Spor yazarları haftanın maçı için ne yazdı?

Spor yazarları haftanın maçı için ne yazdı?

Spor yazarları, Bursaspor Beşiktaş maçı için neler yazdı?

2011.09.23 09:27 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Spor - HABER MERKEZİ
A
Spor yazarları haftanın maçı için ne yazdı?

Keramet Rüştü'de/Rıdvan DİLMEN


Kalitesi çok düşük ve pozisyonsuz bir maç izledik. Beşiktaş öyle bir kadro ile çıktı ki sahaya, tamamen defansif...Bursaspor şampiyon olduğu yıl gibi dirençli bir takım görüntüsüne bürünmüş sanki. Ama bütün bu görüntü son dakikalarda gelen iki Beşiktaş golüyle silindi gitti. Maçın daha başında öne geçen yeşil-beyazlılar tam kontrataklardan farkı arttırma fırsatı bulacakken 10 kişi kalınca, oyun Bursaspor yarı alanına yıkılmaya başladı.
Fakat Bursaspor 10 kişi kalmasına rağmen Quaresma'nın ceza sahası dışından vurup, auta giden şutundan başka bir pozisyon bile vermedi Beşiktaş'a ilk yarıda. Carvalhal, rakibi 10 kişi kalınca çok doğru bir değişikliğe gitti. Mustafa Pektemek'i oyuna sokup, Egemen'i dışarı alırken İsmail Köybaşı'nı da sol beke koydu. Carvalhal böylece hem sahadaki ofansif oyuncu sayısını arttırdı hem de Bursasporlu taraftarların tepki gösterdiği, sarı kartlı Egemen riskini de ortadan kaldırdı. Ancak bir şeyi eksik yaptı. 10 kişi kalan Bursaspor'a karşı sistem değişikliğine gitmeyip, Mustafa Pektemek'i sağ kanada yolladı. Yine Edu'nun yanına ikinci bir forvet oyuncu almadı. Ancak son dakikalarda, oyun doldur boşalta dönünce Mustafa Pektemek, Edu'nun yanına girmeye başladı. Bursaspor iyi mücadele etti ve puanı hak etti ama iki dakikada gelen iki kafa golüne yapacak bir şeyi yoktu.

KADERİN DÖNDÜĞÜ AN
Maçın kaderinin döndüğü an ise, ilk yarının son dakikasında Turgay'ın şutunu Rüştü'nün çıkarmasıydı. İnanın Rüştü dışında hiçbir kaleci çıkaramazdı o şutu. İşte o top önce Beşiktaş'ı oyunda tuttu sonra da Holosko'nun attığı galibiyet golüne dönüştü. 

*******************

77. dakika/Ahmet ÇAKAR-SABAH

QUARESMA atıldığında maçın bitmesine 13 dakika vardı. O dakikaya kadar Beşiktaş bir kişi fazla oynamasına rağmen sahada hiçbir varlık gösterememiş, oyun başında bulduğu pozisyon dışında da fırsat yakalayamamıştı. Herhalde tüm Beşiktaşlılar bu dakikadan sonra artık maçı kazanmayı hatta beraberliği bile düşünmüyorlardı. Quaresma demek disiplinsizlik demek. Atıldığı pozisyonun hemen öncesinde varyete yapayım dedi. Topa bastı, yere düştü ve rakibe yaptığı müdahaleden de ikinci sarı kartla oyun dışı kaldı. Ne olduysa bundan sonra oldu. Türk futbolunda kolay kolay yaşanmayacak şeyler yaşandı. Önce bir yan top ve Sivok'un kafası, sonra da yine yapılan ortada Holosko'nun bomboş kafası 3 puanı Beşiktaş'a getirdi. O ana kadar Bursa defansı taş gibi olmasına rağmen yenilen gollerde büyük hataları var. Hele ikinci gol tam bir komedi. 40 metrelik orta, Holosko boş bırakılıyor ve gidip golü yapıyor.
Maç sert geçti. Bursa oyunun başında golü bulunca bütün şablon ve taktik Bursaspor lehine değişiverdi. İlk devrenin başlarında öne geçmelerine rağmen bir oyuncularını kırmızı kartla kaybetti. Bangura'nın yaptığı da Quaresma'nınki gibi sorumsuzluk. Muhtemelen rakibine küfür etti ve oyundan atıldı.

