SPOR YAZARLARI NE DEDİ?

SPOR YAZARLARI NE DEDİ?

Bursaspor'un Fenerbahçe ile berabere kalmasının ardından spor yazarları karşılaşmayı yorumladı.

2011.04.04 08:51 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Spor - HABER MERKEZİ
A
SPOR YAZARLARI NE DEDİ?

Korku filmi
Erman TOROĞLU/HÜRRİYET

BUGÜNKÜ Fenerbahçe-Bursaspor maçı ne olur bilemem. Bursaspor yenerse lig şampiyonluğuna 3 takım, Fenerbahçe yenerse iki takım yürüyecek. Peki bunlar nasıl yürüyorlar? İnanılmaz gergin.

Trabzonspor 2-0 yapsa rahatlayacak, belki de çok pozisyon bulacak. Ama 1-0 olunca, kemanın telleri gibi geriliyorlar.
Bizde bir mantık var, bence yanlış. Şampiyonluğa giden takım gerilir, onun için de iyi futbol oynayamaz. İyi, pek iyi de daha kaç maç var. İyi, etkili futbol oynamadan nasıl şampiyon olacaksın?
Trabzonspor seyircisi 90 dakika maç değil, korku filmi seyretti. Oynadığı rakip çok iyi takım olsa tamam. Onlar da bir yere kadar gelip, tıkanıyorlar.
Az gol yiyeceksin
Trabzonspor'un en büyük özelliği, 11 futbolcu da birbirine yardım ediyor. Birinin açığını, diğeri kapatıyor. İyi defans yapmaya çalışıyorlar. Çok gol atarsanız, şov takımı olursunuz. Ama az gol yerseniz, şampiyon olursunuz. Fenerbahçe ile Trabzonspor aynı saatlerde oynamayınca, gerginlik bir gün sonraya taşınıyor.
Burak, Umut'a attırdığı golde mükemmel bir asist yaptı. Ama kendi kaçırdığı golde kaleciye fazla yanaştı. Kaleciye yanaşmasındaki ikinci etken bir başka arkadaşının, Burak'ın yardımına gelmemesiydi. Jaja alkol kullanıyormuş, gece geziyormuş... Bu hiç kimseyi ilgilendirmez. Ne zaman geziyormuş? Antrenmanın olmadığı boş günde. Bütün bunları yapan futbolcu, seyirciyi bir yönde etkilendirir. Ne zaman? Sahada ayakta duramadığı zaman. Kalitesi ne olursa olsun. Sahada ayakta duran futbolcu, iyi futbolcudur.
Sakın ola ki Alex, "Jaja iyi futbolcu" dedi diye, kimse ona kilitlenmesin. Yattara da çok kaliteli, Jaja'ya göre çok daha iyi bir oyuncuydu. Şimdi nerede? Gece, depar atmaktan sahada depara fırsat kalmadı.
Futbol çene ile oynanmıyor. Güç, kuvvet ve ayakla oynanıyor. Hem saha dışında, açarım, uçarım, koşarım hem de saha içinde. İşte bu olmaz arkadaş. Birinden biri olur. Jaja, sahada inanılmaz mücadele eden arkadaşlarına ihanet ediyor.
BEĞENDiM
Trabzonspor'un maçtan kopmama, hırs ve inadını.
BEĞENMEDiM
Biri şampiyon olacak, biri düşecek. Ama futbol kalitesi çok kötü.
DİKKAT
Trabzonspor, hep limitlerde maç kazanıyor. 1-0 hep tehlikeli. Ya bu işler bir gün tersine dönerse.

*******************

Süper Lig yeni başlıyor
Rıdvan DİLMEN/FOTOMAÇ

Dünkü maçta iki teknik adam da kazanmaya oynadı.
İlk 11'e, değişikliklere ve sistemlere, oyun şablonlarına baktığımızda bunu net olarak görüyoruz.
Fenerbahçe tek kale oynamasına rağmen üretemedi.
Gelişen sarı-lacivertli ataklarda da Bursa'nın defansındaki Serdar Aziz ile İbrahim süper oynadı. Sarı-lacivertli takım dün ilk yarıda çok farklı bir şablonla oynadı.
Böyle olunca da kanatlar çalışmadı.
İkinci yarıda ise klasik düzenine geri döndü ve üstünlüğü ele aldı.
Çok baskı yapmasına rağmen üretkenlik eksikti. Aykut Kocaman'ın yerinde olsaydım ben normal şablonumun dışına çıkmazdım. Fenerbahçe için dün alınan bir puan önemlidir. Geçen sezon bunu başaramamışlardı.
Lig yeni başladı.
Fenerbahçe kazanabilirdi ama kaybedebilirdi de. Trabzonspor'un haftaya işi zor.

