Şehir planlanırken meteoroloji bilimi yok mu sayılıyor? (ÖZEL HABER)

Şehir planlanırken meteoroloji bilimi yok mu sayılıyor? (ÖZEL HABER)

Meteoroloji Mühendisleri Bursa İl Temsilcisi Feryal Biçkici, şehir planlaması yapılırken meteoroloji biliminin yok sayıldığını belirterek, doğada küçük bir tahribatın domino taşları gibi her şeyi devirdiğini ifade etti.

2022.06.24 10:19 - Son Güncellenme: 2022.06.24 10:41 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Şehir planlanırken meteoroloji bilimi yok mu sayılıyor? (ÖZEL HABER)
14:11 Şehir planlanırken meteoroloji bilimi yok mu sayılıyor? (ÖZEL HABER)

İLGİLİ VİDEO

Şehir planlanırken meteoroloji bilimi yok mu sayılıyor? (ÖZEL HABER)

GÜLİN ÖZDEMİR - ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN

Meteoroloji Mühendisleri Bursa İl Temsilcisi Feryal Biçkici, iklim değişikliği ve Bursa'nın su potansiyeliyle ilgili Bursada Bugün'e açıklamalarda bulundu. İklim değişikliğinin günah keçisi ilan edildiğine değinen Biçkici, "Bilimsel olmayan yöntemlerle, apart apart yapan işlemlerin olumsuz sonuçlarıyla mücadele ederken diğer yandan hem ekonomik olarak hem toplum olarak yok edilmeye gidiyoruz. Planlama ve denetim çok önemli konu başlıklarıdır fakat bunların yanında çok ciddi şekilde kültürel değişim yaşamamız gerekiyor. Ben merkezli değil, toplumsal olarak bir değişimden bahsediyorum. Bir çöp atmaktan bir şey olmaz diyerek attığımız çöplerle beraber sıkıntıları doğuran bizleriz. Meteoroloji insanlığın var oluşundan beri süregelen bir meslek disiplinidir. Su, enerji, hava, toprak ana elementlerinden oluşan doğayı hiçe sayıyoruz. Şehir planlaması yapılırken meteoroloji bilimini yok sayıyoruz. Sonrasında suni solunum cihazına muhtaç kalıyoruz. Pandemi döneminde meşhur olan ismiyle entübe ediyoruz" diye konuştu.

"METEOROLOJİ SADECE HAVA DURUMU SUNAN BİR MESLEK OLARAK BİLİNİYOR"

Biçkici, "İklim değişimi Çevre Bakanlığına bağlandı. Afetlerin büyük bölümü meteorolojik kaynaklıdır. Bursa'da tek meteoroloji mühendisi yok. Biz meteorolojiyi sadece hava durumu sunan meslek olarak biliyoruz. Halbuki toprak, enerji, hava, kara tüm meslek dsiplinlerinde iç içe varız. Belediyeler dahil tek bir meteoroloji mühendisi çalıştıran kurum yok. 'biz meteorolojik verileri aldık' diyenler oluyor. Alıp ne yapacaksın? Doktora gidince tahlil sonucunu alıp kendi tedavini belirleyebiliyor musun? Ya da kendi reçeteni yazabiliyor musun? Meteorolojik verilerinin alındığının söylenmesi de tıpkı böyle bir şey" ifadelerini kullandı.

"DOĞADAKİ HER TAHRİBAT DOMİNO ETKİSİ OLUŞTURUYOR"

Sanayi ve teknolojiye kesinlikle karşı olmadıklarının altını çizen Biçkici, "Doğada küçük bir tahribat domino taşları gibi her şeyi deviriyor. İnsan odaklı ve planlamadan uzak şekilde oluyor. Madenler işletilmelidir. Fakat işletildikten sonra yeniden ağaçlandırma yapmalıyız. Doğayı yeşillendirmek zorundayız. Aksi takdirde doğayı yok ediyorsunuz. Koca koca binalar yapıyorsunuz, sonra seller yaşanıyor ve nedeni araştırılıyor. Sonuç olarak ise iklim değişimine bağlanıyor. Hayır sonuç iklim değişikliği değil. Bu durumda geçmişteki yapılara ve köprülere bakın. Erzurum'daki bina ile Bursa'daki bir olamaz çünkü ilkimi aynı değil. Mudanya'da 700 yıllık Girit Evleri var. Ahşap olduğu halde hala ayaktayken betonarme evler 30 yılı doldurunca kentsel dönüşüme giriyor. Sanayi alanları oluştururken proses ve içme suyunu sağlamadan inşa ediyoruz" dedi.

"2023'TEN SONRA YENİ BARAJLARA İHTİYAÇ DUYULACAK"

Bursa'nın su potansiyeli belli diyen Biçkici, "Balıkesir, İstanbul gibi susuz olan illerden Bursa'ya su taşıma şansımız yok. Bizim sonumuzu getiren ticari sular değil. Ticari sular kullanılan suyun az bir miktarıdır. 2014'te kuraklık vardı. Üzerinden 8 yıl geçti. Projeksiyonların çok daha üstünde nüfus artışı olmuş. 2023 yılında Nilüfer ve Doğancı barajları bize yeterli olacakken sonraki yıllarda Çınarcık barajının işleme alınması gerekecek. 2040'tan itibaren ise Gölbaşı barajına ihtiyaç duyacağız. Kurak geçen yıllar oldu. Şu anki Bursa nüfusuna barajlar yüzde 100 dolu olsa dahi su yetiştirebilmek mümkün değil. Kişi başı 10 ton su tüketiyorsak 7 tona düşürmemiz gerekiyor. Biz ise aksine belediyeler ve halk olarak çim ekiyoruz. Bu çimleri de şehir şebekesinden suluyoruz. Şehir şebekelerinden sanayiye, tarım alanlarına su veriliyor. Bu kadar kullanım alanı varken suyun yetmesi mümkün mü?" şeklinde konuştu.

"HERKES İKLİM DEĞİŞİMİ UZMANI OLDU"

"Bugün deprem olunca herkes deprem uzmanı kesiliyor" diyen Biçkici, "Şimdi ise herkes iklim değişikliği uzmanı oldu. Nereden tutsak elimizde kalıyor. Bilimsel yöntemlerle bu işleri yürütmemiz gerekiyor. Bu zamana kadar yapılan yapılmış. Kentsel dönüşüm binayı sök yenisini dik şeklinde oldu. Biz etrafı yeşillendirilecek nefes alınabilir alanlar oluşturulacak diye bekliyorduk. Geçen sene 5 canımız gitti. Dere yataklarına ev yapılıyor. Taşkın oluyor ve yine iklim değişikliğine bağlanıyor. Önümüz deniz arkamız dağ. Buralara plansız bina dikiyoruz. Sonra nefes alamıyoruz diyoruz. Girit evleri gibi planlı evler dikilse nem olmayacak ve rahatça nefes alınabilecek. Yer altından çekilecek sular ne kadar sağlıklı o da araştırılmalı. Köylerden şehirlere nüfus artışını arttırmış durumdayız. Su, tarım ve gıdadan yoksun kalan kısmına dikkat çekmeliyiz. Belediye başkanı toplantı yaptı ve suyumuzun azaldığını açıkladı. Su mu azalıyor yoksa paydaş mı çoğalıyor? Bunu iyi analiz etmemiz gerekiyor" açıklamasında bulundu.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.06.24 10:19 - Son Güncellenme: 2022.06.24 10:41 - HABER MERKEZİ
A