Sorunlar kazındığında altından kayıt dışı çıkıyor
'Çağdaş Vergilemede Kayıt Dışı Engeli ve Muhasebe Mesleğine Etkileri' konulu panelde A'dan Z'ye kayıt dışı sorunu masaya yatırılırken, ülkenin her türlü detay sorunu kazındığında, altından kayıt dışının çıktığına vurgu yapıldı.
2013.03.29 09:19 - Son Güncellenme: 2013.03.29 09:20 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Şenyüz, Vergi Başmüfettişi Mustafa Dündar, Uludağ Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Gerçek, Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Biyan ve BSMMMO Başkanı Mesut Topcu'nun sunumunda, 'Çağdaş Vergilemede Kayıt Dışı Engeli ve Muhasebe Mesleğine Etkileri' konulu panel düzenlendi. Meslek mensuplarının yoğun katılımıyla BSMMMO'nun BAOB Yerleşkesi'ndeki hizmet binasında düzenlenen panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Doğan Şenyüz, kayıt dışı ekonominin hayatımızın bir parçası olduğunu söyledi. Türkiye gibi ülkelerde kayıt dışının fazla olmasını yapısal sebeplere bağlayan Prof. Dr. Şenyüz, "Kayıt dışının en etkili olduğu iki temel alan var. Bu alanlardan biri vergi, diğeri ise istihdam" diyerek sözü, panelin ilk sunumunu gerçekleştirmek üzere Doç. Dr. Adnan Gerçek'e bıraktı.
MÜKELLEF HAKLARI BİLDİRGESİ
'Çağdaş Vergilemede Mükellefi Korumaya Yönelik Beklentiler' konulu sunumunu gerçekleştirmek üzere söz alan Uludağ Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Gerçek, Türkiye'de mükellefin korunması ile ilgili beklentilerden bahsederek, "Mükellefin korunmasına yönelik esas güvenceyi Anayasa sağlamaktadır. Yeni Anayasa çalışmaları sonucunda vergilemeyi düzenleyen maddede büyük ihtimalle belediyelere yetki devri ile ilgili hükme yer verilecektir" dedi. OECD ülkelerinde olduğu gibi, mükellef haklarının VUK'da ayrı bir bölüm şeklinde düzenlenmesi gerektiğini de dile getiren Doç. Dr. Adnan Gerçek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca, mükellef haklarının ayrıntılı bir şekilde açıklanması için çağdaş ülkelerde olduğu gibi gerçek bir 'Mükellef Hakları Bildirgesi'nin hazırlanması ve yayınlanması önem taşımaktadır."
BÜTÇE İKİ ŞEKİLDE FİNANSE EDİLİYOR
Panelin devamında sözü, 'Kayıt Dışı ile Mücadelede Çağdaş Vergi Güvenlik Önlemleri' konulu sunumunu gerçekleştirmek üzere, Vergi Başmüfettişi Mustafa Dündar aldı. Devlet açısından bakıldığında vergiyi bütçenin finansmanı olarak tanımlayan Vergi Başmüfettişi Dündar, "Maliye Bakanlığı anlayışında, bütçe iki şekilde finanse edilebilir. Birincisi vergi gelirleri, ikincisi ise giderlerdir. Bizim bütçe hesaplarımıza göre, tahsil ettiklerimiz gelir, tahsil ettiğimiz vergilerden iade ettiklerimiz ise giderdir. Ülkemizin yıllardan beri temel amacı, bütçe gelirlerinin daha az açık vermesi ya da mümkünse denkliğinin sağlanması üzerine kurulmuştur. Bu çerçevede bakıldığı zaman ülkemizde, vergi güvenlik önlemlerinin gelir arttırıcı ya da gider azaltıcı olmasına özen gösterilmiştir" diye konuştu.
YAZILI AKİTTEN KAÇINILIYOR
Ülkemizde vergi sisteminin beyan usulüne dayandığını da vurgulayan Mustafa Dündar, kayıt dışı ile ilgili en büyük problemlerden birinin Damga Vergisi olduğunu savundu. Yazılı akit yapılması gereken durumlarda sırf Damga Vergisi ödememek için kişilerin, yazılı akit yapmaktan kaçındıklarını iddia eden Dündar, "Bizim ülkemizde, Damga Vergisi gibi bir verginin, tek nüshadan alınabilir bir hale getirilip, bunun bir vergi güvenlik önlem aracı olarak kullanılmasında yarar bulunmaktadır" dedi. Türkiye'de vergi güvenlik önlemlerinin zayıf kalmasının nedenini, vergi afları ve gönüllü beyan uygulamalarına bağlayan Dündar, sunumunu şu sözlerle tamamladı: "Siz ne kadar güvenlik önlemi getirirseniz getirin, çıkarılan bir af ve idarenin uyguladığı gönüllü beyan sistemi, getirilen vergi güvenlik önlemini maalesef ortadan kaldırıyor. Ya da etkisiz hale getiriyor."
