"Saldırıların zamanlaması manidar"
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen terör saldırısının ardından açıklamada bulundu. 'Ne zaman Cumhurbaşkanı zora düşse, önümüze bir terör eylemi geliyor' diyen Özdemir, hükümetin çevreyi suçlamayı bırakıp görevini yapması gerektiğini belirtti.
2016.06.30 09:13 - Son Güncellenme: 2016.06.30 09:14 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda gerçekleşen terör saldırısının ardından CHP Bursa İl Başkanlığı binasında basın açıklaması yaptı. 'Bugün yine içimiz yanmakta' diyerek sözlerine başlayan Özdemir; ''Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen terör saldırısı sonucunda İstanbul Valiliği'nin açıklamasına göre 41 yurttaşımız yaşamını kaybetmiş, 239 yurttaşımız da yaralanmıştır. Yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum'' dedi. Bu sürecin 7 Haziran seçimlerinden önce başladığına değinen Başkan Özdemir: ''7 Haziran seçim kampanyasına giderken Cumhurbaşkanının yaptığı kampanya da bir başkanlık sistemi sunumu vardı. 7 Haziran'da halkım başkanlık sistemine hayır dedi ve AKP'nin çoğunluğu kaybettiği bir seçim sonucuyla yüzleşmesine neden oldu. 7 Haziran'ın hemen arkasından 20 Temmuz Suruç katliamıyla başlayan terörize edilmiş bir ortamla 1 Kasım seçimlerine gidildi. Bu defa Sayın Cumhurbaşkanı başkanlık sistemi söylemlerinden vazgeçip, başkanlık sistemi talebini isteğini geri plana itip, unutturup, ortamı da terörize edip 1 Kasım seçimlerine doğru gitti. Ve 1 Kasım seçimlerinde bu terörize edilen ortamdan yeniden tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde etmiştir. Hatırlatmak isteriz ki 7 Haziran'dan sonra 20 Temmuz'da Suruç'ta 34 yurttaşımızın katledilmesiyle başlayan süreç neredeyse her ay tekrarlanmış 28 Haziran 2016 Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen saldırıyla devam etmiştir. 12 aylık süreçte 12 ayrı sivillere yönelik katliam olmuştur'' dedi.
'BUNLARIN BAKIŞI BÖYLE'
'Bu sivillere yönelik saldırıların her ay tekrarlanması, doğrusu bizde de büyük üzüntü yaratmaktadır' ifadesini kullanan Şadi Özdemir: ''Türkiye güvenli bir ülke olmaktan, seyahat edilebilir bir ülke olmaktan, yatırım yapılabilir bir ülke olmaktan çıkarılmış durumdadır. Dolayısıyla bütün komşularımız ve dünya, Türkiye'ye seyahat ticaret ve yatırım konularında kendi yurttaşlarını uyarmakta ve bu durum hem ekonomik hem de siyasal anlamda bizi yalnızlaştırmaktadır. Her terör eyleminden önce diğer ülke vatandaşları, Türkiye de yaşayan vatandaşlarını uyarıyor. Bizim ülkemizi yönetenlerin ne dediklerine dikkat etmek gerekiyor. Bu eylemden yaklaşık 20 gün önce İstihbarat birimleri IŞİD'in bölgede bir saldırı yapacağına dair uyarıyı devlete yapmışlar. Doğrusu bu başkanlık sistemi hayali, Sayın Cumhurbaşkanı'nın uzun zamandır izlediği bu siyaset anlayışı hem istihbaratı yalnızlaştırmış hem istihbaratı kendi içinde bölmüş politize etmiş, paralelci, millici, AKP'li diye ayrıştırmış, kendi iç hedefleriyle uğraşırken istihbarat zaafı yaramıştır. Olay gerçekleştikten sonra bir TV kanalımıza canlı yayına bağlanmıştım. AKP Bursa İl Başkanı istihbarat zaafının, herhangi bir güvenlik açığının olmadığını ama halkın daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Şaşkınlıkla dinledim. Doğrusu anlaşılıyor ki biz orada terör eylemi olacağını önceden hissetmek zorundayız. Artık işimiz Allah'a kalmış durumda. Bunların bakışı da böyle'' diye konuştu.