CARVALHAL BİR ŞEY KATMIYOR
Uzun süre 11'e 10 oynamak ne Bursaspor için dezavantaj, ne de Beşiktaş için bir avantaj oldu. Aslında Beşiktaş'ın kazandığına bakmayın, çok ama çok kötü oynadılar. Tıpkı Ankaragücü maçı gibi. Orada duran toplardan Sidnei kurtardı burada da yan toplarda Bursa'nın yaptığı hatalar. Beşiktaş için kim ne derse desin işler iyi gitmiyor. Carvalhal ne oyun anlayışı ne disiplin ne de karizma olarak Beşiktaş'a hiçbir şey katmamışa benziyor.
Gelelim hakem Yunus Yıldırım'a iki kırmızı kartta da haklı olabilir. Ama ne faul standartı ne kart anlayışı uluslararası oyun kurallarına göre değil. Adeta bir Yunus Yıldırım skalası var ve maçları da hakem Yunus Yıldırım bu skalaya göre, yani kafasına göre yönetiyor. 

***************************************

Kimseyi kandırmasın/İlker YASİN-HÜRRİYET

KAZANSA da, gerçeği yazacağım. Herkesin gördüğünü. Q7, Simao, Fernandes sahada, ama Beşiktaş yok.
Bu üçlü dışarıda ve son 6 dakika. Beşiktaş kazanıyor. Türkiye'nin Kartal'ı, Mendes'in familyasından yıldızlar armadası Beşiktaş'ta dün akşam siyah çok, beyaz yoktu. Büyük takım ruhu, heyacanı yok. Rakibe baskı, pas trafiği, oyun kontrolü yok. Maç gidiyor, tempoyu yükseltecek vites yok. İsmail'in iki ortası, iki Çek-Slovak kafası ve göz boyası, yüz boyası...
Rüştü sahneye çıktı
Carvalhal sanki film yönetmeni, yenilikler peşinde stoper Egemen'den solbek yapmak, sol kanat oyuncusu Simao'yu Edu'nun arkasına koymak ve Simao'nun çabukluğuyla gole ulaşmak istiyor. Yönetmen bilmiyor ki, Bursa'nın stoperleri Serdar ve İbrahim, Türkiye'nin en hızlı ikilisi.
6. dakikada kaleci Rüştü'den dönen yüksek topa iki Bursalı havalandı. İki uçtakiler, stoper İbrahim ile santrfor Bangura, bir vurdu gol oldu. Orada Kartal'dan kimse yoktu, stoperi bile.
Hakeme ve rakibe edilen lafın içinde 'fuck' varsa Türkiye'de kesin kırmızı kart. Kelimenin devamında ister 'off' olsun ister 'you' burası Türkiye, burada küfür yok.
10 kişiyle yüklenen Bursa'nın ilk yarının son 5 dakikasında skoru 3-0'a getirmesi içten değildi. Sahneye Türkiye'nin veteranı Rüştü çıktı. Herkes onu alkışladı. Çünkü ruhu vardı.
Ertuğrul Sağlam, "Bireyler, bütünün parçasıdır" derken, Beşiktaş, "Yıldızlar takımın aynasıdır" diyerek, emekliliği gelen Portekizlilerle başarı arıyor.
Dün geceki galibiyet hiçbir Beşiktaşlı'yı kandırmasın. Son 6 dakikada gelen şans golleriydi onlar. 65 dakika 10 kişi oynayan takımın düştüğü anlardı. Beşiktaş, ikinci bir Schuster vakası yaşamak istemiyorsa, ligde play-off grubuna mutlak kalmak istiyorsa, hocasından başlayacak, Portekiz familyasından çıkacak. Bu takımın sahaya ruhunu koymasını sağlayacak bir el masaya vuracak. Bu galibiyet kimseyi kandırmasın.
 

