SONY'NİN OSCAR TOYLUĞU
Kerem Akça, Sony Pictures'ın yanlış Oscar stratejisi sebebiyle amacına ulaşamayan üç filmi ele aldı.
2011.05.23 19:11 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Magazin - HABER MERKEZİ
Ülkemizde bu ay içinde vizyona girmeden DVD'leri çıkan "Aşka Şans Ver", "Burlesque" ve "Nerden Biliyorsun?", Sony Pictures'ın 2011 için Oscar yarışına hazırladığı üç esaslı atıydı. Ancak limitli Oscar sezonunda vizyona girmelerine karşın totalde sadece bir yan adaylık alabildi bunlar. Bu durum da bu 'kaliteli oyunculu' ve 'müzik', 'spor' gibi Oscar amcanın sevdiği ilgi alanlarını araya sokan projelerin Sony tarafından daha ince elenip sık dokunması konusunda bir ihtiyacı akla getirdi. Zira artık Fox Searchlight ve Weinstein Company gibi stüdyoların altındaki bağımsız şirketler yarışı domine ediyor. Sony de kendisine ait alt şirket Sony Pictures Classics'i yabancı film kategorisinin yanında ana dallarda da bir pazarlama planlaması için kullanmak zorunda değil mi sizce de?
Kuşkusuz ABD'de belli bir Oscar konusunda belli bir pazarın ya da sektörleşmenin oluştuğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle "Çarpışma"nın ("Crash", 2004) Oscar heykelciğine uzanması sonrasında bu pazarlama güdüsünün daha bir bağımsız şirketler odaklı hale geldiği ortada. Bu sebeple Fox Searchlight, Paramount Vantage ve Weinstein Company'nin arasında çetin bir yarış geçiyor son yıllarda. Ancak ilginç bir şekilde Sony de rekabete soktuğu filmlerden ya gerçek bir başarısızlık, ya da yan dallarda 1-2 adaylık alabiliyor. Şirketin bu konuda didinmesi ise esas araştırılması gereken nokta. Zira yapılanlar boş bir uğraş haline gelmiyor mu o zaman?
Sony Pictures Classics, ana kategoriler için de çatı şirket haline getirilmeli
2010'da limitli Oscar ayı olan aralıkta vizyona giren "Burlesque", "Nerden Biliyorsun?" ("How do You Know", 2010) ve "Aşka Şans Ver" ("Country Strong", 2010) bu konuda bu sezonun başarısızlık abideleri. Aslında Oscar amcanın sevdiği düşünülen alanlardan seslenmeleri proje aşamasında bunları 'doğru' yapıyor. Zira birincisi bir sahne müzikali, ikincisi sporla bağ kuran felsefik bir romantik-komedi, üçüncüsü ise müzikle haşır neşir hüzünlü bir aşk filmi.
Ancak Sony'nin Sony Pictures Classics ile her yıl 'Yabancı Dilde En İyi Film' kategorisinde aday ve ödül çıkartma güdüsüyle yaptığını ana dallara da uyarlaması şart. Bunun için de böylesi filmleri o taban altında yoğunlaştırması veya başka bir alt şirket kurması gerekiyor kanımca. Zira her üç proje üzerinde göz gezdirdiğimizde bu durum daha iyi ortaya çıkıyor.
"Nerden Biliyorsun", amacına ulaşamayan boş bir romantik-komedi
"Nerden Biliyorsun?", Nancy Meyers ekolünden felsefik romantik-komedi yapmak için yola çıkmış belki. Ancak beyzbolcu bir kadın karakterin aşklarını anlatma doğrultusundaki olay örgüsünün, 'çapkın sporcu' ile 'masum iş adamı' arasında var edilen klişe bir noktaya saplanması düşündürücü. Üstelik başrol için seçilen Reese Witherspoon'un o portreye uygunsuzluğu da bu konuda inandırıcılık sıkıntısı doğurmuş.