Bence son haftalarda Fenerbahçe ve Trabzonspor beklentilerin üzerinde puan topladılar.
Şimdi normale döndü. Fenerbahçe'nin puan kaybetmesi sürpriz değildir. İki takım da olağanüstü mücadele etti.
Maçın skorunu kim değiştirebilirdi?
Alex.
Birkaç pozisyonda etkili de oldu. Mehmet Topuz çok koşuyor.
Koşacak tabii ki... Koşmazsa zaten Fenerbahçe'de oynayamaz.

Dia kapanan takımlara karşı bir şey yapamaz.
Ben olsam dün Stoch'u tercih ederdim.
Özer beklentileri karşılayamıyor.
Bursaspor dün inanılmaz konsantre olmuştu. Disiplinden hiç kopmadılar.
Ertuğrul Sağlam muhtemelen bütün hafta duran top çalıştırmış. Fenerbahçe'nin bu silahını da elinden aldılar. Türk futbolunun tartışması gereken bir konu var. Yabancı sayısı ya 6'da ya da 8'de sabitlenmeli. 6+2 gibi saçma sapan bir kural var.
Antrenörler zor durumda kalıyor.
Bu doğru hamleler yapmanızı engelliyor, oyuncuların performansını engelliyor, kafa karıştırıyor.
Bu Türk futbolundan kesinlikle kaldırılmalı.
Sinirlerine hakim olan, sakin davranan takım şampiyon olacak.
Psikolojisi sağlam olan ipi
Serdar Aziz, bu pozisyonda Semih'i arkadan boynundan çekerek düşürdü. göğüsleyecek.


*********************

Okay KARACAN/ZAMAN
Tarihî Bursa savunması

Editörüm Kadıköy'deki kritik buluşmayı Bursaspor'un oyunu üzerinden izlememi istedi ama Fenerbahçe sahaya beklediğimden farklı bir dizilişle çıkınca dikkatimin dağıldığını itiraf etmeliyim.

Türkiye Süper Lig'de milli maçların ardından hedefi olan takımların konsantrasyon sorunu yaşadığı biliniyor. Ligin tartışmasız hücumda en iyi organize olan takımı Fenerbahçe'nin milli takımlardaki oyuncularının müthiş formu bu resmi değiştirebilirdi. Nitekim Fenerbahçe iştahlı başladı, Bursaspor ise hücumda sabırlı ve savunmada olağanüstü güven doluydu. Aykut Kocaman'ın milli takımlara daha az futbolcu veren dinç Bursaspor karşısında sistemde yaptığı değişiklik ilk yarıda ileri attığı topun iki katını geriye oynayan bir takıma dönüştürdü Fenerbahçe'yi.

Son yıllarda bu kadar dengeli bir savunma yapan bir başka takım yoktur. Son birkaç yıldır bu statta Fenerbahçe'nin kâbusu olan Bursaspor, dün ligin rüzgârını değiştirdiyse bunu tek kelimeyle savunma yeteneklerine borçludur.

Alex birkaç hafta önce "kendi mevkimi kendim yarattım, ben hücuma dönük bir orta saha oyuncusuyum" demişti. Aykut Kocaman'ın kurduğu 4-4-1-1 sisteminde kalabalık orta sahanın enerjisiyle güzel işler yapıyordu. Haftalardır övgüler alan Fenerbahçe maestrosu, dün ilk yarıda Svensson ve Ergiç'in arasında kalınca yarattığı mevkinin lüksü ev sahibine pahalıya patladı. Solda başlayıp, sürekli içeri kat eden Niang'la Semih'in koşu alanları keşişince etkisiz orta sahanın da katkısıyla kontrol ziyadesiyle Bursa'da kaldı. Kocaman'ın 4-2-3-1'inde Semih'in top almak için geriye koştuğu en az üç pozisyon var ki, her defasında topu geriye oynayıp kaybetti. Ön tarafta etkili koşular olmayınca Alex'in verimliliği kayboldu. Santos'un sol kanattan taşımaya çalıştığı Fenerbahçe, pozisyon sıkıntısı yaşarken, Miller ve Ozan'ın iki önemli gol pozisyonu yakalaması, ilk yarının atlanmayacak detayları oldu.

Topu ileri taşıyamıyor, özetle organize olamıyordu Fenerbahçe.

Fenerbahçe, bilinen sistemine dönerek oyun disiplinini ikinci yarıda sağladı.Topu daha fazla ileri taşımasına, Alex'in içeri daha fazla sokulmasına rağmen Bursaspor, alan savunmasıyla adam savunması arasındaki geçişleri harika yaptı. Yeşil-Beyazlı takımın iki stoperi Serdar Aziz ile İbrahim, Fenerbahçe'nin her iki kanadı ve göbeği kullanarak asıldığı 70'ten sonra da oyundan düşmediler. Caner ile Dia'nın ivmelendirdiği Fenerbahçe, Lugano ve Yobo'nun da katılımıyla yığıldığı Bursa kalesini düşüremedi. Alex rakiplerin yorulmaya başladığı bölümlerdeki hayalet koşularıyla, sürpriz şutlarıyla tüm tip savunmaların kilidini açabiliyor. Etkisiz kaldığı ilk yarının ardından son 45 dakikayı araştırarak oynadı ama dün geçilmesi imkânsız bir Bursa savunması vardı ve müthiş seri bozuldu.

