Sena Kaleli tarihi Mudanya evlerine sahip çıkıyor

Sena Kaleli tarihi Mudanya evlerine sahip çıkıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Sena Kaleli, 300 ailenin hak sahibi konumunda olmasına rağmen "Kıyı Kanunu" gerekçe gösterilerek hazine tarafından el konulan ve yıkma kararı alınan tarihi Mudanya Evleri'ni, mülkiyet hakkına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Meclis gündemine taşıdı.

2013.02.25 13:54 - Son Güncellenme: 2013.02.25 13:54 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Sena Kaleli tarihi Mudanya evlerine sahip çıkıyor

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, İstanbul Boğazı'ndaki yalıların özel bir düzenlemeyle korunmasına karşın, büyük çoğunluğu 100 yaşından büyük tarihi Mudanya evlerinin yıkılmasına tepki vermek amacıyla soru önergesi hazırladı.

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, 300'e yakın ailenin hak sahibi olmasına rağmen "Kıyı Kanunu" gerekçesiyle hazine tarafından el konulan ve tapuları iptal edilen Mudanya Evleri'nin yıkım kararına tepki gösterdi.

Mudanya Evleri'nin sit alanı içinde olduğunu ve önemli bir bölümünün de tarihi eser olarak tescil edildiğini belirten Kaleli, İstanbul Boğazı'ndaki yalıların özel bir düzenlemeyle korunmasına karşın 100 yıllık geçmişiyle tarihimize ışık tutan Mudanya Evleri'nin yıkımı konusunda iradede bulunulmasının, mülkiyet hakkına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyledi.

Kaleli, önergesinde şu ifadelere yer verdi:


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA


Aşağıda yazılı sorularımın Anayasa'nın 98 ve TBMM İçtüzüğü' nün 96. Maddesi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla.
                                                                                            Sena KALELİ

                                                                                          Bursa Milletvekili


       
         Bursa'nın Mudanya ilçesi merkez ile köylerinde birçoğu kendi malı olan, bir kısmı ise devletin çıkarttığı ihale sonucu satın alma yoluyla hak sahibi olan 300'e yakın ailenin, "Kıyı Kanunu" gerekçe gösterilerek mahkeme yoluyla tapuları iptal edilmiştir. Yıllarca özelde ya da kamuda çalışan işçi, memur, bürokrat, devletten ihale yoluyla almış olduğu tarihi evleri bütün birikimlerini harcayarak onarımdan geçirip oturacak hale getirmiş, ancak mahkeme yoluyla hiçbir bedel ödenmeden evleri ellerinden alınmıştır. Bu hak sahiplerinden birçoğu, İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptıkları başvuru sonucu tazminat hakkı kazanmasına rağmen davanın yenilenmesi ve mülkiyet hakkının teslimi için ülkemizde dava açmış, ancak davalar reddedilmiştir. Kaldı ki binaların tümü sit alanı içinde olup, önemli bir bölümü de tarihi eser olarak tescillidir. Ancak bütün bunlar göz ardı edilmiş Hazine, bu evlere kıyı kanunu gereği yıkmak üzere el koymuştur. İstanbul Boğazı'ndaki yalıların özel bir düzenlemeyle korunmasına karşın büyük çoğunluğu 100 yaşından büyük tarihi Mudanya evlerinin yıkılması konusunda iradede bulunulması mülkiyet hakkına da, Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırıdır. Bu durum hak ve hukuka uygun olmayan büyük bir mağduriyet yaratmaktadır. Konuyla ilgili yargı süreci de devam etmektedir. Bu bağlamda;

1- Kıyı kanunu çıkmadan yapılmış olan ve çoğu devlet tarafından ihale yoluyla satılmış evlere, kıyı kanunu çıktıktan sonra bedelsiz olarak Hazine tarafından el konulmasının hak, adalet ve vicdanla bağdaşır yanı var mıdır?

2-Devletin ihaleyle satış yaptığı evleri, daha sonra çıkarttığı kanuna dayanarak tekrar bedelsiz olarak alması işleminin yani ileriye dönük planlama eksikliğinin sorumluluğunun vatandaşa çıkarıldığı bir ülkede hukuktan söz etmek mümkün müdür?

3-Tümü sit alanı içinde olan ve önemli bir bölümü da tarihi eser olarak tescillenmiş bulunan bu yapıların yıkımı konusunda ilgili kurullar ve bakanlıklarla görüş alışverişinde bulunulmuş mudur? Yıkım kararıyla ilgili son aşama nedir?
4-Basında da yer aldığı üzere bakanlığınızca hazırlanmakta olan "Yapı Denetimi Kanunu'nun yeni baştan yazılması" içerikli torba kanun tasarısı içerisine "Kıyı Kanunu" çıkmadan çok önce yapılmış tarihi evlerin tapularının hak sahiplerine verilmesiyle ilgili bir düzenleme eklenecek midir?

5-Orman vasfını yitirmiş araziler üzerindeki evler sahiplerine verilirken, yıllardır mahkemelerde hakkını arayan ve ellerinde devletin tapusu bulunan insanların yaşadığı bu mağduriyetin giderilmesine yönelik bir çabanız olacak mıdır?

6-Tarihi eser olan bu yapıların koruma altına alınıp, güçlendirilerek gelecek kuşaklara miras bırakılması yerine, yıkma ve yeniden yapma anlayışının hakim olduğu bir ülkede tarihsel ve kültürel mirasa saygıdan söz etmek mümkün müdür?

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2013.02.25 13:54 - Son Güncellenme: 2013.02.25 13:54 - HABER MERKEZİ
A