Sözcü yazarı Bekir Coşkun'dan 'Nasıl milletsin' tepkisi!
Daha önce "Göbeğini kaşıyan adam" yazısıyla büyük tepki çeken Sözcü yazarı Bekir Coşkun, son dönemde artan terör olaylarının anket sonuçlarına yansımalarına ilişkin olarak, "Dolar yükselince, karakol basılınca, bomba patlayınca AKP'nin oyları artıyor; nasıl milletsin?" diye sordu.
2015.08.18 13:26 - Son Güncellenme: 2015.08.18 13:32 - Medya - HABER MERKEZİ
Bekir Coşkun'un Sözcü'de "Nasıl milletsin?" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:
Yoklamalara göre AKP'nin oylarında artış var...
Artması lazımdı...
*
Dolar 2.86; oyları arttı...
Borsa çöktü; oylar çıktı
Karakolu bastılar; oylar yükseldi...
Bomba patladı; biraz daha çıktı...
Dört şehit; oyları fırladı...
100 can gitti; tek başına iktidardır...
*
Allah korusun bir deprem...
Bir de iç savaş çıkarsa...
Al sana 400 milletvekili...
*
Nasıl milletsin?..
*
Trabzon'da şehit tabutunun başında "Ne mutlu onun ailesine, ne mutlu yakınlarına" dedikten sonra müjdeyi "makamların yücesi olan böyle bir makama Ahmet kardeşimiz ulaşmış durumda" diyerek verdi...
O kalabalıktan bir tek kişi başını kaldırıp da "Sen bu meydanda bu kürsüde analar ağlamasın diye açılım sürecini kim ne derse desin sürdüreceğiz demedin mi?.."diye sormadı...
"Seni başkan yapacağız" diye bağırdılar...
*
Nasıl milletsin?..
*
Canımsın, ciğerimsin ama...
Bu oyunları, çelişkileri, rezaletleri, ihanetleri nasıl göremezsin?...
Seni ahmak yerine koymalarını nasıl anlamazsın?..
Hiç mi hafızan yok kurban olayım...
Hiç mi aklında kalmadı neler olmuştu?..
Bir tekiniz sorsanız ya:
"Sizin çocuklar yalıda, gemide, kazada, kârda kazançta en iyi noktaya ulaşıyorlar da, niye Ahmet kardeşimizin ulaştığı duruma yakın yerlere gelince tüyüyorlar?.."
*
Kusura bakma ama milletim...
Bu gelen şehit tabutlarında payın var...
O teslimiyetin, o saflığın, o takıntıların, o körü körüne inanışların, o körlüğün, o idraksizliğin... Bu vurdumduymazlığın siyaset atölyelerinde eritilip birer kör kurşuna döküldüğünde...
Vuruyor işte yavrunu...
*
Bak şimdi yine seçim var...
"Seni başkan yapacağız" diye zıpla...
400 milletvekili verirsen...
Kurtuldun gitti...
Bekir Coşkun'un, Hürriyet Gazetesi'nde çalışırken, 3 mayıs 2007'de kaleme aldığı, "Göbeğini kaşıyan adam..." başlıklı yazı da büyük tepki çekmişti.
İşte o yazı:
Göbeğini kaşıyan adam...
O göbeğini kaşır.
Göbeğinin tombik olması ona mutluluk verir, çünkü bu yaşamın tadını çıkarttığı anlamına da gelir.
Ayağını altına alıp oturur.
Elinde bayraklarla yürüyen kadınları görünce "Ne vınaklıyo bunlar len..." diye kızar.
"Haberleri" sevmez.
O "Ti-Vi eğlence programına" bakar.
Dünyada neler olup bittiği konusunda, bildiği tek dış politika yorumu "İngiliz yaman olur" görüşüdür.
Kitap okumaz.
Çok da gerekiyorsa "Bi bakıver kitap ne diyor?" diye sorduğu bir "hoca"sı vardır.
Gazete bilmez.
İlgi duyduğu tek gazete, turşu kavanozlarının altına serdiği geçen senenin gazetesidir.
Liderlerle ilgili en kapsamlı düşüncesi "Müslüman adam", demokrasi ile ilgili tek fikri ise "Çalsın ama iş yapsın"dır.
Sonra göbeğini kaşır...
*
İşte; Tayyip Erdoğan'ın bir anda "Her şey için sandık" derken, güvendiği adamdır o...
Büyük kentlerde her partiden, her yaştan, her meslekten, her görüşten, her kesimden milyonlar meydanlara dökülürken... Eski-şimdiki cumhurbaşkanları, üniversiteler, akademisyenler, yüksek mahkemeler, askerler, sivil demokratik örgütler "endişelerini" dile getirirken... Dünya medyası "Türk halkı siyasi İslam'a dur dedi" kanaatine varırken...
Tayyip Erdoğan'ın güvendiğidir o:
Göbeğini kaşıyan adam...
*
Atatürk'ün kızları al bayraklarla yürürken, bu ülkenin aydınlık yüzlü erkekleri meydanları doldururken, çocuklar annelerinin-babalarının elini tutup yarınlarına şimdiden sahip çıkmaya kalkarken...
Göbeğini kaşıyan adam uzakta bıyık altından güler.
Ve sandık ortaya konulduğunda...
Göbeğini kaşıyan adamın dediği olur.
Çünkü demokrasi, bilinçte aşağı-yukarı eşit insanların rejimidir. Bir toplumun çoğunluğu "göbeğini kaşıyan adam" ise, orada demokrasi olmaz, olamaz...
Tayyip Erdoğan işte ona güvenir:
Göbeğini kaşıyan adama...