Son söz; Fenerbah-çe'ninki Kocaman bir fanteziydi.

********************
Gürcan BİLGİÇ/SABAH
Nasıl büyük takım olunur?

Fenerbahçe, Kadıköy'de kaybetmemeyi düşünen ikinci takımla oynadı.
Birincisi Galatasaray'dı. 10 kişi ile sahalarında kalıp, rakibe odaklanmışlardı.
İkincisi, bir sezon öncenin şampiyonu; Bursa oldu. Küme düşmekten kurtulmaya çalışan Konya bile atak fikri ile gelmişken Saraçoğlu'na, Ertuğrul Hoca, apoletli oyuncularını nöbetçi yapmıştı sahada. Hepsi adam adama oynuyor, mücadeleden vazgeçmiyor, delikleri örüyor, yere yatan orada kalıyor, tempoyu düşürüyordu.
Düşünceyi küçümsemiyorum.
Sadece şampiyon olmuş oyuncularını çaresiz hissettiren mantığa katılmıyorum.
Yoksa taktik, taktiktir. Emre'nin yokluğu Kocaman'ın farklı bir dizilişe itti. 4-2-
2-2 gibi çıktılar sahaya. Rakip de, kendileri de ortada kümeleniyor, iki bek Gökhan ve Santos'un önüne kulvar açılıyordu. İlk 45'te etkisiz bir plan olarak kaldı bu. Alex, Ergic'in kontrolünde hareketsizdi ilk yarı. Özer'in üstündeydi dikkatler, o da sorumluluk alamadı. İşin ilginci Niang'ın da bu kaçamak oyunda rol çalmamasıydı.
Maçın direncini kıracak olan bir goldü.
Kuddusi Müftüoğlu'nun, Serdar Aziz'in Semih'i sarılarak etkisiz hale getirmesini "devam" ile değerlendirmesi de kırılma noktasıdır. Bir hafta önce Buca'da çaldığı penaltıya bakın, bir de dün çalmadığına.
Bu şartların gerektirdiği mücadeleyi Fenerbahçe takımı sonuna kadar gösterdi.
Zaten bıçak sırtı süren dakikalarda tribünlerdeki 50 bin kişinin hep heyecanını diri tutması, hep oyuncuların arkasında kalması da bu yüzdendi. Sahada kazanmak isteyen "büyük takım" görüyorlardı. Kötü oynasa da, pas hatası yapsa da "vazgeçmeyen" oyuncularını izliyorlardı.
'ŞAMPİYON MU OLACAKSIN' DENMEDİ
Buradaki mücadele sadece şampiyonluk için kazanılması gereken üç puan için değil, kurgulanmış düzene karşıydı. Sahada tek çirkinlik olmadan, kimse kimseye "Şampiyon mu olacaksınız lan?" demeden oynanıyordu maç. Bursa orta sahası rakip ceza alanına girmeden, iki stoperin ve İvankov'un insanüstü performansına dayayarak sırtını, yenilmedi rakibine.
Maç sonrasında yeşil-beyazlılar ve taraftarlar beraberliği kutladılar Kadıköy'de.
Bu sonucu sadece Kadıköy'de beklemiyordum.
Kalan yedi maçta başka kayıplar da olacak. Trabzonspor'da da, Fenerbahçe'de de. Bu yüzden ligin rengini söylemek için Nisan sonunu bekleyeceğiz hep birlikte...

**************
Erkan ÖNCEL/OLAY
Öncelikle Bursaspor taraftarı böyle bir takıma ve teknik adama sahip olduklarıiçin gurur duymalı.
Kolay değil, Şükrü Saraçoğlu'nda 50 bine yakın çıldırmış Fenerbahçe taraftarı önünde oynamak. Ama Timsahlar kırılmadan, ezilmeden müthiş bir direnç gösterdi. Az sayıda Bursaspor taraftarına da gurur yaşattı.
Stres, endişe vegerginlik Fenerbahçe'nin bütün enerjisini almış. Bunun birinci sebebi şampiyonluk yarışındaki Trabzonspor'un haftayı3 puanla kapaması, ikincisi ise çok normal Timsahlar..
Çünkü, Fenerbahçe son yıllarda Bursaspor'dan çektiği kadar kimseden çekmedi. Bursaspor açısından bu karşılaşma varmıyız-yokmuyuz maçıydı. Ama rakibe göre daha rahattı. Bu durum Bursaspor adına avantajdı. Kazandığıtakdirde ligin tepesini karıştıracak ve fırsat kollayacaktı. Aynıgeçen yılki gibi...

http://www.olay.com.tr/makaleler/erkan-oncel/biraz-cesur-olsaydik-10710.html
 

 

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2011.04.04 08:51 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A