*************************************

Sadece 1 kez olur/Güntekin ONAY-VATAN

Beşiktaş hiçbir bölümünde kazanmaya yaklaşmadığı bir maçı hem de 1-0 geriden gelip kazandı. Bu futbol mucizesi. Büyük övgüye yer de gerek de yok. Çünkü sezonda 1-2 kez olur böyle maç. Hep böyle kazanamazsın.
Eleştirilmesi gereken 11'e 10 oynanan 60 dakikada sadece tek pozisyonu var siyah-beyazlıların. Dişini gösteren rakip karşısında sindiği gerçeği var. Bu hemen her deplasmanda böyle. Buna çözüm bulmalı Carvalhal... Çünkü Türkiye'de bu oyun böyle oynanıyor. Bunu değiştiremiyorsanız siz değişeceksiniz. Daha fazla fiziki direnç ve mücadele gücü şart deplasmanlarda. Simao siniyor. Quaresma sinmese de sinirleniyor.
Orta alandan forvete kaliteli pas çıkmıyor. Top hızlı dolaşmıyor. Boş alanlar kullanılmıyor. Beşiktaş'ın en büyük eksiği orta alandan rakip ceza alanına toplu veya topsuz oyuncu desteği yok. Bu koşuları yapabilecek Ernst'e ihtiyacı var. Kapanan takımları 3 kişiyle aşamazsınız. Duran toplar olmasa sonuç alamayacak. Çünkü rakip ceza alanında sadece duran toplarda kalabalıklaşıyor Beşiktaş.
Carvalhal akılcı bir değişiklikle sarı kartlı Egemen'i alıp İsmail'i sol beke çekti. Koro halinde küfür edilen Egemen atılabilirdi. Ayrıca sol beke geçen İsmail 2 asistle maçın kahramanı oldu.
Tamamen Q7'ye endeksli hücum oyunu yanlış. Rakipler onu 2 kişiyle kademeli karşılayınca ataklar başlamadan bitiyor. Q7 atıldıktan sonra maçın 2-1'e gelmesinde bunun da etkisi var.
Son ana kadar maçı bırakmamak ve kazanma arzusunu sahaya yansıtmak Beşiktaş'ı artıları. Ayrıca İsmail, Sivok, Sidnei ve Aurelio iyi oynadılar. Neden vazgeçilmek istendiğini bir türlü anlayamadığım Holosko ise profesyonelliğinin ve iyi niyetinin karşılığını fazlasıyla aldı.

11'E 11 FARKLI OLURDU
Bu galibiyet Beşiktaş'a büyük bir güven getirecektir. Ama eksiklerini görüp ders çıkarması kaydıyla.. Kimse kendini kandırmasın maç 11'e 11 oynansa sonuç ve oyun farklı olabilirdi.
Bursa güçlü ve dirençli bir takım. Ancak kafalarında o kadar çok oynatmamak var ki bu onları biraz törpülüyor sanki. Bu sadece dün için geçerli değil. Evet, 10 kişilerdi. Ama kazanmak zorundayken geçen yıl Kadıköy'de de böyle oynadılar. Genel felsefesi bu Bursa'nın... Sadece ligde geçerli bir format bu. Avrupa'da bu anlayışla başarılı da olamadı zaten. Çünkü oradaki hakemler bu kadar temas futboluna izin vermiyor.
3 günde bir maç oynanan ligde bu kadar mücadele gösteren ve kazanma arzusu sergileyen 2 takım futbolcularını da alkışlamak lazım.

**************************************

Bursaspor harakiri yaptı/Ali Sami ALKIŞ-STAR

Bangura'ya neden kırmızı kart gösterildiğini kimse anlamadı. Yan hakem, "Küfür etti" dedi ama; Fildişi Sahilli futbolcu ile yüzyüze bile gelmediler. Görüntülerde de bu net bir şekilde anlaşılmadı. Neyse... İftira atacak hali yok; doğrudur demekten başka yapacak bir şey kalmıyor.
Bangura golü attı ama; o gol dakikası dışında, sürekli olumsuz görünüyordu. Ortaları ya dışarıya, ya rakibe gitti. Paslarında da iyi bir ortalaması yoktu. Ayrıca sürekli faul de yapıyordu. Takımını bir saatten fazla eksik oynatması, kabul edilemez.
***
Neyse ki Bursaspor; eksik kalmanın ne teknik, ne psikolojik hiçbir baskısını üzerinde hissetmedi. Tam tersine temposu yükseldi, atak sayıları arttı, pozisyonları çok tehlikeli oldu. Yani, kırmızı kart kamçı etkisi yarattı.
Aslında Beşiktaş da, geçmiş dakikalarına oranla çok daha hareketlenmişti. Ama devreye kadar hiç ama hiç bir şey yapamadı.
Bursa'nın üzerine gidiyormuş gibi görünse de; Quaresma'nın daha 30. saniyedeki şutu dışında, gözle görülür sonuç alıcı bir etkinliği olmadı.
İlk yarıda havanda su dövdüler.
***
Bursa'nın en etkili adamı Turgay'dı. Sıkça pozisyona girdi, ama egoizmi bazen zarar da veriyordu. Sıfırdan Beşiktaş kalesine iyice yaklaştığı bir pozisyonda, boştaki arkadaşlarına pas çıkaracağı yerde, sonucu alınamayacağı açıkça belli olan durumda saçma-sapan bir şut denedi. Ertuğrul Sağlam, haklı olarak buna çok sinirlendi.
Bursaspor, ikinci yarıda 1-0'ın arkasına gizlenmeye başlayınca Beşiktaş mecburen daha ön plana çıktı. İlk anlarda Beşiktaş'ın atakları sonuç vermiyordu. Ama Bursaspor hiçbir garantisi olmayan, tabelanın üstüne yatmak yanlışına düştü. Takım bütünlüğü kayboldu. Kademe darmadağın oldu. Beşiktaş da rakibinin "Light Bursaspor"a dönüşmesinden yararlandı. Son anlarda da olsa maçı kotarmasını bildi.
Bu güzel ve etkileyici bir üç puan. Ama gene de son andaki goller olmasa sonuç alınamayabilirdi. Beşiktaş, rakibinin kendini ileriye çekmesinden uzun süre faydalanamadı. İşin son anlara kalması, biraz da şansa kalması demek oldu.
 

