"Seks ve Ceza"

"Seks ve Ceza"

Erotizm, haz, oral seks, eşcinsellik, hayvanlarla ilişki, ensest, mastürbasyon, iktidarsızlık; suçlar, günahlar... Seks 'suçları' ve karşılığındaki cezalar tarih boyunca epey değişim geçirmiş. ABD'li hukukçu ve gazeteci Eric Berkowitz, 'Seks ve Ceza' adlı kitabında bu 'renkli' tarihi anlatıyor.

2013.05.04 09:30 - Son Güncellenme: 2013.05.04 09:31 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
"Seks ve Ceza"

 

Yer; vaktiyle bir İngiliz sömürgesi olan Güney Afrika'daki küçük bir devlet; Rodezya (şimdiki adıyla Zimbabve)... Yıl; 1956... Kocasıyla ilişkisi iyi gitmeyen bir kadın yerel mahkemeye başvurmuştu. Hem kocasında hem de kendisinde bulunan zührevi hastalığı kocasından kaptığını, kendisinin asla sadakatsizlik yapmadığını söylüyordu. Adam bir kere kadını bıçaklamakla ve büyü yapmakla tehdit etmişti üstelik... Fakat bütün bunlar mahkemenin umurunda sayılmazdı. İşin ciddiyete binmesini sağlayan gelişme, kadının bir sabah uyandığında memelerini kocasının ağzında bulmasıyla başladı. Kocasının büyü tehdidi aklına geldi ve tekrar mahkemeye koştu.

Hâkimin sorusu şöyleydi; "Karınızın memesini emerken ne düşünüyordunuz?" Adam karısını sevdiği için bunu yaptığını söyledi. İnandırıcı bir savunma değildi, bu işte bir gariplik vardı ve hâkim ortada büyü olduğundan kuşkulanıp kadını en azından mahkeme bitene kadar kocasından ayırdı. Zira hâkime göre bir kadının memelerini emmek, yetişkinin rolüyle çocuğun rolünü birbirine karıştırmak demekti...

Hikâyeyi okurken belki de gülümsediniz. Fakat gülümserken en azından şunu bilmek iyi olabilir; seks ve hukuk meselesinde 'ilkel' ve 'modern' görüşler arasında sınırları keskin farklar yok ve 'cinsel suçlar' öyle ya da böyle hep mahkeme müdahalesini gerektirecek kadar önemli olmuş.

Meselenin köklerinde bugün artık basitleşmiş ahlaki gerekliliklerden çok daha fazlası yatıyor. Zira doğanın kanunlarının fazlasıyla gizemli olduğu eski zamanlarda seks, yeryüzü ve gökyüzü olaylarının devamını sağlayan temel kuvvetlerden biri olarak görülürdü. Bu, daha sonraki zamanlarda ailenin devamını; erkeğin, kadının sahibi olduğu düzenin sürmesini sağlayan bir gerekliliğe dönüşecekti. Bütün bu zamanlar boyunca cinsel davranışların vebali bütün toplumun üzerineydi ve kurallardan en ufak sapmalar en ağır biçimde cezalandırılırdı.
İnsanlık tarihine bakmak için eğlenceli bir açı; cinsellik kültürü ve cezalar. Bugünlerde piyasaya çıkan 'Seks ve Ceza' adlı kitabın konusu bu. Kolektif Yayınları'ndan çıkan, ABD'li hukukçu ve gazeteci Eric Berkowitz'in yazdığı kitap âdet korkusundan rahibe fahişelere, mastürbasyondan keçi seviciliğine uzanan pek çok konuya el atıyor. Bu 'renkli' uzun hikâyeden bazı başlıklar aktaralım.

ENSEST; EN GÜÇLÜ TABU
Uzmanlar tarihte cinsel suçlarla ilgili yasalara kaynaklık eden ilk ve halen varlığını sürdüren en büyük tabunun ensest olduğunu düşünüyor. Ünlü antropolog Calude Levi-Strauss'a göre ensest tabusu, evrensel kültürün temel bir unsuruydu.
Fakat bu en güçlü tabunun bile evrensel bir kural değil de kültürel bir tercih olduğunu gösteren örnekler var. MÖ 30 yılında Romalılar Mısır'ı işgal ettiklerinde kız kardeşlerin genellikle erkek kardeşleriyle ya da babalarıyla evlendiklerini gördüler. Romalılar'ın, Mısır'da yaygın olan bu geleneği ortadan kaldırmak için üç yüz yıl uğraşmaları gerekti.

