Şizofrenin tedavisinde büyük yanlış
İngiltere'de şizofren konusunda yapılan bir araştırmada hastalara uygulanan tedavinin etkisiz olduğunu ortaya çıkardı.
2014.01.03 16:06 - Son Güncellenme: 2014.01.03 16:06 - Sağlık - HABER MERKEZİ
İngiltere'de şizofren konusunda yapılan bir araştırmada hastalara uygulanan konuşma terapisinin halüsinasyon ve sanrılar üzerinde hedeflenen etkiyi yapmanın çok gerisinde kaldığı belirlendi.
Hertfordshire Üniversitesi'nden bir ekip bu sonuca Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) olarak bilinen tedavinin uygulanmasıyla ilgili 50 çalışmayı analiz ederek vardı.
BBC'nin haberine göre araştırmada, Bilimsel Davranışçı Terapisi'nin (BDT) tedavi etkisinin çok düşük olduğu sonucuna varıldı. Birçok ülkede şizofreni semptomları sergileyen hastalar için önerilen tedaviler arasında. Şizofreni dünya çapında her yüz kişiden birini etkileyen ciddi zihinsel hastalıklardan biri. Hastalığın genel olarak rastlanan semptomları arasında halüsinasyon ve sanrılar görmek ve motivasyon eksikliği de var.
İlaç desteği almak şart
İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Enstitüsü şizofreni semptomları gösteren kişiler için konuşma terapisi ile anti-psikotik ilaçların beraber kullanılmasını öneriyor. 20 yıl boyunca yapılan 52 çalışmanın şizofreni tedavisinde konuşma terapisinin etkisi konusundaki araştırmanın sonuçları British Journal of Psychiatry dergisinde yayımlandı. Çalışmaya göre, konuşma terapisi, halüsinasyon ve sanrılar üzerinde hedeflenen etkiyi yapmanın çok gerisinde kalıyor. Ancak araştırmacılar, 'kör deneme' sonuçlarına bakıldığında bu küçük etkinin bile gözlenemez olduğunu belirtiyor.
Tedavi politikası değiştirilmeli
Hertfordshire Üniversitesi'nden bilişsel nöropsikoloji profesörü Keith Laws araştırmanın bulguları nedeniyle İngiltere hükümetinin şizofren hastaların tedavisinde BDT'yi önermesi politikasını değiştirmesi gerektiğini savunuyor. Rethink Mental Ilness adlı vakıftan Paul Jenkins ise şizofren hasta üyelerinin, konuşma terapisini hayatlarını sürdürmek için oldukça önemli bulduklarını belirtiyor. Jenkins, BDT sayesinde hastaların gördükleri halüsinasyon ve duydukları seslere karşı tepkilerini kontrol edebildiklerini de söyledi.