***************************************

Maçı bitiren Bangura ve Sağlam
Mustafa TUNÇAKIN/BURSA HAKİMİYET

Kendimiz ettik kendimiz bulduk.
Bungara, Bangura kırmızı kart gören Bangura efendi! Önce sen.
Afganistan Ligi mi zannettin burayı? Göz göre göre küfür edeceksin, kimse anlamayacak ayaklarına yatacaksın. Söylemediler mi sana, bu Beşiktaş galibiyeti Bursa'nın kurtuluş bayramı gibidir. Sen nasıl böyle bir günde takımı yok yere 10 kişi bırakırsın? Bir de üstüne tribünde hatıra fotoğrafları çektirecek kadar turist zihniyetine de pes doğrusu.
Beşiktaş tekniği ve fiziği ile üstün bir takım. Eksik kadro ile dayanmak, traktörü sırtlayıp dağ tepe tırmanmak gibi bir şey. İşte bu zorlanma yaktı Bursaspor'u. 10 kişi ile direnmekten motor yaktı. Ahmet Arı'nın Quaresma'yı arı gibi sokması bile bu dengeyi bozamadı. Çünkü 10'a 10 kalındı ama Bursaspor orta sahası ve savunmasının o ana kadar ikişer kişilik oynamak zorunda kalması yüzünden resmen pil bitti ve ayaklar gitmedi. Onun için de Quaresma'nın atılmasıyla bir şey de fark etmedi. Aynen belgesellerdeki, yorulan ceylanın aslanı ve dişlerini beklemesi gibi.
Sonunda parçalanmak kaçınılmazdı.
Gelelim Ertuğrul Sağlam'a. İlkyarıyı 1-0 bitirmiş ve savunmadan yanık kokularının geldiği bir anda tuttu ikinci yarıya Batalla'nın yerine Tagoe'yi soktu.
Bu defa da 9 kişiye düştü Bursaspor. Neden mi?

YAZININ DEVAMI...


Maçın öyküsü
Tolgay ATAOKAY/BURSA HAKİMİYET

Yağmur bardaktan dökülürcesine yağarken Bursa'da, İlk 20 dakikası bile 3 maça bedel bir karşılaşma seyretti taraftarlar... Bursaspor 'kazandım' derken kaybetti, Beşiktaş 'eksik kaldım bittim' derken 3 puanı aldı gitti. Karşılaşmada ilk pozisyonu Quaresma ile Beşiktaş bulsa da Bursaspor maça öyle bir başladı ki adeta yağmur sırasında fırtınayı yaşattı rakibine... Daha 7. dakikada da golü buldu Timsah... Batalla'nın ortasına İbrahim vurdu, Rüştü çeldi ama Bursaspor yılmadı... Bu sefer Bangura vurdu ve Beşiktaş'a gol atarak gerçek Bursasporlu oldu... 'Golün ardından Bursaspor geriye çekilir' diyenler yanıldı. Adım attırmadı Yeşil Beyazlı futbolcular... Beşiktaşlılar Bursaspor'u durduramadı ama Adil Sinem araya girdi. Yardımcı hakem yardımcı oldu ve Bangura'nın küfür ettiğini söyledi Yunus Yıldırım'a... Yıldırım da tereddüt bile etmeden çıkardı kırmızı kartını...

YAZININ DEVAMI...