HAYVANLARLA İLİŞKİ
MÖ 1000 dolaylarında hayvanlarla cinsel ilişki, hayvana ve koşullara bağlı olarak hem lütuf hem de cezaydı. Arazilerdeki sınır işaretlerine zarar veren bir adam, karısı ve çocuklarına eşek tarafından tecavüz edilmesiyle cezalandırılırdı. Doğurganlıklarıyla bilinen keçilerle cinsel ilişkiye girmekse ilahi bir adanmışlığın göstergesiydi. Kadınların tapınaklarda özel olarak eğitilmiş hayvanlarla çiftleşerek keçi tanrıya tapındığı törenler yapılırdı.
Hititler'de inekler, koyunlar ve köpeklerle ilişkiye giren bir adam ölümle cezalandırılırdı. 'Cinsel uyarılma' sonucu bir insanın 'üzerine atlayan' bir öküzün de cezası aynıydı... 

ERKEK İKTİDARSIZSA
Farklı zamanlarda ve kültürlerde çiftlerin evlenmeden önce 'deneme sürüşleri' yapması yaygın geleneklerden biriydi. Bu denemelerde erkeğin iktidarsızlığı saptandığında evlilik bitebiliyor, kadın başka biriyle evlenebiliyordu. Mahkemeler erkeğin uyarılma kapasitesini anlamak için fahişelerden yardım alıyordu. 13. yüzyılda İngiltere'deki bir mahkemeden bir fahişenin tanıklığı; "Çıplak göğüslerimi gösterdim ve söz konusu ateşi ellerimle körükledim. O sıra boyunca penis ne uzayıp ne de kısalarak 8 santim civarında kaldı." Karar: Adam genç bir kızla evlenerek onu söz verdiği gibi tatmin edemediği için lanetlendi.
Eğer erkek, fahişelerin testinden başarıyla geçseydi ne olurdu? Yanıtı kadın için hayırlı değil; karabüyüden şüphelenilirdi ve 'tövbe' niyetine kadına 7 yıllık seksten mahrumiyet cezası verilirdi. Bu tür uygulamalar 19. yüzyıla kadar çeşitli biçimlerde sürdü.

LEZBİYENLİK 'PROBLEMİ'
Tarih boyunca 'seks suçları'nın altında yatan neden, ailenin ve toplumun devamını sağlayacak ilişki biçimlerinin zarar görmesi üzerine kuruluydu. Bu özellikle Yahudiliğin ortaya çıkmasıyla keskinleşip yayıldı ve günümüze kadar geldi. Eşcinsellik, anal ilişki, oral seks... Çocuk yapmaya yaramayan her şeyin yasak olduğu bir kültür...
Lezbiyenlikle ilgili ilk yasa 1270'de Fransa'da çıkarıldı. Bu 'suçun' cezası eşcinsel erkeklerinkiyle aynıydı; organları kaybetmek. Fakat söz konusu kadınlar olunca iş biraz zorlaşıyordu; ilişki nasıl saptanacaktı ve hangi organ kaybedilecekti? Doğumu sağlayan mı zevki veren mi? Ceza gerektiren sınır çoğu kez yapay penis kullanımının ötesine geçmedi. 15. yüzyılda İtalya'da, Fransa'da ya da İngiltere'de yapay penis kullanıp bir kadınla seviştiği için bir kazığa bağlanarak ölüme terk edilen vakalara rastlanıyordu.

MASTÜRBASYON KORKUSU
18. yüzyılda dinin etkisini yitirmesi bazen tuhaf hallere bürünüyordu. Bu tuhaflıklardan biri mastürbasyon korkusunun yaygınlaşmasıydı. Meni, korunası ve idareli kullanılması gereken bir yaşam kaynağıydı.
Almanya'da özellikle öğrencilerin mastürbasyon yapmasında artış yaşanmasıyla birlikte bir tür mastürbasyonla mücadele dernekleri çıkmıştı. Kasıklarını ağaca sürten, at sırtında kendilerini uyaran ya da sınıfta ellerini pantolonlarının içine götüren öğrencileri tespit ediyorlardı. Alışkanlığından vazgeçemeyen gencin cezası akıl hastanesiydi. ABD'de 1. Dünya Savaşı'na kadar süren bu korkuya karşı penise bazen elektrik şoku uygulanıyor, bazen demir halkalar dikiliyordu.

AKŞAM

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2013.05.04 09:30 - Son Güncellenme: 2013.05.04 09:31 - HABER MERKEZİ
A