Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Tarihi film algımız değişiyor mu?

Kerem Akça, bu hafta DVD'si çıkan filmleri değerlendirdi

Tarihi film algımız değişiyor mu?

DVD'leri yeni çıkan "Kubilay", "Mahpeyker" ve "Hür Adam", artık yerli tarihi filmlerin B filmi alanından seslenebileceğini düşünmemizi sağlıyor.

Son zamanlarda hiç kendi kendinize sordunuz mu? 'Nerede o "İstanbul Kanatlarımın Altında" veya "Nefes" gibi filmler?' diye. En azından "Cumhuriyet"in (1998) eli yüzü düzgün hali veya "Mustafa"nın (2008) araştırmacı dokusunu arıyorsunuzdur orası kesin. Zira 2010-2011 sezonunda vizyona giren tarihi filmler hiç de elle tutulur gibi değiller. Ya TV belgeseli, ya TV dizisi, ya başlı başına B filmi, ya da prodüksiyon kalitesi ile kalan beyaz perde temsilleri sunuyorlar.

En azından bir ideoloji ve çalışma şart

Belki "Eve Giden Yol 1914" (2006) gibi figüranlarla bile trajik duran tarihi filmler izledik daha önce. Ancak en azından "Cenneti Beklerken" (2007), "Son Osmanlı Yandım Ali" (2007), "Veda" (2009), "120" (2008) gibi bir ideloji barındırılması da şart. Ancak çeşitli süreçle ilgilenen Tolga Örnek, Mahsun Kırmızıgül ve Levent Semerci gibi isimlerin dışında 'dönem' konseptinde sinema kalitesinde eserler göremiyoruz ne hikmetse.

Bu sezon izlediğimiz Türk filmleri ise bu konuda 'nokta'yı koyacak cinsten kanımca. Zira kalitesizlikleri kadar gişeleriyle de bir geri çekilmeye yol açmaları ihtimaller dahilinde. Çünkü bir şekilde 'çok film çekiliyorsa biz de girelim sektöre' bakış açısının bir sonucunu sunuyor.

Dizi mi demeli, yoksa boyutsuzluk örneği mi?

Osmanlı dönemine odaklanan "Nene Hatun" (2010) ve "Mahpeyker"i (2010) mercek altına alalım öncelikle. Bunlardan birincisi için belki de 'günümüzde geçen dönem filmi' tanımlaması daha uygun. 93 Osmanlı-Rus harbinden ilerleyen yapısı kostümsüzlük ve şıksızlık üzerinden bir süreç dokumaya çalıştığı kesin. Ancak bu durum bir aksesuar salatasına yol açmış. Eldeki bütünün parodi gibi durmasına yol açmış.

"Mahpeyker" de pek farklı değil açıkçası. İç mekana sıkıştırılan Kösem Sultan'ın hikayesi hikaye kurgusu ile oynanıp izlenilir hale getirilse de ne yazık ki gerçek bir sinema deneyimi sunamıyor.

TRT belgeseli kıvamında sinema filmi

Bunun da sebebi iç mekana sıkışıp oradaki 'Burası Sparta!' kıvamındaki yapay sahnelerden güç almaya çalışırken ucuza kaçması belki o eserin. "Hür Adam" (2011) ve "Kubilay" (2010) gibilerinin de çok bir farkı yok açıkça. Bunların içinde "Hür Adam"ın prodüksiyon kalitesi ile kendi içinde tutarlı bir yapısı var belki.

Ancak "Kubilay"ın 'TRT belgeseli' kıvamında Menemen Olayı'nı 10 dakikaya sıkıştıran senaryosuz çatısıyla dikkat çektiği söylenebilir. Sözde o sürece odaklanıyor gibi gözükürken hem de...

Gelişen sektörün artakalanları mı?

Bu durum da zaten TV'ye uygun projelerin ya da mekansızlıktan üreyen parasız 'milliyetçi hayrıkırışlar'ın sinema perdesindeki zaafiyetlerini gözler önüne seriyor. Üstüne üstlük bu filmlerin tamamı milliyetçi propaganda amacıyla üretilse de "Şenlikname: Bir İstanbul Masalı" (2010) dahil hiçbirinin bir sinema filmi bütününü tutturduğu söylenemez.

Koşuşturan tipler, uyumsuz aksesuarlar ve yönetmensizlikle sadece belki biraz prodüksiyon kalitesine dikkat çekenler öne çıkıyor bunların arasında. Onlar da 'bütçe'yi sergilemekle kalıyorlar. "Kubilay"ın canlandırma bölümleri şimdilerde TV programlarında bile yapılmıyor. Anlayacağınız durum o kadar trajik. Peki bunlara gelişen sektörümüzdeki 'çöp' atılımının devamı diyebilir miyiz? Gayet tabi bu da mümkün...

Kerem Akça'nın Önerdiği 15 DVD:

1-İki Sevgili (John & Mary)
2-Fellini'den Casanova (Fellini's Casanova)
3-Kaybedenler Kulübü
4-Benim Adım Aşk (I Am Love)
5-Gişe Memuru
6-Güzel Günler (All Good Things)
7-Kusursuz Kurban (I Am You)
8-Yeşil Yaban Arısı (The Green Hornet)
9-Öteki Dünya (Hereafter)
10-Silkwood
11-Kuzeyin Derinliklerinde (Far North)
12-En İyisi (The Greatest)
13-Burlesque
14-Ölülerin Kurtuluşu (Survival of the Dead)
15-Hayatım Yalan (Just Go with It)
HABERTÜRK

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!