Seçil Erzan davasında flaş gelişme! Mahkeme kararını verdi
Yeniden hakim karşısına çıkan Seçil Erzan'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
2026.09.11 21:59 - Son Güncellenme: 2026.09.11 22:18 - Güncel - İHA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, Seçil Erzan hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen karara yönelik istinaf başvurularını değerlendirdi. Yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin kararında dosyaların birleşmesine ilişkin bazı bilgilere yer verilmediği ve bu durumun hükmün denetlenmesini güçleştirdiği belirtildi.
Daire, yargılama sırasında bazı usule ilişkin hükümlerin uygulanmadığına da dikkat çekti. Yapılan değerlendirmelerin ardından istinaf başvurularının kabulüne karar verilirken, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği hüküm bozuldu. Dosya, eksikliklerin giderilmesi ve yeniden değerlendirme yapılması amacıyla yerel mahkemeye gönderildi.
Seçil Erzan yeniden hakim karşısına çıktı
İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından Seçil Erzan'ın yeniden yargılanmasına başlandı. Tutuklu bulunan Erzan, bugün cezaevinden çıkarılarak duruşmanın yapılacağı İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne getirildi.
Duruşmada savunmasını yapan Seçil Erzan, yaklaşık üç yıldır devam eden yargılama sürecinde verdiği beyanların dikkate alınmadığını ileri sürdü. Daha önceki yargılamada savcılıkta verdiği ifadeler ile diğer beyanları arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle yalnızca bazı ifadelerinin esas alındığını savunan Erzan, hukuki destek konusunda da yeterince yardım alamadığını söyledi.
Erzan, savunmasında yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bazı ifadelerinin yönlendirmeler altında alındığını iddia etti. Olayların yaşandığı dönemde yoğun bir baskı içerisinde olduğunu öne süren Erzan, yaşadığı sürecin kendisi açısından ağır sonuçlara yol açtığını ifade etti.
"O gün annemin gözleri önünde darbedildim"
Seçil Erzan, savunmasının devamında olayların ortaya çıktığı dönemde yaşadığını belirttiği baskılardan söz etti. Telefonunu kapattığı ve izinli olduğu bir gün Çorlu'ya gittiğini anlatan Erzan, o sırada kendisini toparlayamadığını ve telefonunu açamadığını söyledi.
Kendisinden para talep eden kişilerin bulunduğunu ve bazı kişilerin evinin kapısına geldiğini öne süren Erzan, yaşadığı olaylardan birinde annesinin gözleri önünde darbedildiğini ve bu süreçte senetler imzalamak zorunda kaldığını iddia etti.
Erzan, kendisinin başlangıçta kimseye borçlu olmadığını ancak yaşanan gelişmelerin ardından borç içerisinde kaldığını savundu. Savcılığa giderek yaşananların tamamını anlatmaya çalıştığını belirten Erzan, verdiği bilgilerin daha sonra kendi bağlamından koparıldığını ileri sürdü.
"Ben bir sistem kurmadım"
Savunmasında davanın temel iddialarından biri olan fon sistemi konusuna da değinen Seçil Erzan, kendisinin organize bir sistem oluşturmadığını savundu. Erzan, yüksek faiz vaadi üzerinden somutlaştırılabilecek bir davranışının bulunmadığını ileri sürerek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Erzan, savunmasında Arda Turan'ın da adını anarak, kendisinden herhangi bir alacağının bulunması halinde cezalandırılabileceğini söyledi. Turan'ın kendisine verdiği paranın 15 gün içerisinde geri alındığını savunan Erzan, kimsenin iradesini fesada uğratmak gibi bir amacının olmadığını ifade etti.
Dava kapsamında para ilişkisi bulunan kişilerin geri ödemelerini gerçekleştiremediğini belirten Erzan, yaşanan ekonomik sıkıntıların ailesini de etkilediğini söyledi. Erzan, annesinin ve babasının sahip olduğu mal varlıklarının tamamının satıldığını dile getirdi.
Mahkemeden tutukluluk kararı
Duruşmada Seçil Erzan'ın savunmasının ardından mahkeme heyeti değerlendirmede bulundu. Heyet, tutuklu sanık Seçil Erzan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Böylece istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılama sürecinde Erzan'ın cezaevindeki tutukluluğu devam etmiş oldu. Mahkeme, davanın görülmesine ilerleyen bir tarihte devam edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Seçil Erzan hakkındaki dava, kamuoyunda uzun süre "yüksek karlı gizli fon" davası olarak gündemde kalmıştı. İlk derece mahkemesinin verdiği 102 yıl 4 aylık hapis cezasının istinaf tarafından bozulmasının ardından dosya yeniden yerel mahkemenin önüne geldi. Yeniden görülen davada mahkemenin yapacağı değerlendirmeler ve alınacak yeni karar, yargılama sürecinin bundan sonraki aşamasını belirleyecek.