Spor yazarları Bursaspor için ne yazdı?

Spor yazarları Bursaspor için ne yazdı?

Yaygın ve Yerel spor yazarları, Bursaspor Anderlecht maçı için ne yazdı?

2011.08.19 10:55 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Spor - HABER MERKEZİ
A
Spor yazarları Bursaspor için ne yazdı?

Mustafa TUNÇAKIN/BURSA HAKİMİYET
Avrupa'da sağlam değil
Elle gelen düğün bayramın cenaze alayına dönüşmesi çok normal.
Sercan, Volkan, Ozan ile ancak Tekirdağ'a gidersin. Aldığın bu yabancılar ile de sadece Anadolu'da emeklersin.
O zaman ne işin var Avrupa'da?
Hep yazıp durduk. Bursaspor zamanında ve etkili transfer yapamıyor. Bu yetmiyormuş gibi futbol oynamayı da gün be gün unutuyor. Anderlecht sıradan bir Avrupa takımı. Ancak takım oyunu ve ayakta top tutmadan hızlı oynamayı çok iyi beceriyor. Yani Bursaspor'un yapamadığını yapıyor.
O zaman gayet doğal olarak skor da onlardan yana olacak.
Üstelik hakem Libor Kovarik'i tam kova yapacak penaltı avantajına rağmen. "Eller, eller, eller" şarkısını söyler gibi N'Diaye'nin ellediği topa penaltı çalan Kovarik'in büyük hatası ile Bursaspor'un kendi sahasında gol atabilmesi aslında bu takımın ne halde olduğunu çok net bir şekilde gösteriyor.
Sabır taşı da çatladı.
Ertuğrul Sağlam'a ve yönetime devamlı destek olan tribünler gerçekleri artık gizleyemiyor. Laf olsun torba dolsun cinsinden yapılan sıradan transferlere, etkili isimlerin gönderilmesine sonunda isyan bayrağını açtı.
Evet, ne işi var bu takımda İbrahim Kaş'ın? Ariel Jacobs, daha işi baştan çözmüş, kaşını gözünü oydurdu Bursaspor'un sağ tarafını. Önüne gelen ordan çalıştı. Suarez ve Dos Santos eminim kendi evlerinde bu kadar rahat dolaşmamıştır, Kaş'ın etrafında dolaştığı kadar.
Jacobs'un Belçika'dan gördüğünü Ertuğrul Sağlam'ın burnunun dibinden görmemezliğe gelmesi de ilginç. Sadece "Ah vah, tüh be!" çekiyor. Aynen Volkan'da olduğu gibi. Topa ciklet gibi yapışmayı meziyet sayan bu futbolcuya yaptığı da aynı:
"Ah vah, tüh be!"
Ya yeniden keşfettikleri Insua'ya ne oldu?
Sonuç çok nettir:
Bursaspor Avrupa için dersini yine çalışmamıştır. Buna paralel olarak İbrahim Yazıcı da Ertuğrul Sağlam da bir kez daha sınıfta kalmıştır. Yapılan harcamaların boş olduğu ortadadır. Hele hele iyileştirme yapılan isimlerin futbolu iyileştirmediği de ortadır.


İsmail KEMANKAŞ/OLAY
Avrupa yolunun tıkanmasına öfke duyanlar çok olacak.
Normal.
Futbolun takım işi olduğunu en basit biçimde oynayarak gösteren Anderlecht Atatürk Stadı'nda Bursaspor'u yendi.
Bu da normal.
Çünkü yeşil beyazlı takım henüz önceki yılın resmini ve ekip dayanışmasını bulamadı.
Anlatayım...
Savunma yarım kapasite.
İbrahim Kaş ve Ömer Erdoğan'ın gözü kenarda!
Çünkü yeterli değiller.
Orta alanın patronluğu verilen İnsua, istekli başladı. Final pası yapamasa da, topun takımında kalmasını sağladı.
Ama şanssızdı... Hem de hakem Kovarik kadar!
Hakem, Bangura'nın topa attığı tokadı "Tanrı'nın eli" kabul etmese ve penaltıyı vermese İnsua daha da kalırdı.
Gelelim hücum bölgesine...
Ozan iyi oynadığı maçta sakatlandı. O da en az İnsua ve hakem kadar şanssızdı.
Volkan ve Sercan futbolun basit oyun olduğundan habersizdiler.
Bangura şimdilik goldeki kurnazlığı ile öne çıktı.
Geriye kala kala, N'Diaye, Vederson ve Serdar'ın erken formu kaldı.
Biraz da Batalla...
Bunlar, Suarez, Fernando, Kanu ve Jonathan'ın Anderlecht'ini geçmeye yetmedi, yetemezdi.
Yani maçtan sürpriz çıkmadı.
Zoru basitleştiren kazandı, basiti zorlaştıran kaybetti.

