Savaşı ABD, parayı Türkiye kazandı
ABD savaşı, İran barışı Türkiye ise yeni kontratları kazandı.
2013.03.13 14:11 - Son Güncellenme: 2013.03.13 14:11 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
Bu değerlendirme Financial Times'dan geldi. Irak savaşı sonrasında sürecin değerlendirildiği makalede 2003 yılında başlayan işgal sonrasında kendi topraklarında ABD askerlerinin konuşlandırılmasına izin veren Türkiye'nin ekonomik açıdan kazançlı çıktığına dikkat çekildi.
Saddam Hüseyin ile 10 yıllık savaş sonrasında Irak piyasasına giren Türkiye'nin geçtiğimiz 10 yıllık dönemde bölgeye olan ihracatını yüzde 20 arttırdığı rakamın ise 2012'de 10.8 milyar dolara çıktığına değinildi. Ankara'nın ekonomi tarafında Almanya'dan sonra en kazançlı bölgesi olduğu kaydedilen makalede BGC Partners Başekonomisti Özgür Altuğ'un da değerlendirmelerine yer verildi.
Altuğ, İran'ın petrol rezervleri nedeniyle daha da zengin bir bölge haline geleceğine bu zenginliğin beraberinde Türk mallarına olan ilgiyi arttıracağına dikkat çekti.
Geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolarlık inşaat çalışmasının yapıldığı belirtilirken bölgede iş yapan Türk şirketlerinin enerji sektörü tarafında elini güçlendirdiği belirtildi.
Irak'ın enerji sektörünün iki büyük proje ile Musul ve Kerbela Çalık Enerji 800 milyon dolardan fazla kazanç sağladığı belirtildi.
İran bugün Irak'taki en etkili dış güç olarak görülse de Bağdat sokaklarında Türk markalarında ağırlığına dikkat çekilirken, bölgede Kürt yönetim ile yapılan ihracatın yüzde 70'e yaklaştığı Ankara ile ticari ilişkilerin, politik ilişkileri zehirleyebileceği uyarısı yapıldı.
Kuzey Irak'ta bin üzerinde Türk iş adamının bulunduğu kaydedilen makalede Türkiye'nin en çok bankaları, perakende ürünleri ve otelleri ile tanındığı belirtildi.
TÜRK ŞİRKETLERİ ERBİL'İ MODERNLEŞTİRDİ
Kuzey Irak'taki Kürt bölgesine mal taşıyan yüzlerce kamyonun Kuzey Irak ve Türkiye arasındaki sınır kapısındaki trafiği durduracak kadar çok sayıda sefer yaptığı ve Türk ürünlerinin akışı bölgesel başkent Erbil şehrindeki eski pazar yerlerini modern çarşılara dönüştürdüğü belirtildi.
Az ya da çok herkes kendisine bu pazarda yer bulmak için uğraştığı söylendi.
Satışlarının yüzde 90'ını Irak'a yapılanların oluşturduğu Gaziantep merkezli aile şirketi Altunkaya Şirketler Grubu'nun yıllık ihracatı 400 milyon dolara yükseldi. Irak bebek bezi ihtiyacının üçte ikisini karşıladığı söylenen şirketin ihracat hacmi son iki yıla göre yüzde 50-60 arasında arttı. Şirket aynı zamanda Irak zeytin pazarında da lider konumuna geldi.. Adnan Altunkaya; "Irak ile ticaretimiz artarak devam ediyor fakat işler siyasi gerginlikten etkileniyor." dedi.
TÜRKİYE'NİN DOĞAL PAZARI
Bu başarı hikayesinin büyük oranda Türkiye'nin; savaş, yaptırımlar ve istikrarsızlık nedeniyle 1980'lerden beri kapalı olan; doğal pazarına dönüşünü temsil ettiği belirtildi. Sanayi üssü, zengin tarımın kalbi ve zorlu ortamlardan yılmayan işadamları ile bir komşu devlet olarak Türkiye'nin avantajlarının rakiplerine göre oldukça fazla olduğu da vurgulananlar arasında.
