Santral eylemlerine Bakan'dan tepki
Yalova'da düzenlenen Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Çalıştayı'na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Ben Türkiye'nin yerli ve yenilenebilir kaynaklarına yapılan itirazı, ülkemizin kalkınmasına yapılan bir itiraz olarak görürüm" dedi.
2012.02.25 11:00 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği ve Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen "5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu" konulu çalıştaya katıldı. Yoğun programı sebebiyle Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliğine üye belediye başkanlarıyla gece yarısı düzenlenen toplantıda bir araya gelen Yıldız, termik kömür santrallerine tepki gösterilmesini eleştirdi. Şu ana kadar rezervi tespit edilmiş 11 milyar tonluk linyit
bulunduğunu anlatan Yıldız, "Nasıl Türkiye'nin turizm ve doğal kaynakları varsa kömür de Türkiye'nin zenginlikleri arasında. Her bir kömürün kilogramında halkımızın hakkı var. Şöyle bir tercih yapabiliriz. Hiçbirini çıkarmayız, yer altında kalabilir. Eğer bundan memnun kalacaksak bunu yapabiliriz. Benim sıkıntım şu, 8 bin 648 kilometre kıyımız var. 46 tane santral müracaatı yapılıyor, 46 tane de itiraz var. Bunda bir gariplik var. Ben Türkiye'nin yerli ve yenilenebilir kaynaklarına yapılan itirazı,
Türkiye'nin kalkınmasına olan itiraz olarak görürüm. Çünkü biz çevreye ve yeşile duyarlı olarak bu işleri yapacağımızı sık sık tekrar ediyoruz. Bunu savunma ihtiyacı hissettirilmesi doğru değil. Türkiye çevresi, yeşili, tabiatı ile çok güzel bir ülke. Birçok medeniyetler kurulmuş ama kömür de var. Niçin Almanya'da, Avustralya'da, Güney Afrika'da kömür kullanılırken zararlı olmuyor da Türkiye'de kullanılırken zararlı oluyor? Ben bunda bir aksaklık görüyorum. Yer altında boşluk oluşturuyor diye,
jeotermalin de zararlı olduğunu söyleyen bir grup var. Ben, o zaman bunların makul ve mantıklı olanlarını ayıklayıp, makul ve mantıklı olmayanlarına da aynı şekilde irade gösterip Türkiye'ye kazandırmak durumundayım" diye konuştu.
"BİZİM TÜRKİYE'NİN TOPLAM FAYDASI İÇİN ÇALIŞMAMIZ GEREK"
Yalnızca Trakya'da 510 milyon tonluk kömür rezervi tespit edildiğini anlatan Yıldız, "Bunun değeri 50 milyar dolar. Eğer, 'Biz bunları yer altında bırakalım' diyorsanız bırakalım. Bu Türkiye'nin kaynağı. Almanya'da gidin bakın, şehrin göbeğinde kömür santrali, temiz kömür teknolojileriyle beraber işletiliyor. Şöyle bir şey seçme hakkımız da yok. 'Kömür lütfen burada bulunmasın, benim istediğim yerde bulunsun.' Böyle bir tercih yok. Kömür bulunduğu yerde çıkarılıyor. Bizim Türkiye'nin toplam faydasına,
toplam menfaatine çalışmamız lazım. İyi niyetli olan bir kısım vatandaşlarımı tenzih ediyorum. Altını da kalın çizgiyle çiziyorum. İster Yalova'daki kardeşlerimiz olsun ister bir başka yerdeki olsun, zaman zaman tencere tavayla yürünüyor. Bu yapılan çalışmalar yol, su, köprü değil, ancak doğalgaz ithalatı olarak döner. Kışın doğalgaz ithalatı ile ilgili neler yaşadığımızı görüyorsunuz. Ülkesini, vatanını, milletini seven. iktidar-muhalefet ayrımı yapmadan söylüyorum çünkü bunun siyaseti olmaz, ülkeyi
sevmenin siyaseti olmaz. Ancak onun usul ve yöntemlerini tartışırız. O yüzden bizler, ülkemizin menfaatine ve samimi bir şekilde yerli kaynaklarımızı hareketlendirerek yapmamız lazım. Türkiye'nin 17 bin megavat civarında kömürden elde edilecek santral kurma kapasitesi var. Bunu doğalgaz santralleriyle beraber kurduğunuzda götürüsü 22 milyar dolar civarında. Hesap bu. Dışarıdan mı alırsınız? Yerli kaynağınızı mı kullanırsınız? Şu anda tükettiğimiz elektriğin bir bölümü, kömür santrallerinden üretilen
elektriktir. Bir kısmı karşı çıktığımız HES'lerden, bir kısmı da kuş çarpıyor diye karşı çıktığımız rüzgar santrallerinden üretilen elektriktir. Hep bunlarla yapıyoruz. Bizim bunları, çevre hassasiyetini kaybetmeden, çevreye duyarlı bir şekilde, yeşilimizi muhafaza ederek yapmamız lazım. Ki bu dünyada teknolojik olarak yapılıyor" dedi.