Serkan YETİŞMİŞOĞLU/BURSA GERÇEK
Kader diyemezsin...Eklenme Tarihi : 19 Ağustos 2011
Bursaspor'un Anderlecht maçına giderken, karışık duygular içindeydim. Kolay değil; 25 yıl aradan sonra ilk kez İmparator, Bursaspor'un bir maçını dünya gözüyle izleyemeyecekti.
Aslında o, Bursa futbolunda teknik açıdan 'akil adam' kimliğindeydi. Her sözü derin bir anlam içeriyordu ve verdiği mesajlarla camiada bambaşka pencereler açıyordu.
İşte onun için İmparator'du o...
İMPARATORLAR UNUTULMAZ
Ne kadar çok sevildiğini zaten dün gece hep birlikte gördük.
Taraftarımız, müthiş pankart ve sloganlarla Nejat Biyediç'i kalbine kazıdığını cümle aleme gösterdi.
Nejat Hocam, 'Seni unutmayacağız' demeyeceğim, çünkü insanlar sevdiklerini zaten unutmazlar, UNUTAMAZLAR...
**
Maça gelirsek, iki ayrı perdelik bir oyun izledik dün gece...
İlk devrede coşan, savaşan ve gol için bastıran bir Bursaspor vardı sahada.
Çek hakem, Bangura'nın yaptığı(!) penaltıyı yanlış bir kararla  verince Vederson'la öne de geçtik. Bir gol daha bulsak, tura çok yaklaşacaktık.
Ama o da ne?
İlk 45'te ofansif yönden etkili olan İnsua'nın, sanki 1-0'ı garantilemek amacıyla defansı sağlamlaştırmak için Kirita ile değiştirilmesine çok şaşırdım. Bu hamle de, resmen Belçika ekibine bir davetiye niteliğindeydi.

EYYAMCI HAKEM
Hakem, devre arasında "verdiğin penaltı yanlıştı" sinyalini almış olacak ki, Ömer'in müdahalesiyle aradığı fırsatı bulunca hemen eyyamın kralını yapıverdi. Sen elin adamına böyle imkan verirsen o da cart diye çalar!
Zaten Liboş, pardon Libor Kovarik, kim çemkirirse onun kayığına biniyordu.
Peki, ya bizim sinir küpü yıldızcıklara ne demeli?
Volkan Şen, tribünlerle diyaloğa girip el kol hareketi yapıyor. Yerde yatan kaleciye çaktırmadan diz atıp sarı kart görüyor. Yardımcı hakeme racon kesiyor.
Ya İbrahim Kaş?
Stoperden bozma sağ bek, ne bindirme yapabiliyor, ne de orta... Sarı kartı varken, topu yere vurup kırmızı görmesine ne demeli?
Bu kadar disiplinsizliğe bakalım Ertuğrul Sağlam nasıl fatura kesecek!
Kaş, dün adeta, "Ben bu takımda sağ bek oynayamam. Acilen yerime kaliteli ve ofansif bir savunmacı alın" diye bağırdı!
Ben de diyorum ki, ön liberoda da İnsua ve Kirita ile bu işler olmaz. Hemen kaliteli bir ön libero ve bir sağ bek alınması şart!
Zaten, "Yönetim uyuma transfer yapsana" diyen taraftar da "İvan Ergiç" ve "Ali Tandoğan" sloganlarıyla, "Hocam, bunları erkenden gönderdin ama, yerine daha iyilerini alamadık ki" mesajını gönderdi.
2,6 milyon Euro'luk Bangura ile ilgili ilk maçı olduğu için eleştiri hakkımı saklı tutmak istiyorum. Zaten 1 haftada takıma hemen adapte olmasını beklemek hayalcilik ötesi olur!
Bu noktada, Timsah'ın en iyisi hiç kuşkusuz; mutlak bir golü çizgiden çıkaran ve her pozisyonda gladyatörler gibi savaşan Serdar Aziz'di. Bravo kardeşim, aynen devam...

