Şef Emre İdrisoğlu:"Fast food'u bırak,anne yemeğine bak" (ÖZEL HABER)
Şef Emre İdrisoğlu, toplumun sağlıklı beslenme konusunda farkındalığının arttığını söyledi. Çiftlik balıkçılığını zehirli bir sistem olarak tanımlayan İdrisoğlu, balık pişirmenin püf noktalarını aktardı. Başarılı şef ayrıca fast food beslenmek yerine anne yemeğine dönülmesini tavsiye etti.
2019.02.06 08:41 - Son Güncellenme: 2019.02.06 08:46 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
HABERMERKEZİ/BURSADABUGÜN
Bursada Bugün TV'de Mehmet Ali Ekmekçi'nin sunduğu Sohbet Odası'nın konuğu olan Şef Emre İdrisoğlu, Görükle'ninDumlupınar Mahallesi'nde Chef Lounge isimli bir mekan açtıklarını söyledi. İnsanların sağlıklı beslenecekleri bir yeri Bursalılarla buluşturduklarını vurgulayan İdrisoğlu, her damak tadına her lezzeti sunan bir mecra ile hizmete açıldıklarını dile getirdi.
AŞÇILIK AGRESİF MESLEK
Mutfak şeflerinin kendilerini sağlıklı beslenme alanında mutlaka geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Emre İdrisoğlu, "Bu şekilde devam ederlerse işsiz kalacaklar. Her şey yapay ve endüstriyel oldu. Toplumun ortak kaygısı sağlıklı beslenmedir. İnsanlar iyi beslenemiyor. Her şey hileli ve yapay. Herkes kendisini sağlıklı beslenme üzerine güncellemeli. Aşçılık kabiliyet istiyor. Sonradan geliştirebilenler yüzde 30 civarında. Agresif bir meslek. 200 derece ocağın başında duranlar ve 300 kişilik yemeğin tenceresini taşıyanlar da var. Bir şef yaptığı yemek kadar yiyen insanların sağlığın da sorumlu" dedi.
FAST FOOD'U BIRAK, ANNE YEMEĞİNE BAK
Türk ailelerine tavsiyelerde bulunan İdrisoğlu, " Çocuklarınıza hamburger veya nugget vs götürmeyin. Yapay gıdalarla onları beslemeyin. İşlenmiş ürünleri götürmeyin. Çok basit bir menemenimiz var. Onu tercih edin. Fast food yemeyin. Biz tükettikçe, onlar üretmeye devam edecek. Fast food'a karşı evde tencereler kaynamaya devam etmeli. 50 yaş altı anneler, kendi anne ve anneannelerin tariflerini kaydetmemiş. Türk mutfağında 11 bin çeşidinde 6 bin tanesi kaybolmuş durumda. 20 dakikada ayva kebabı, soğan aşı yapılıyor. İşten çıkıp fast food alıp eve gitme süresi daha uzun. Reklamda 'anne eli değmiş' gibi diye bir anons var çünkü neredeyse annelerin eli yemeğe değmiyor" diye konuştu.
HİLELİ BALIKLAR VAR
Dünyada ilk kazanın Türkiye'de kaynadığını hatırlatan Şef Emre İdrisoğlu, "Mangal bize değil Güney Amerika'ya aittir. Mangal üstünde pişen kebaplar bizim öz kültürümüz değildir. Mutfağımız genel olarak etten oluşuyor. Günümüzde et yemeklerinin yüzde 99'u yanlış işleniyor. Ölüm katılığı atılmadan hayvanları pişirmek probiyotiklerin yok olmasına neden oluyor. 12-15 saat dinlendikten sonra etleri pişirmemiz lazım. Dondurucuya kaldırmak için de en az 12-15 saat beklemek zorundayız. Mühürleme haricinde yağda kızartma ve pişirme etteki vitaminleri öldürüyor. Balık tüketimi çok az. Selçuklulardan beri sakatatla beslenmeyi tercih ediyoruz. Doğru işlenirse karaciğerin B12'si kırmızı ete göre daha yoğun, kırmızı etin B12'si ise balığa göre daha yoğun. Kültür balıkçılığı denilen zehirli bir sistem var. O damaktaki balık anlayışını yok etti. Büyük sahtekarlıklar dönüyor. Gıda boyalı havuç yemi yedirilmiş bir turna balığını pazarda somon balığı diye sattıklarını biliyorum" dedi.
BALIK YAĞLARI ÖNEMLİ
Balığın mevsiminde tüketilmesi gerektiğini söyleyen İdrisoğlu, "En yoğun Omega 3 uskumru ve somonda var. Kızgın yağlar balıkla buluşuyor ama hiçbir fayda sağlamıyor. Balık buharla veya fırınla pişirilmeli. Mangala koyduğumuz balıktan damlayan yağlar bize yararlı olacakken uçup gidiyor. Balığın yağı çok değerli. Sadece Ege açıklarından gelen deniz ürünleri tüketilmeli" dedi