"ÜLKEMİZİN MENFAATİ İÇİN HER ZAMAN GAYRET EDECEĞİZ"
Maden aramalarına yönelik tepkilere de değinen Bakan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bakın, 'Zeytin ağaçlarını katledip maden çıkartıyorsunuz' dediler. 2002'deki zeytin ağacı miktarı 90 milyon adettir. 2012'de 160 milyon adet. Nasıl oluyor da zeytinin ağacı katledildiği halde sayısı artıyor? Biz doğruyu söyleyeceğiz, doğruyu söylediğimiz kadar güçleneceğiz. Yanlış yaparsak da zayıflayacağız. Bu entelektüel bir gerçektir. Hem yerli kaynaklarımıza hem yenilenebilir kaynaklarımıza sahip çıkacağız. Hem de bunları kamuoyuna doğru bir şekilde anlatacağız. Ben sağduyusuna, basiretine,
ferasetine, sezgilerine güvendiğimiz vatandaşımızın bunu rahatlıkla kavrayacağına ve doğruyu göreceğine inanıyorum. O yüzden ülkemizin menfaati için her zaman aynı şekilde gayret edeceğiz."
"YERLİ VE YENİLENEBİLİR KAYNAKLARIMIZI HAREKETE GEÇİRMEK İSTİYORUZ"
Ayrıca, "5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Çalıştayı'nın da kendilerine bu konuda zaman kazandıracağını ifade eden Yıldız, "Bugün yapılan çalışmaların bu çalıştayın, kanun hazırlamada bize yön vereceği inancındayım. Bu bizim için büyük bir avantaj. Çok fazla işimiz var. Daha yapılacak çok iş var. Bu ülkemizin öz kaynağı bir kere yerli, yenilenebilir kaynağı ve son derecede etkili. Madem bizde böyle bir rezerv var, bunu doğru kullanmak zorundayız. Son derece olumsuz hava
koşullarında ve çok sert soğuklarda yazın da sert sıcaklarda enerjiye olan ihtiyaç önemli ölçüde doğalgazdan karşılanıyor. Bu zaman zaman yüzde 43'lere iniyor. Bazen de yüzde 55'lere kadar çıkıyor. Bundan hiçbirimiz memnun değiliz. İthal ettiğimiz bir kaynağı Türkiye'de kullandığımız bir elektrik kaynağı olarak görüyoruz. Memnun olmamakla iş bitmiyor. Bizim her şeye mazeretimiz olabilir ama, 'Enerjimiz yok kusura bakmayın' demeye mazeretimiz olamaz. O yüzden yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızı harekete
geçirmek istiyoruz. Su, güneş, rüzgar, yerli kömür ve jeotermal gibi önem verdiğimiz kaynaklar var. Bugün jeotermalin kullanıcıları, ilgili belediyeleri, il özel idareleri tarafından bizzat masanın aynı yanında kalanlar tarafından kanun taslağı oluşturuluyor. Bu önemli bir avantaj. Herkes burada. 287 dereceye kadar ulaşan ve o etkili buharıyla elektrik üretimi, seracılık, konut ısıtması gibi pek çok alanda kullanıldığız jeotermali harekete geçirmek durumundayız. Bizim 1984'lerde MTA tarafından yarım
megavatlar civarında yapılan santralimiz vardı. Şu anda biz bu sayıyı artık 114 megavat kurulu güçle idame ettireceğiz. Hedefimiz bunun, kısa vadede 600 megavatlarda elektrik üretiminde kullanılmasıdır" dedi.
