TARAF GAZETESİ BİLE GÖZALTILARA İSYAN ETTİ

TARAF GAZETESİ BİLE GÖZALTILARA İSYAN ETTİ

Ahmet Altan'lı Taraf gazetesi, Ahmet Şık ve Nedim Şener'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

2011.03.05 15:01 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
TARAF GAZETESİ BİLE GÖZALTILARA İSYAN ETTİ

Ergenekon Davası sanıklarından Yalçın Küçük ile gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık ve Oda TV çalışanlarının da aralarında bulunduğu 9 kişi hala gözaltında.. 2. Odatv operasyonu kapsamında gözaltına alınan isimler için gazeteciler Şener ve Şık'a destek için dün sokağa çıktı.

HER KESİMDEN TEPKİ
Özellikle bu son operasyon her kesimin tepkisini çekti.. Son dalgada "kantarın topuzu kaçıyor mu" yorumları yapılmaya başlandı.. Belki de bu tepkilerden en çok konuşulacak olan Taraf gazetesinin bu konuda gösterdiği duruş olacak.. Ergenekon davasının arkasında durduğunu her fırsatta dile getiren Taraf ve Ahmet Altan bile gözaltlılara isyan etti. Altan dün "Bu nasıl iş.." başlıklı yazısında "Niye bu insanlar gözaltına alındı?" diye sordu. Ahmet Altan'ın dünkü isyanına bugün de aynı gazetede yazan Ümit Kıvanç katıldı. Kıvanç da "Aferin, pek güzel yapıyorsunuz! " başlıklı yazısında gözaltıları eleştirdi. "O ikisi Ergenekoncuysa ben de Kaddafi'nin gizli servis şefiyim" dedi.

AHMET ALTAN BİLE İSYAN ETTİ
Altan, Ortalık çalkalanıyor. "Ergenekon'da yeni dalga" diye 12 gözaltına alınmış. Aralarında dişe dokunan tek isim bence MİT'çi Kaşif Kozinoğlu. Diğer isimlere bakıldığında, insan kaçınılmaz olarak "ne oluyor" diye soruyor. Niye bu insanlar gözaltına alındı. Eger "siyasi iktidar cemaat, polis" koalisyonu böyle hukuk dışı bir eyleme bulaşıyorsa , bu, Ergenekon'un varlığını bazılarının söylediği gibi 'kuşkulu' duruma düşürmez, karşımızda dövüşmemiz gereken iki ayrı 'Ergenekon' olduğunu gösterir. Gözaltına alınanlar kadar, belki daha da fazla, gözaltına alanların aklanması gereken bir durum var gibi gözüküyor.." dedi.

ERGENEKON'LA NE İLGİSİ VAR
"Ergenekon'un medya bacağını yakalıyoruz" diye gidip Oda TV'nin elemanlarıyla, polisle ilgili kitaplar yazmış muhabirleri yakalarsanız, kuşkulu sorular yaratırsınız. Gözaltına alınan muhabirlerden bir kısmı polisin kendi iç çekişmelerinde taraf olmuş olabilirler, bir tarafın sözcülüğüne soyunup kitap da yazmış olabilirler ama bunun Ergenekon'la ne ilgisi var?

BU İNSANLAR NEDEN GÖZALTINA ALINDI
Oda Tv'nin yayıncılığının bana sorarsanız gazetecilikle hiçbir ilgisi yoktur ama "kötü yayıncılık" örgüt üyeliğine girmez, isterseniz "iftira" attıkları için, yalan söyledikleri için dava açabilirsiniz ama elinizde sağlam bir kanıt yoksa "Ergenekon üyesi" diyemezsiniz. Dün gözaltına alınan gazetecilerin "örgüt üyesi" olduğuna dair sağlam kanıtlar bulunduğuna inanan pek kimse yok. Toplum, bu puslu kuşkunun gölgesinde bırakılamaz. Hukuki mevzuat nedir bilmiyorum ama birilerinin çıkıp bir açıklama yapması, bu insanların niye gözaltına alındığını, elde hangi belgelerin olduğunu insanlara anlatması lazım.

ÜMİT KIVANÇ: AFERİN PEK GÜZEL YAPIYORSUNUZ
Son operasyonlar Ümit Kıvanç'ı da kızdırdı.. Kıvanç, "Züccaciye dükkânındaki fil sendromu nihayet hepimizin sabrını taşıracak raddeye ulaştı. Ahmet Şık ile Nedim Şener'in gözaltında geçirdiği ilk gecenin sabahına doğru, bu satırları yazarken, öfkemi kenara koymaya çabalıyorum.

Meslekî bir kaygı duyuyorum: Acaba cuma günü neler olur biter, yazacaklarım geçersiz hale gelir mi?" diye sordu.

HİÇBİRİMİZ İNANMAYACAĞIZ
Bunu hemen geçiyorum. Çünkü bir ihtimal, siz bunları okurken iki gazeteciyi özürler dileyerek serbest bırakmış olsalar bile bu süper operasyonun yarattığı manevî hasar giderilmiş olmayacak. Öbür ihtimal, karşımıza Şık ile Şener'in meğer acayip darbeci, derin devletçi, komplocu olduğunu gösteren muhteşem kanıtlar koysalar, hiçbirimiz inanmayacağız.

NEDİM RİZİKOLARI BİLİYORDU
Nedim Şener, hassas noktalara dokunan, istihbarata dayalı bir gazetecilik yaparken, işinin rizikolarını şüphesiz biliyordu. Diyelim bunları küçümsüyordu; Hrant Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları kitabında marifetlerini ortaya döktüğü polisler ve müdürleri Şener aleyhine dava üstüne dava açarak kendisine rizikonun boyutlarını gösterdiler. Gazeteciliğini sürdürdü.

DARBE GÜNLÜKLERİNDE AHMET'İN EMEĞİ VARDI
Ahmet Şık, uzun yıllar boyunca, başka meslektaşlarının ödünü patlatan pek çok netameli konuda cesaretle bizi bilgilendirdi. Ölüm tehditleri aldı. Rotası, ana akım medyanın devlete endeksli çizgisine hiç oturmadı. Türkiye'nin, kendi halkına karşı casusluktan sabotaja, suikasttan katliama her "aracı" kullanan, silahlı külahlı, gizli örgütlenmeli derin devletiyle hesaplaşmasına giden yolu, Nokta dergisinde yayımlanan "Darbe Günlükleri" açtı; gerisinde Ahmet'in emeği vardı.

ONLAR ERGENEKONCUYSA BEN DE..
Perşembe gecesi Hayat TV'den arayıp "ne diyorsun?" dediler; "O ikisi Ergenekoncuysa ben de Kaddafi'nin gizli servis şefiyim," dedim.

Eğer Ergenekon davasını sulandırmak, itibarsızlaştırmak isteyen biri olsaydım, şüphesiz, bu iki gazetecinin evlerine baskın yapılarak gözaltına alınması türünden operasyonlar tasarlardım. 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2011.03.05 15:01 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A