Sanki bu 'spor olsa yırtarız' görüşü projeye esas dem vuran konu olmuş. Çünkü Witherspoon'da bir erkeksilik olmadığından "Kör Nokta" ("The Blind Side", 2009) etkisi yaratamamış. Üstüne üstlük 'dramatik' bir açılıma ilerlenip ciddi de durulamamış. Bu noktada James L. Brooks'un "Benden Bu Kadar"dan ("As Good as it Gets", 1997) beri kendini TV piyasasına vermesi de tonlama güdüsünü ve oyuncu yönetimi becerisini düşürmüş. Lafın özü "Nerden Biliyorsun?", amacından şaşarak birkaç eğlenceli ana saplanan boş bir romantik-komediye dönüşmüş.
"Aşka Şans Ver", "Çılgın Kalp"in ekmeğinden yiyememiş
"Aşka Şans Ver" ise eski kuşak bir müzisyen ile yeni yetme bir müzisyenin soyut aşkına odaklanırken müzik dünyasıyla ilgili tespitler yapan ilginç bir hikayeye sahip. Ancak o da Gwyneth Paltrow'un yamacına ulaşabilen bir oyuncudan bile güç alamıyor. Böylelikle sadece 'şarkı' kategorisinde adaylık çıkarmış. Shana Feste ilk filminde sinemaskop oranında faaliyet gösterip sinematografik anlamda belli sonuçlar alsa da, senaryodaki becerisini yönetmenlikle birleştirememiş.
Aşk konusunda samimiyet aşılanıyor belki ama dramatik omurgasızlık ve görsel yetersizlik projeye dem vurmuş. Böylelikle yeni bir "Çılgın Kalp" ("Crazy Heart", 2009) yaratma çabası yarı yolda kalmış. Ama tabii o filmin ev videosu kalitesindeki bir 'özel ilgili filmi' olmasına karşın iki Oscar'a uzanması, belli ki burada 'işler kolaylaştı'nın karşılığını bulmuş. Bu sebeple de Feste'nin filminin hakkını yememek lazım. Kariyerinin en iyi performanslarından birini veren ve kabuk değiştiren karakteriyle etki bırakan Paltrow'a da bir adaylık getirmesi sürpriz olmazdı zira.
Proje üretiminin ardından konumlandırma konusunda sıkıntıları var
Cher ve Christina Aguilera'lı "Burlesque" ise klasik tavrı ve müzikalin arka plana itilmesi sebebiyle dışarıda kalmış gibi. Zaten geçen sene de Sony "Nine"dan (2009) aynı sebeple hayal kırıklığı yaşamıştı. "Julie ve Julia" ("Julie & Julia", 2009), "Sınır Tanımayan" ("Nowhere Boy", 2010), "Tek Başına Bir Adam" ("A Single Man", 2009), "Genç Victoria" ("The Young Victoria", 2009) gibi birer ikişer adaylıklı ya da ödüllü eserleri var. Ancak genelde yan dallarda faaliyet göstermeleri sebebiyle önemsenmeyen filmler bunlar.
Bunu garipsemek lazım mı onu bilemeyeceğiz. Ancak şirket, bu eserler için Oscar heykelciği babında büyük beklentiyle yola çıkıyor. Ne hikmetse ya pazarlama stratejilerinde ya da film kalitesinde tökezliyor. Bu sebeple Sony'nin bir iç bakım yapmasını öneririz. Yoksa önemli oyunculu projeler boşa gitmeyi sürdürecek.
Bu konuda eylül ayında Toronto Film Festivali'nden başlayan Oscar sezonunun şubata kadar uzanan sürecinde doğru bir strateji izlenmeli. Yoksa Sony Pictures Classics ile 'yabancı film' kategorisine yüklenmek, Amerikan filmleri noktasında ancak yan dallarda rekabetçilik getirebiliyor. Bu da yeterli mi onu bilemeyeceğiz. Bu sebeple ya Sony Pictures Classics'i bu alana da kaydırmak ya da başka bir bağımsız alt şirket açmak ana çözüm olacaktır.
HABERTÜRK