O kulaklar hep çınlayacak!
Suha GÜRSOY/BURSA HAKİMİYET

Balık baştan kokar misali futbolu yönetenler bu işi ya bilmiyor ya da tamamen art niyetliler. Evlere şenlik TFF yönetiminden sonra Bursaspor'a set çeken isimler bu kez maçı yöneten hakem triosuydu. Bangura'nın küfürünü (eğer ettiyse) o yağmur, ıslık, tezahürat altında duyabildiysen ve anlayabildiysen, başta Adil Sinem sonra da Yunus Yıldırım sizlere bravo. Gündeme gelmek, maça damga vurmak istiyorsanız başka yol seçseniz hafızalarda daha iyi yer tutardınız. Ama şunu bilin ki Bursa sizi unutmayacak ve sürekli anacak! Kulaklarınızın çınlaması da emin olun Bursa'dan duyulacak.

YAZININ DEVAMI...


Olağanüstü emeğe yazık oldu
Levent BATUR/BURSA HAKİMİYET

İlk iki haftayı kayıpsız geçen Yeşil Beyazlı takımda ilk onbir Mersin maçı ile aynı. Rakip Beşiktaş'ta ise stoper Egemen bu kez solbekte orta alan ise savunma özellikli oyunculardan kurulu.
Dün geceyi herhalde üç bölümde değerlendirmek gerekiyor. Oyunun onbire onbir oynandığı ilk 25 dakika, Bangura'nın ihracı ile bir kişi eksik oynanılan bölüm ve Quaresma'nın atılışı ile eşit oynanan son 10 dakika.
İlk bölümde sahaya daha iyi yayılan, gol kovalayan, Bangura ile golü bulup öne geçen Bursaspor.

YAZININ DEVAMI...


Adil Sinem, Sierra Leoneli mi?
Hüseyin ALTINIRMAK/BURSA HAKİMİYET

Türk futbolu içinde bulunduğu sıkıntıyı aşmaya çalışırken, Bursaspor-Beşiktaş arasında yaşanan taraftar gerginliğini dünyada bilmeyen bir tek, Sierra Leoneli'ler kalmıştı, artık onlar da öğrendi. Yardımcı hakem Adil Sinem'in büyük katkısı sayesinde... Bu pozisyon öncesi sarı kartı olan Egemen Korkmaz, Bangura ile didişiyor ve Bangura, Egemen'in sarı kart gördüğü pozisyonunda olduğu gibi; "git başımdan" diyor, ancak Bangura, kırmızı kart ile kenara gidiyor. Maç öncesi tansiyonu düşürmek için uğraş veren insanlara inat, yardımcı hakemin katkısı ile "Ateşe adeta benzin dökülüyor".

YAZININ DEVAMI...


3 dakikada gecemiz karardı
Beytullah SÜAT/OLAY

Bangura ile 10 kişi kaldık, tam kazandık derken, Sivok ve Holosko'ya durduramadık.
24'te eksik kalan Bursaspor, Bangura'yla öne geçtiği maçı 87 ve 89. dakikalarda yediği gollerle mağlup bitirerek sevenlerini üzdü.
Hakikaten inanılacak gibi değil.
24'te 10 kişi kal, Beşiktaş'a pozisyon verme, son 3 dakikada yediğin gollerle ise mağlup ol.
Hepimiz donduk kaldık adeta.
80.dakikada birisi bana bu gecenin böyle biteceğini söyleseydi; 'Hadi arkadaş git işine' der terslerdim.
Peki neden böyle oldu?
Bangura'nın atılmasından 85.dakikaya kadar Ouaresma'nın şutu dışında Beşiktaş kaleye bile gelemedi.
Keşke Quaresma atılmasaydı
79'da Ouaresma kırmızıyla atıldı tam rahatladık derken başımıza neler neler geldi.
Bu maçın taktik izahı falan olamaz aslında.
Ama Beşiktaş'ın da 10 kişi kalması bizim takımı cesaretlendirip, rahatlatınca ortaya bu sonuç çıktı.
Birilerini eleştireceğim ama bulamıyorum.
Futbolculara bir şey söylesek herhalde haksızlık olur.
Sağlam'a kızsak o da olmayacak.

YAZININ DEVAMI...


Şaka gibi!
İsmail KEMANKAŞ/OLAY

Öfke, hırs, heyecan, sevinç, üzüntü...
Bunların tümünü 90 dakikada yaşamak her kula nasip olmaz!
Biz o şanslılardandık. Bangura, atarak ve atılarak takımını vezir-rezil çizgisinde götürüp getirdi.
Aşırı sağanak yağış ve maçım doğal elektriği(!) sanırım oyuna da yansıdı.
Erken gol ve erken kırmızı kart Bursaspor'un ritmini bozdu. İçine kapanmasına yol açtı. İlerleyen dakikalarda oyunu tek yönlü oynayan ve sadece savunmayı düşünen yeşil beyazlı ekip rakibine de pozisyon şansı tanımadı.
Bu anormal koşullar eleştiri yapmamızı da fazla haklı göstermiyor. 54 dakikayı 10 kişi savunma yaparak geçirmek zor iş. Bursaspor zoru başardı ama kalan 11 dakikada sadece şaka yaptı.

