının %35-56 oranında artacağı göz önünde bulundurulduğunda, toprak varlığımızı korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Ülkemiz coğrafyasının yaklaşık 3/4'ü orta ve yüksek şiddette çölleşme riski altındadır. Çölleşmenin en önemli nedenlerinden biri de erozyondur. İklim kriziyle artan şiddetli yağışlarsa erozyonu artırarak topraklarımızı yok etmektedir.
"ÇAĞRIMIZI YİNELİYOR, BİR KEZ DAHA KARAR VERİCİLERE SESLENİYORUZ"
Ülkemizde her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor, bu da en az 500 yıl gibi bir zamanda oluşan 1 cm'lik verimli üst toprağın 16 yıl gibi kısa bir sürede kaybedilmesi anlamına geliyor." İklim kriziyle mücadele için toprağı korumalıyız! Toprak; atmosferden karbonu alan, bitkilerin yaşam alanı olmasının yanı sıra en büyük karbon deposudur. Bu nedenle, iklim krizinin etkilerini azaltan çözümlerin odağında toprağın korunması yer almaktadır. İklim kriziyle mücadele için toprağı korumak hepimizin görevidir. Sera gazı salımının 2030 yılına kadar en az %35 oranında azaltılması, kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımına son verilmesi ve toprak varlığımızın korunarak çölleşme ile mücadele edilmesi konusundaki çağrımızı yineliyor, bir kez daha karar vericilere sesleniyoruz.