"TÜRKİYE BEYNİ, KALBİ VE VİCDANIYLA BİRLİKTE BÜYÜYOR"
Termal kaynaklarla alakalı tüm rezervleri ortaya çıkarmak ve özel sektörün rezerv alanını genişletmek için MTA'nın ödeneğinin son 10 yılda 10 katına çıkarıldığını hatırlatan Bakan Yıldız, "2 bin metrelerden 25 bin metrelere sondaj miktarı yakalandı. AK Parti hükümetiyle beraber 115 bin metrelik sondajlar tamamlanarak yaklaşık bin 422 megavatlık termik ısı enerjisi açığa çıkartılıyor. 3 bin 330 megavat olan termal ısı kapasitesi, 4 bin 764 magavat termale çıkarıldı. Ve önceki geliştirdiklerimizle beraber
de 7 bin megavatlık bir termal enerji kapasitesi yakalanmış oluyor. Jeotermal sahalarımızın sayısı da şuanda 210'a çıkartıldı. Son 3 yılda 14'ü elektrik üretiminde, 57'si de ısıtma ve termal turizme uygun olarak toplam 71 adet saha, toplam 457 milyon dolara özel sektörün kullanımına açılmış oldu. Aslında toplamda 2 milyar dolar özel sektörün katma değeri, istihdamı, mühendisi, inşaatı, sondajı, pompasıyla yani her bir şeyiyle beraber, bu sektöre ayrı bir canlılık da gelecektir. Biz özellikle rüzgardan, su
kaynaklarında, jeotermaldeki tribün ve jeneratörlerin üretilmesiyle alakalı ayrı bir hamle de başlatıyoruz. Artık bunların büyüyen, ilerleyen Türkiye'de mutlaka belli bir teknolojiyle beraber yapılıyor olması lazım. Çünkü Türkiye, beyni, kalbi ve vicdanıyla beraber de büyüyor. Böyle büyümesi lazım ki, obez bir büyüme oluşmasın. Şu son 10 yıl içinde Türkiye'nin gelişmesi ve GSYH'nın 3 katına çıkartılması bütün bu rakamları teyit eden, bizi cesaretlendiren ve ileriye doğru daha da güven veren bir ortamın
oluştuğunu gösteriyor. Bütün bu yatırımlarımızı, önümüzdeki 3 yıl içinde gerçekleştirmiş olacağız" şeklinde konuştu.
"JEOTERMALDEN ISINMA 30 BİN KONUTTAN 86 BİN KONUTA ÇIKTI"
Sera ısıtmasıyla alakalı da 2002 yılında 500 dönüm olan kapasitenin şu an 2 bin 400 dönüme çıktığını söyleyen Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu rakamlar daha da artacak. Ülkemizde 30 bin konuttan 86 bin konuta çıkmış bir jeotermal ısınma var. Bizim en az 600 megavatlar civarında kısa ve orta vadede mutlaka jeotermali bir noktaya getirmemiz lazım. MTA'nın bu konudaki teknik danışmanlık hizmetlerinde herhangi bir kesinti olmayacaktır. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçların hemen Meclis'e getirilip daha fazla özel sektörü teşvik edici olması için yasalaşması gerek."
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve Malatya Milletvekili Mahmut Mücahit Fındıklı ise, çalıştaylar arasında en derli toplu olanını Yalova'da gerçekleştirdiklerini söyledi. Yalova Milletvekili Temel Coşkun ve Vali Esengül Civelek de böyle bir toplantının Yalova'da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği ve Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci ise bu toplantının jeotermalin geleceği açısından çok önemli olduğunun altını çizerek, "Bu kaynağın daha verimli kullanması ve dünya liginde söz sahibi olabilmemiz gerek. 2007 yılında çıkan kanun birçok konuda önemli açılımlar getirmiş. Fakat artık yeniden düzenlenmesi gerekir. Bu kaynakların verimli kullanılması hepimize fayda sağlayacaktır. Yerel yöneticiler olarak, ilimizdeki yatırımların gelişmesi hepimizi yakından
ilgilendiriyor. Bu çalıştayımıza katkı sunan herkese, 86 üye belediye başkanları adına teşekkür ediyorum" dedi.