ŞEVKET KAZAN: ÜSLUP TARTIŞMALARI ÇOCUKÇA
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili adayı Şevket Kazan, siyasetteki üslup tartışmalarının çocukça birer davranış olduğunu söyledi. Kazan, Bursa'da ağır toplarla yarışacaklarını, Bursa'da adayların pırıl pırıl insanlar olduğunu kaydetti.
2011.04.27 11:35 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili adayı Şevket Kazan, SP Bursa İl Başkanı Selim Terzioğlu ile birlikte Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı'yı ziyaret etti. Seçim çalışmaları ile ilgili bilgi veren Şevket Kazan, "Halkımızın gerçekten yüzde 10 barajını aşma azmi var. Çünkü bu olmadan zaten meclise giremiyorsunuz. Bütün siyasi partilerden çok farklı seçim politikaları yapıldı. İnşallah bu parti yüzde 10 barajını aşacak. Ben 4 yıllık refah yol gerçeği ile ilgili bir kitap çalışması yapıyordum. Bursa'dan aday olmam istendi. Biz yıllarca Kartal'da karşı sahilin çocuğu olarak yaşadık. İnşallah Bursa'daki arkadaşlarımızın her biri pırıl pırıl insanlar. İnşallah çok hayırlı hizmetler infa edecekler" dedi.
"AĞIR TOPLARLA BURSA'DA YARIŞACAĞIZ"
Bursa'da ağır toplar ifadesi kullanıldığının altını çizen Şevket Kazan, "Turhan Tayan ile aynı hükümette görev yaptık. Çok önemli bir işbirliğimiz var. Bazen karşı karşıya bazen birlikte. Bülent Arınç çok değerli hatip kardeşimizdir. Hala öyledir. Kendisi Manisa'dan Bursa'ya görevlendirildi. Yapmış olduğu açıklamalara baktığımız zaman Manisa'da görev yapmak istediğini söylüyordu. Daha sonra sayın Başbakan'ın kendisini ikna ettiğini söyledi. Hayırlısı olsun. Bu arkadaşlarımızla birlikte seçim çalışmasına gideceğiz. Burada önemli olan Türkiye'nin hem ekonomik hem sosyal gelişiminin aynı zamanda dünya siyasetinde ayrıldıkları çizgiden farklı bir çizgide siyaset yapmalarının Türkiye açısından ve Türkiye'nin Ortadoğu'daki siyaseti açısından maalesef isabetli bir politika oluşturmadığını üzülerek müşahede ediyorum. Milli Görüş felsefesiyle uluslar arası politikada nasıl bir yol çizilmesi gerektiğini D-8'i kurarak göstermiştik. Bunu ortaya koyarken de Türkiye ile ABD'nin ilişkilerinin ne kadar tehlikeli yollara götüreceğini devamlı ifade ettik. Ortadoğu'da olup bitenler, isyan hareketleri, bütün bunların oluşumunda acaba Türkiye'nin bir rolü var mıdır? Düşünülmesi gerekiyor.
Türkiye'nin dış politikası son derece sallantılıdır. Kendi özgün iradeleri değildir. Son olarak Libya olayları bunun canlı örneğidir. Önce Libya olaylarına karşı çıkılmış, NATO destek verince buna destek verilmiştir. Her ne kadar 3-5 gemi verdik ama hiçbir zaman Libya'ya kara harekatında olmayacağız denildiği halde şu sıralarda Libya'ya kara harekatına hazırlanılmaktadır. Bu ileriyi görmemektir.
Afganistan'da olduğu gibi şimdi de Libya'ya karşı bizi kullanmak istiyorlar" diye konuştu.
"TÜRKİYE'DE AİLE VE ESNAF KAVRAMLARI BİTTİ"
"Türkiye'nin ekonomisi tamamen rant ekonomisidir" diyen Kazan, şunları söyledi; "Türkiye'nin borcu almış başlını gitmiştir. Bizim Refah-Yol zamanında uyguladığımız ekonomi politikası halen daha dillere destandır. Türkiye sosyal bakımdan bir çöküntü içerisindedir. İki nokta burada çok önemlidir. Birincisi aile konusunda Türkiye büyük bir sarsıntı geçirmektedir. Günümüzde ailede seviyeli birliktelik diye bir kavram geliştirilmiştir. Bu seviyeli birlik hiçbir hukuki bağlantısı olmayıp, toplum için büyük bir tehlike arzetmektedir. Bunun mutlaka tedbiri alınmalıdır. İkincisi sosyal yapının diğer bireyi esnaftır. Esnaf bugün kan ağlamaktadır. Bugün AVM adını verdiğimiz oluşumlar, Türkiye'nin temeli olan esnafı bitirmiştir. Esnaf halkın birebir ilişki kurması bakımından birer küçük merkezdir. Ama esnaf bitmiştir."
"ÜSLUP TARTIŞMALARI ÇOCUKÇA"
Siyasette yaşanan üslup tartışmalarına da değinen Kazan, "Erbakan hocamız ile Halk Partisi arasında bu tarz üslup tartışmaları olurdu. Bu tartışmalara horoz dövüşü benzetmesi yapılırdı. Bu tartışmaların günümüzde daha gelişmişinin yaşıyoruz. Huzur içinde geçmesi gereken seçimlerde bu tarz tartışmaları doğru bulmuyorum. Zaten Türkiye gergin bir ülke, gerginliği büsbütün germenin bir anlamı yok. Ne yapılacaksa ne edilecekse onlar anlatılmalı. Mesela en başında hala Refah-Yol zamanında yaptıklarımızı anlatıyoruz. Sayın Başbakan sen yaptıklarını daha doğrusu 2007 seçimlerinde vaat edip de yapamadıklarını anlatsın. Çünkü seçim daha önce seçilmiş olanların hesap verme günü olup, beni yeniden seçin deme günüdür. Bunlar bırakılıp da bu tarz tartışmalara girmek çocukça bir davranıştır. Halbuki Türkiye'nin siyasetini götürüyorsunuz. Bizi ilgilendirmez ama dolayısıyla seçim çalışmalarında hasımlarımızın eksiklerini anlatıp, açıklarını ortaya koymamız lazım" şeklinde konuştu.
"BAŞBAKAN TÜRKİYE'NİN DOĞUSUNU BOŞALTACAK"
Başbakan İstanbul'da iki tane şehir ilave edeceğini dile getiren Şevket Kazan, "Bunu diyen kişi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken İstanbul'a girişler vizeye bağlansın diyen adamdır. Bu şehirlere nüfusu nereden bulacaksın? Türkiye'nin doğusundan. Sen Türkiye'nin doğusunu boşaltıyorsun. Sana bu politikaları kim tavsiye ediyor. Bunu sen kendin mi düşünüyorsun yoksa Uluslar arası bir takım temasların sayesinde sana bunlar temkin mi ediliyor? Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerinden bir hayır çıkacağını tahmin etmiyorum. Burada Türkiye'nin yapacağı, ABD ile ilişkilerini kesip D-8'e sarılarak, önce bunu D-20, ardından D-60'a çıkarmaktır. Kendimize, özümüze dönmeliyiz. Erbakan Hocamızın bize gösterdiği yol budur" diye konuştu.