VERGİLEMEDE İSPAT VE DELİL
Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Biyan ise 'Vergilemede İspat ve Delil' konulu sunumunda, vergiyi doğuran olayın gerçekliğinin, yemin hariç her türlü delil ile ispatlanabileceğini kaydetti. "'Vallahi billahi ben vergi kaçırmadım' deme gibi bir şansımız yok. Yemin dışında her şeyi ispat aracı olarak kullanabilirsiniz" diyen Yrd. Doç. Dr. Özgür Biyan, ispat yükünün kimde olduğu ve susma hakkı konularında da paneli dinleyenlere bilgi verdi. Yrd. Doç. Dr. Biyan, sunumunun devamında, ispat konusunda şu önemli bilgiyi aktardı: "Hayatın olağan akışı içerisinde olması gerekenin dışına çıkıyor ya da bunu söylüyorsanız, bunu ispat etmeniz gerekmektedir."
NEDEN ES GEÇİLİYOR?
Prof. Dr. Doğan Şenyüz'ün oturum başkanlığında gerçekleşen panelin son konuşmacısı ise BSMMMO Başkanı Mesut Topcu'ydu. 'Kayıt Dışılığın Muhasebe Mesleğine Etkileri' konulu sunumunu gerçekleştirmek üzere söz alan Mesut Topcu, ülkenin ve mesleğin ana sorununun kayıt dışı ekonomi olduğunu belirterek, "Her türlü detay sorunumuzu kazıdığımızda, altından kayıt dışının çıktığını göreceksiniz. Türkiye'de kayıt dışı sorunundan en fazla etkilenen meslek gurubu ise muhasebecilerdir" dedi. Kayıt dışının, Türkiye'yi yolsuzluk batağına sokan bir olgu olduğunun da altını çizen Mesut Topcu, sorunun çözümü noktasında Türkiye'nin şu soruları açık yüreklilikle kendisine sorması gerektiğini bildirdi: "Türkiye'nin suç ekonomisinden elde edilen paralara gereksinimi var mı? Türkiye cari açığını ve gelir dağılımı adaletsizliğini kayıt dışı ekonomi ile mi tolere ediyor? Türkiye'de siyaset, hangi ölçüde devlet ihaleleriyle özelleştirme işlerinden finanse ediliyor? Siyasilerin sebepsiz zenginleşmeleri, Türkiye'de neden bir sorun teşkil etmiyor? Ve kayıt dışılık neden es geçiliyor?"
İTİBARSIZ MALİ TABLOLAR (!)
Kayıt dışı sorununun meslek üzerindeki etkisinden bahsederek sunumuna devam eden BSMMMO Başkanı Topcu, "Kayıt dışılık sıradan bir vatandaşı bir kere, meslek mensubunu ise iki kere vurur" diyerek, şunları dile getirdi: "Ekonominin tam göbeğinde yer alıp da ekonomiye tam anlamıyla nüfus edememek gibi bir çelişkinin içindeyiz. Biz ekonominin sadece bize ulaştırılan ya da bizim bilmemiz uygun görülen kısmına nüfus edebiliyoruz. Hal böyle olunca, işletmelerin gerçek durumunu anlama ve kavrama ihtimalimiz de maalesef ki yok." İşverenlerin muhasebecilerine, 'Ben ne kadar vergi ödeyeceğim?' diye sorduğunu dile getiren Topcu, şöyle konuştu: "Muhasebecisinden bunun dışında bir beklentisi yok maalesef. Muhasebeyi işletmesinin bir fonksiyonu olarak değil de kendisini soymaya çalışan bir mekanizma, muhasebeciyi de devletin adamı olarak görüyor. Bu nedenle, muhasebeciden bilgilerini de belgelerini de saklıyor. Eksik bilgi ve belgelerle üretilen verilerle, eksik ve yanlış mali tablolar üretiliyor. Bu nedenle, bizim ürettiğimiz verilere de başta işveren itibar etmiyor. Büyük emeklerle ürettiğimiz bu itibarsız mali tablolar(!), işletmeleri yönlendirme gücümüzü de elimizden alıyor."
DURUMUMUZ ARZUHALCİDEN HALLİCE
Sunumunda, "Sadece yasal zorunlulukları yerine getirmek için aracı konumda olan bir meslek gurubunun durumu da tabiri caizse arzuhalciden hallice oluyor tabii ki" diyen BSMMMO Başkanı, kayıt dışılık var olduğu sürece, mesleklerini dünya standartlarında yapabilme olanaklarının olmadığını dile getirerek, "Bu durumda, mesleki bağımsızlıktan söz etmemiz de olası değildir. Bizim esas sorunumuz, kayıt dışı ekonominin ta kendisidir. Mücadelemizi bu stratejiye oturtarak yürütmemiz gerekiyor. Kayıt dışını ortadan kaldırarak, mesleği gerçek işlevine kavuşturmalı ve mesleği yasa zoruyla ihtiyaç duyulan bir meslek olmaktan çıkarmalıyız" şeklinde konuştu. BAOB Yerleşkesi'ndeki etkinlik, düzenlenen plaket töreni ile sona erdi.