YAZININ DEVAMI...



Lanet olsun böyle maça!
İlhan ÖZTAT/OLAY

Birinci bölgenin kahramanları;
Serdar Aziz, İbrahim Öztürk, özellikle gecenin yıldızı Basser ve kondisyonunun yettiğince mücadeleden kaçmayan Vederson, Portekizli çete elemanlarına pranga vurunca ve de bu bölgenin önündeki öncü kuvvetler N'Diaye ile Adem Koçak, Carson'un bölgesine olan sızmalara büyük ölçüde engel olunca, düğüm kendiliğinden çözülüvermişti aslında...
Batalla'sı,  Turgay'ı, Ozan'ı ve  diğerleri de almıştı sazı eline, vurmuştu siyah beyazın teline!..
                                                        * * *
Kartal'ın starları, daha önce de söylediğimiz gibi 'Timsah disiplini'ne takılınca, özellikle Fernandes ile Quaresma'nın artistik hareketlerle vakit geçirmesi Bursaspor'un ekmeğine yağ sürdü...
Henüz 6'ıncı dakikaya girilirken, topa kafasını uzatan son Bursasporlu Bangura, takımını öne geçirdi geçirmesine de nereden bilebilirdi ki Egemen'e savurduğu iddia edilen "Fuck Off" lafının, neredeyse 7 lisan bilen (!) yan hakem Adil Sinem'e takılacağını!..
Alt yazılı filmlerde "Lanet Olsun" anlamında da kullanılan bu "Abuk" söylemin Bursaspor'un başına bu kadar iş açacağını Bangura nereden bilebilirdi...
10 kişi kalınca Bursa, bir umut doğdu belki Kartal'a ama ilk yarıda Turgay'ın bazukası, Rüştü'nün parmak uçlarından yan direğe toslayınca, "İşte maçın kırılma anı" diyenleri yanıltan yine yeşil beyazlılar oldu...

YAZININ DEVAMI...


Kader
Orhan GÜNEY/OLAY

Bu kez kötüsü çıktı ama...
Hatırlarsınız;
Şampiyonluk sezonunda Bursaspor'un, Beşiktaş'ı İnönü'de 3-2 yendiği maç. O gün, gök resmen yere inmiş, galibiyet golü de Beşiktaş'tan kiralık Zapotocny'den gelmişti.
Bu kez; yer Bursa, yağmur fırtınayla karışık yere iniyor, fakat kazanan son dakikada Beşiktaş oluyor. Hem de, Ertuğrul Sağlam'ın Beşiktaş'a getirdiği Sivok ve Holosko'nun golleriyle.
Kader dedim ya, işte bazen "kötü" olarak da karşımıza çıkabiliyor.
Dün aslında işler yolunda gidiyordu. Bangura'nın, Egemen'in gayretleriyle oyundan atılmasına rağmen.

YAZININ DEVAMI...



Yaktın bizi Q7
Erdal AKÇAY/OLAY

Kayseri ve Mersin galibiyetlerinin ardından hızlandırılmış ligin 3.haftasında Bursaspor dün akşam mabedinde ezeli rakibi Beşiktaş'ı ağırladı.
Bu maçla ilgili beklentiler farklıydı.
Bir tarafta takımlarından galibiyet isteyen Bursasporlular, diğer tarafta 7 Mayıs'ta yaşananların tekrarlanmasını aportta bekleyenler vardı...
Gerçekten hazin bir maç oldu dün akşam...
Şiddetli yağmur altında başlayan maça kazanan kadroyu bozmadan çıkan Bursaspor, henüz 6. dakikada Teteh Bangura'nın kafasından bulduğu golle sevenlerini sevince boğuyordu.
Timsah'ın farka gitmesi beklenirken, beklenmedik bir şey oldu ve 24'te Sierra Leoneli golcü Egemen'in maç içinde el hareketi de yapıp Türkçe'sini söylediği söz yüzünden oyundan atıldı.
Böylesine ağır şartlarda 55 dakika 10 kişi mücadele etmek ve rakibe pozisyon vermemek kolay değil.
Her şey iyi giderken ve maç 1-0 bitecek diye beklerken Kartal'ın hırçın çocuğu Quaresma 79'da ikinci sarı karttan kendini attırdı.