40 yıl boyunca Irak'a iş seyahatleri yapan işadamı Şerif Egeli dünyanın her yerine Türk malı sattıklarını ve bunlar içinde en kolay pazarın Irak olduğunu söyledi. Şerif Egeli: "Diğer ülkelerde yerel standartlara göre mal yapmak zorundasınız ama Irak'ta sadece Arapça etiketlemek yeterli, ürününüz hemen satılır çünkü aynı zevklere sahibiz ve lojistik konusunda kimse bizimle yarışamaz. " dedi.
BİR DOST BİR BARIŞIK
Bağdat'a olan bağımlılığını azaltmak isteyen Irak'ın Kürt bölgesinin - kimsenin riske etmek istemediği - Türkiye ile ilişkilerinin yakında başka bir seviyeye taşınabileceği belirtildi.Türkiye'nin, Bağdat'ın öfkeli protestolarına rağmen bölgenin petrol ve gaz alanlarından pay almak için Kürt Bölgesel Hükümeti ile müzakere ettiği ve analistlere göre Ankara'nın bu anlaşmadan beklentisinin Türkiye'nin büyüyen enerji ihtiyacını uygun şartlarda karşılamak ve ilişkileri sıkılaştırmak olduğu belirtildi.
Irak ve Türkiye arasında gelişen ekonomik ilişkilerin zorlu bir siyasi alt metni olduğu söylenerek yakın geçmişteki Türkiye Irak ilişkilerinde öne çıkan başlıklar hatırlatıldı: ABD'nin Aralık 2011'de Irak'tan çekilmesinden sonra Ankara ve Bağdat arasındaki ilişkiler Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'nin düşman devlet açıklamasıyla hızla bozuldu. Iraklı yetkililer, Ankara'nın Bağdat'taki Şii önderliğindeki hükümeti baltalama çabası içinde Kürtler ve azınlık Sünni nüfus ile ilişkilerini sıkılaştırdığını iddia etti. Buna karşın Türkiye'nin Maliki'yi mezhepçilikle suçladı. Maliki hükümeti, Türk şirketlerinin yapacağı büyük sözleşmelere engeller getirdi. TPAO, geçen yıl ülkenin güneyindeki bir petrol arama anlaşmasından çıkarıldı.
TÜRK FİRMALARI IRAK PAZARININ TAMAMINA NÜFUZ EDEBİLECEK Mİ?
Maliki'nin tavrının gizli bir boykot olduğunu ifade eden Şerif Egeli, bu tavrın Kuzey Irak'ta geçerli olmadığını söyledi. Bazı ihracatçılar ise Türk mallarının satışının etkileneceğini konusunda endişeli.
Şimdilik Türkiye'nin Kuzey Irak'a ihracatının üçte biri Irak'ın geri kalanında satılıyor. Şu an Kuzey Irak'a satış yapan Türk şirketleri gözlerini Irak pazarının tamamına dikmiş durumda.
TÜRKİYE FIRSATI KAÇIRIRSA...
Türk-Irak İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy; "Bu yıl daha az inşaat ve daha az ihracat olacak" dedi. Mevcut durumun Türkiye için nadir bir fırsat olduğunu savunan Ercüment Aksoy ülkenin daha istikrarlı hale gelmesiyle dünyanın her yerinden şirketlerin Irak'a sel gibi akacağını söyledi.
Türklerin zorlu durumlara ve riske alışık olduğunu söyleyen Ercüment Aksoy; "Irak güvenlik sorunları olmayan normal bir ülke olduğunda, İngiliz de, Hollandalı orada olacak ve bizim satış rakamlarımız tekrar düşürecektir." dedi.
ABD'DEN "İRAN'A YAKINLAŞMA" UYARISI
Tansiyonun Türkiye'nin Kuzey Irak enerji sektörüne yatırım yapma planları üzerine bir daha yükseldiği belirtilirken Maliki'nin böyle bir anlaşmanın anayasaya aykırı olduğu açıklaması ile ABD'nin bu konudaki uyarısı da son söze eklendi. ABD; Bağdat'ı hiçe sayarak yapılan bir anlaşmanın Maliki hükümetinin yönettiği Irak'ı, İran'a yaklaştıracağı ve Irak pazarındaki Türk şirketlerinin yüzde 80'inin kapanacağı uyarısında bulunmuştu. ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone geçtiğimiz günlerde; "Ben bir Türk üreticisi olsaydım bu tüketicilere erişimimi tehlikeye atmak istemezdim." demişti.