"Sorunları çözmek zorundayız"
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, futbolda yaşanan sorunların bir an önce çözüme kavuşturmak zorunda olduklarını söyledi.
2012.08.17 09:28 - Son Güncellenme: 2012.08.17 09:29 - Spor - HABER MERKEZİ
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF), Haliç Kongre Merkezi'nde spor camiasına verdiği iftar yemeğine katılan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, ''Futbol kulüpleri olarak, futbol ile ilgili sorunlarımızı bir an önce çözüme kavuşturmak ve daha ileriye doğru adımlar atmak mecburiyetindeyiz'' diyerek şunları söyledi:
''Futbol madem ki bu işin amiral gemisidir, madem ki sporun yükünü omuzlayan, sırtlayan en büyük kurumdur, ekonomik üstür, dinamizmdir; o zaman onun sırtından amatör branşların da belli mesafeyi katedebilmesi lazımdır. Bu yüke ortak olunabilmesi için de elbette gelirlerinin artması lazım, bunun farkındayız. Gelirlerinin artabilmesi için elbette tribünlere huzurun, sükunetin gelmesi lazım. Onun da farkındayız. Ama her şeyden evvel sportmenlik ruhunun dalga dalga, adeta sağanak bir yağmurla toprağın ıslanmadık bir santimetre karesinin kalmaması gibi, bütün hücrelere yayılması lazım.''
Kılıç, kulüplerin aklı selim sahibi yöneticileri olduğu, TFF'nin de doğru bir yöneticilik performansı ortaya koyacağı ve olaylar yaşanmadan, sıkıntılar kapıya dayanmadan kulüpleri, taraftarları bilgilendirmeye gideceği kanaatinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
''Öte yandan, elbette bütün kanunlar uygulanmak için vardır. 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine İlişkin Kanun'un çıkarılış amacı da spor alanlarındaki şiddetin son bulması, düzensizlik görüntülerinin tümüyle ortadan kaldırılmasıdır. Elbette bu kanunun uygulanmasından sorumlu olanlar, uygulamakla yükümlü olanlar üzerlerine düşeni yerine getireceklerdir ama doğru olan, 6222 sayılı kanunu uygulamak mecburiyetinde kalacağımız ya da bu kanunun uygulanmasını zaruri hale getirecek olan sevimsizliklerin, olumsuzlukların, kötü tezahüratların, itiş kakışların yaşanmamasıdır. Bunun için ne gerekiyorsa parlamento zemininde gereken katkı ve desteği vermeye hazırız.''
''Sporun yasasını spor camiasıyla birlikte yapmak lazım''
Kılıç, mevcut dernekler kanununa işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'de başta futbol kulüpleri olmak üzere, spor kulüplerinin büyüyen ekonomik yapıları, artan borçları, günden güne devleşen transfer rakamlarıyla mevcut dernekler kanunu çerçevesinde uzun süre daha yönetilebilmesi mümkün değildir. Bu kadar açık, bu kadar net. Bazılarınızın aklından, 'Devletsiniz işte, ne bekliyorsunuz, kulüpler kanunu çıkarın, dernekler kanunu ile yönetilmeyelim' diye geçebilir. Benim parlamentoda 3. dönemim. Şunu gördüm, özellikle spor söz konusu olduğunda dinamik bir kamuoyu var. Birinin iyi dediğine, bir başkası çok rahat bir şekilde kötü ya da yanlış diyebiliyor. O nedenle spor camiasına kanun yapmak ve dayatmak doğru değil. Sporun yasasını spor camiasıyla birlikte yapmak lazım.
TFF, bu kanunun yazım ve hazırlık sürecinde taleplerini netleştirerek, ortaya koymakla yükümlüdür. Keza diğer spor federasyonlarımız ve katkı sağlayacak kulüplerimizin tamamı da katkılarını ortaya koymak durumundadırlar. Ondan sonra biz iktidarıyla, muhalefetiyle bir araya gelelim, kendi aramızda oluşturacağımız çalışma grubuyla mali disiplininden, spor sahalarındaki müsabakaların iltizamına kadar, transfer süreçlerinden borçlanma politikalarına kadar, UEFA'nın ve FIFA'nın şart koştuğu gerekleri yerine getirebilelim. Biz hazırız. Başta TFF olmak üzere tüm paydaşlarımızdan adımları bekliyoruz.''
"Sportif sorunlar spor adamları tarafından çözülmeli"
Bakanlığın, sporda yaşanan sorunlara müdahil olup olmayacağı yönündeki soruya ise Kılıç, şu yanıtı verdi:
''İşinize geldiği zaman futbolun özerkliğine vurgu yapan sizsiniz. Ama böyle konular gündeme geldiğinde Bakanlığın müdahil olmasını isteyen de sizsiniz. İkisi bir arada olmaz. Futbol özerkse, futbolun özerk konumu Türkiye'deki camia tarafından benimsenmişse, o zaman herkesin futbolun özerk yapı içerisinde kendi sorunlarını çözebilmesi için buna alışması lazım. Kanun çıkması gerekiyorsa, sektörü diğer bakanlıklarla kontak halinde düzenlemek gerekiyorsa, elbette ki devlet ve hükümet kurumları her zeminde devrede olacaktır. Ama gündelik sorunlara, kulüplerle federasyon arasındaki sorunlara bakanlığın neşter atmasını beklemek adalet duygusunu ortadan kaldırır. Kulüpler arasındaki sportif sorunlar politik sorunlar haline gelir. Konuların çözümü iyice imkansız hale gelir. Bu ikisini birbirinden ayırmamız lazım. Sportif sorunların spor adamları tarafından spor zemininde çözümlenmesi lazım. Böyle olmazsa çok bilinmeyenli denklem halini alır.''