YAZININ DEVAMI...



Bu yenilginin izahı olamaz
Engin AKSÖZ/OLAY

Dün gece oynanan maçtan öylesine ilginç bir skor çıktı ki; sahayı boynu bükük terkeden Bursaspor'a yüklenmek ifsafsızlık olur.
Çünkü ayni oyuncular eksik haliyle bile farklı kazanabilirlerdi. Herşey Teteh Bangura'nın  25. dakikada ettiği küfür nedeniyle atılmasıyla başladı. Bu eksiklikle takımın mevcut oyun şablonu alt üst oldu. Sağlam'ın da hesapları şaştı. Aslanlar gibi oynayıp ta sonucunda üzülmek ise, insana 'futbolun adaleti yok' dedirtti.
Maça gelince; yediğin  beraberlik golüne kadar 10 kişiyle rakibe kafa tutmuşsun.  Sadece Turgay yakaladıklarını atabilse, maç üçlük olacak.
Arkasından benzer bir şok ta Beşiktaş yaşıyor. Kendine oynayan ve ayağına aldığı her topu çalım sevdasıyla ezip, Bursaspor'a çalışan Quaresma kırmızı kartla kenara gelince, son 11 dakikada dengelenen saha içi rotasyondan Beşiktaş olumsuz etkilenmek şöyle dursun, şaha kalkıyor, Bursaspor'un ise pili bitiyor.
Topu topu 11 dakika daha dayanıp, 3 puanı yakalamak hiç zor değil. Eksilen Beşiktaş kalan dakikaları 11 kişi gibi oynayıp, iki güzel golle 3 puanı koparırken, Bursaspor'da kimsenin anlam veremediği kısa süreli rehavet, avucunun içindeki maçı rakibe hediye etmesiyle noktalanıyor.
62 dakikayı Bangura'sız oynamanın takımı fizik olarak yıprattığını kabul ediyorum. Ne var ki bu süreçte topa sahip olup, pas yapamamak gereksiz değişikliğin bir zaafiyeti oldu ve Bursaspor'a maçı kaybettirdi.
Ertuğrul Sağlam'ın ilk iki maçı kazanan kadroda değişiklik yapmadan sahaya çıkarması doğru bir tercihdi. Takım golü bulduktan, Bangura atıldıktan sonra da kalan dakikaları Beşiktaş'dan çok daha iyi oynayıp farkı atttıracak fırsatlar yakaladı ama değerlendiremedi.
İkinci yarıda Sağlam'ın Batalla, Tagoe değişikliği Beşiktaş'ın ekmeğine yağ sürdü. Takımda topun Bursapor'da kalmasını sağlayan, ayağa iyi pas yapıp, tempo düşüren Arjantinli'nin eksikliği her geçen dakika daha fazla hissedildi. İleride koşarak rakibi zorlaması beklenen Tagoe ise bu rotasyon sonucunda istediği pasları alamadığı için boş koşular yapmanın ötesine geçemedi. Orta sahayı ve oyunun üstünlüğünü eline geçiren Beşiktaş'ın yine de doğru dürüst pozisyon bulamamasında, Bursaspor'un savunmadaki direnci önemliydi. Serdar Aziz, İbrahim ortayı, Vederson, Basser'de kanatları iyi kapatıp Beşiktaş'a rahat hareket alanı bırakmadı..

YAZININ DEVAMI...


Adalet neresinde!


Ayhan BARIŞICI/OLAY

Sağanak halinde yağan bir yağmur.
Zaman zaman durup, zaman zaman hızlanan yağıştan endişe duyarken, anlayamadığımız
kırmızı kartla neye uğradığımızı şaşırdık
. Hem 1-0 öne geçmemiz, hem de golü
Bangura
ile bulmamız
Bursaspor'un bu maçı doğru işlerle tamamlayacağı
izlenimini verdi.
Bu tip karşılaşmaların en önemli faktörlerinden biri de, sinirlere hakim olmaktır. Hem taraftarın aşırı hırsı hem de futbolcuların maçı kazanma arzusu bazı hataları beraberinde getirdi. 55 dakika gibi uzun bir süreyi bir eksik oynayacaksın, direneceksin, maç lehinde devam edecek. Sonrasında yapılan oyuncu değişiklikleriyle sahandan çıkamayacaksın. Eksik oynamanın yorgunluğu ve aşırı baskıyla da hiç beklemediğimiz anda uzaktan gelen duran topu savuşturamayacaksın. Bu pozisyonlarda sanki futbolcuların gözüne perde inmişti. Maçın atmosferi, seyircimizin yoğun baskısı ve 6 puanlık fikstürdeki rahatlığımız yenilgiyi hiç aklımıza getirmemişti.