KAÇ GÖMLEK?
İki takım arasındaki Avrupa tecrübesi ve kalite farkı daha ilk maçta kabak gibi ortaya çıktı.
Ben diyeyim 2 gömlek, siz deyin 4 gömlek fark vardı arada.
Ama insan düşünmeden edemiyor:
Şu yabancı golcü ağustosta değil de, kamptan önce transfer edilseydi, orta sahaya ve sağ beke iki kaliteli oyuncu alınsaydı, acaba dün geceki tablo böyle mi olurdu?
İşte onun için, o meşhur şarkı dilime dolanıyor ya;
"Kader diyemezsin, sen kendin ettin!"

 

ŞANSA KALDI. ÖMER ÜRÜNDÜL SABAH

Bursaspor, Anderlecht karşısında hırslı ve ofansif bir ilk yarı sergiledi. Ancak Bangura'nın iki sürpriz pozisyonu dışında hücumda üretkenlik sağlayamadı. Çünkü hücum girişimlerinde plan program yeterli değildi. Buna karşılık rakip kontrataklarda kalesinde çok net 4 tane tehlike yaşadı. Bunların birinde Serdar Aziz diğerinde de kaleci Carson'un başarılı hamleleri gole izin vermedi. Zaten futbolumuzun en önemli rahatsızlıklarından bir tanesi ofansif uygulamada rakiplere verilen pozisyonlar.
Bilhassa bu tip maçlarda 4-3-3 düzeni ile oynuyorsan, orta sahada defansif yönü zayıf iki oyuncu kullanırsan savunma güvencesi oluşturmak mümkün olmuyor.
Bu şartlarda hakemin elleri karıştırarak çok büyük bir hata ile çaldığı penaltı düdüğü yeşil-beyazlılara çok kritik bir anda skor avantajı getirdi.

ÖMER ERDOĞAN ALT ÜST ETTİ
İkinci yarıya, skor avantajını da göz önüne alan Ertuğrul Sağlam bana göre doğru bir değişiklikle başladı. Defansif yönü kuvvetli Kirita'yı, Insua'nın yerine monte etti. İkinci yarıdaki başlangıç, rakibin de alacağı risklerle daha üretken bir Bursaspor izleyeceğimizi gösteriyordu. Ancak deneyimli Ömer'in sırtı dönük oyuncuya yaptığı gereksiz penaltı bütün planları alt üst etti. 1- 1'lik sonuçtan dolayı da risk almak gereği doğdu. Anderlecht'in de takım olarak fizik kondisyonu Bursaspor'dan daha iyi olduğu için onlar da istedikleri ortamı buldu. Belçika ekibi de bunu değerlendirerek, 2-1'lik deplasman galibiyeti ile büyük bir avantajın sahibi olarak maçı bitirdi.
Yeni transfer Bangura tanıdığım iyi bir santrfor. Tabii ki yeni geldi, henüz arkadaşlarını yeterince tanımıyor. Bilhassa hücum oyuncuları için uyum süreci daha çok zaman ister. Dünkü sonuçtan sonra yeşil-beyazlıların tur şansı da mucizelere kaldı.

Diğer Spor Haberleri için tıklayın


2011.08.19 10:55 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A