YAZININ DEVAMI...


Rezil ettik ama!


Özge YETİŞMİŞOĞLU/BURSA GERÇEK

Böyle bir maçın ardından gel de sağlıklı düşün ve yaz, kafalar döndü su bidonuna... Çalkalanıp duruyor, bir o yana bir bu yana...
Kim ne derse desin, ben en sondan başlayıp, aynı tribünler gibi bu takımı ayakta alkışlayacağım. Çünkü 25'te 10 kişi kalıp 55 dakika eksik oynamak ve müthiş bir direnç göstermek her baba yiğidin harcı değil.
Şimdi başa dönelim.
Her Beşiktaş maçında hakem faciası yaşanıyor. Gerçi bizim hakem kabusumuz hiç bitmiyor ya...
Geçen sezon İnönü'deki maçta Fırat Aydınus, Volkan Şen'i atmış, 10 kişi kalan Bursaspor Holosko'nun tek golüyle maçı kaybetmişti.
Bu sefer cinayeti, yardımcısı Adil Sinem'le birlikte Yunus Yıldırım işledi.
Eee peki kime ne diyeceğiz şimdi?
Hadi gidip ilk Kulüpler Birliği Vakfı toplantısında hakemlerden dert yanalım...
Kime mi? Beşiktaş'ın başkanı olan yeni KB Başkanı Yıldırım Demirören'e!
Eh, anlayan anladı!..

YAZININ DEVAMI...

Çaktırmadan infaz
Serkan YETİŞMİŞOĞLU/BURSA GERÇEK

Sözlerime hangi mevzudan başlasam, o konuda kitap yazabilirim. O kadar doluyum yani... Ama öncelikle, daha 25. dakikada 10 kişi kalmasına rağmen, 79'a kadar kapasitesinin iki katına çıkan ve sanki Beşiktaş'tan 1 kişi fazlaymış hissini veren koca yürekli savaşçıları (son 3 dakika hariç) kutlamak istiyorum.
Aman ya rabbim, o ne müthiş mücadeleydi öyle...
Daha 6. dakikada golü bulduktan sonra Bangura'ya verilen o şok kırmızı karta rağmen, önde basan, pres yapan, alan daraltan hep yeşil beyazlı oyunculardı...
Takıma döneceğim yine ama...

YAZININ DEVAMI...


Fark katkıda
Ercüment ŞAHİN/BURSA GERÇEK

Hakemlerin bu 'sıfır tolerans' kararı Bursaspor'u belki de liderlikten etti. Yardımcı hakem Sinem, Bangura'nın küfür ettiğini tespit etti ve anında hakeme kulaktıktan yetiştirdi. Küfür ettiyse bir itirazım yok, fakat adam durup dururken küfür etmedi ki!
Egemen'in hareketi sebep oldu o tepkiye! Peki, onu niye söylemedi, çifte standart uyguladı.
Benim merak ettiğim şu:
Türkiye'de hakemlerin en hassas oldukları konu nedir? Küfür! O zaman bir yabancı futbolcu gelirken, siz kulüp olarak oyuncunuzu bu konuda uyarıyor musunuz?

YAZININ DEVAMI...


Kafamız karıştı
Ercan ALTINGÜL/BURSA GERÇEK

İki takım da maça iyi ve hızlı başladı. İkisinin de amacı rakibi oynatmamak, kaptığı toplarla kontraya çıkarak gol bulmaktı. Maç orta sahada kilitlendi. Aşırı sertlik maça tempo getirmişti ki, Bursaspor golü buldu.
Bu maçın gidişatı açısından büyük bir avantajdı. Fakat Bangura nedenini tam bilemediğimiz bir şekilde (İngilizce küfür ettiği söyleniyor) daha 25. dakikada oyun dışı kalınca her şey tersine döndü.
Beşiktaş, Bursaspor'un sahasına yerleşti ve adeta tek kale oynamaya başladı. Yeşil beyazlılar, takım olarak iyi defans yapınca konuk takım pozisyona dahi giremedi.
Yorulan Bursasporlu oyuncular, son dakikalarda ayaklarında top tutamayınca, Beşiktaş atakları sıklaştı ve biri duran top olmak üzere, buldukları iki kafa golüyle son anda puanlarımızı ve umutlarımızı alıp gittiler.

YAZININ DEVAMI...

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2011.09.23 09:27 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A