'SADECE LANETLİYORLAR'
Her terör eyleminden sonra her bir olaydan sonra ortaya sunduklarının sadece terörü lanetlemek olduğunu belirten Başkan Özdemir; ''Biz kendimizi koruyacak bir hükümet istiyoruz. Birazcık onurları varsa birazcık insanlıkları varsa birilerinin görevlerinden alınması gerekiyor. İngiltere'de referandum yapıldı Avrupa Birliği'nde kalınsın mı kalınmasın mı diye. İstediği gibi olmayınca sonuç başbakanları böyle bir zorunluluğu yokken görevinden ayrılacağını söyledi. Başka ülkelerde en ufak bir hata olduğunda ya da olay çıktığında farklı oluyor. En son Belçika'da havaalanında bomba patlayınca iki bakan istifa etti. Türkiye'de bir tek hükümet ve yönetenler sorumluluk almıyor. Her şeyin suçlusu yine biz yine halk ve yine başka partiler'' dedi. 'Kiminle dost olduysa bu ülke ardından düşman oldu' diyerek Recep Tayyip Erdoğan'ın politikasını eleştiren Özdemir: ''Sayın Cumhurbaşkanı dostum dediği herkesi arkasından vurdu. Kaddafi en büyük dostuydu, Kaddafi'yi arkadan vurdu. Mısır da öyle. Esad kardeşiydi, beraber tatiller yapılıyordu sonra Esad oldu Esed ve baş düşman. Doğrusu etrafımızda hiçbir dost devlet kalmadı ve herkesle kavgalı, düşman hale geldik. Saldırıların zamanlaması da manidar. Ne zaman dış politikada sıkışsak bu terör eylemleri ortaya çıkıyor. Ne zaman Cumhurbaşkanı zora düşse, önümüze bir terör eylemi geliyor. Hangi akıl yönetiyorsa bu terör eylemlerini Sayın Cumhurbaşkanı zora düştüğünde bir yerde bir patlama oluyor ve gündem birden değişiyor'' açıklamasında bulundu.
'GÜNDEMİ DEĞİŞTİRİYOR'
''Hatırlatmakta yarar var, Sayın Cumhurbaşkanı seçildiği günden bu yana diplomasını gösteremiyor biliyorsunuz' diyen Özdemir; ''Diploma tartışmaları çok üste çıktı herkes bunu konuşmaya başladı hatırlayın bu gündemi değiştirmek için teröristlerin ne kadar onurlu ve gururlu olduğunu anlattı. Biz de teröristler kadar onurlu ve gururlu olmalıyız gibi Türk halkına büyük bir hakaret etti ve gündemi diplomadan bir anda buraya aldı. Yine geçen akşam arkadaşlarımız sözleşmeli öğretmen meselesini daha doğrusu kendi kadrolarını öğretmen yapma meselesine karşı tepki gösterirken, akşam Yargıtay'ın Danıştay'ın içi boşaltılırken, birden bire Atatürk Havalimanı'nda bombalar patladı ve oradaki dikkatimizi buraya taşıdı. Üzüntülüyüz, acılıyız ve lanetliyoruz teröristleri'' ifadesini kullandı. İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bozulması ve tekrar düzelmesi ile ilgili de yorumda bulunan Şadi Özdemir; ''Yine hatırlatmakta fayda var. İsrail ile Türkiye'nin ilişkileri çok başarılıydı biliyorsunuz. Birçok alanda işbirliği yapıyorduk. Bir anda van minute ile başlayan bir süreç oldu. İsrail'i baş düşman ilan ettik. Ben burada olduğum sürece İsrail'le hiçbir görüşmem olmaz diye düşmanlaştırdı, bunu iç politikada kullandı, bundan dolayı çok oy aldı. Bunu yıllarca sürdürdü. Şimdi bakıyorum yandaş gazeteler, havuz medyası İsrail ile barışmayı bir zafermiş gibi tekrar önümüze sunmaya başladı. Halbuki İsrail'le barışmak için öyle bir noktaya getirdi ki ülkeyi arkalarından adeta yalvardılar ve araya aracı koydular. 6 yıl İsrail ile düşman gibi yaşamak zorunda kaldık, büyükelçimizi çektik, büyükelçilerini çektiler'' dedi.
'İSMET PAŞA'YI ÖRNEK ALIN'
Türkiye'yi getirdikleri yerin bu olduğunu açıklayan Özdemir; ''Yine Rusya olayı yaşandı. Rusya'nın uçağını birkaç santim geçti diye düşürdük ve Rusya buna çok sinirlendi. Sonra ne oldu? Rusya tavrını ortaya koydu, bizim ekonomimize büyük zarar verdi. Biz Suriye'den bize yapılan saldırılara cevap vermek için sınırı geçebilecek durumumuzu ortadan kaldırdık. Sonra ne oldu? Şimdilerde yandaş medyada Rusya ile ilişkilerin iyileştirildiği büyük bir zafermiş gibi yazılıyor. 'Eyyy Rusya' diye başlayan söylemler ne oldu? Bu siyaset anlayışı bize İsmet Paşa'yı bir kez daha rahmetle anmamızı gerektiriyor. İkinci Dünya Savaşı'nı hatırlatmak isterim. Etrafımızdaki bütün ülkeler savaşı içindeyken, ortalık kan gölüyken, İsmet Paşamızın izlediği çok ince dış politikayla o savaşın dışında kaldık. 52 milyonun öldüğü savaşta bir tek Türkün burnu kanamadı. Ancak her an savaşa girebiliriz diye 'iki ekmeğin birini saklayın' denildi. Buradan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere o siyasetçilere sesleniyorum. Ekmeği karne ile verdi diyen ey Cumhurbaşkanı: size sesleniyorum buradan. Keşke iki ekmeğimizin ikisini de versek de bu şehitlerimiz bizim önümüze gelmese ve bu yurttaşlarımız yaşasa. Biz böyle bir siyaset anlayışından geliyoruz. Biz mikrofonlarda ona buna kafa tutup, bağırıp çağırıp arka taraftan yalvarmış siyasetiyle büyümüş bir kültüre sahip değiliz. Biz Atatürk'ün çocuklarıyız, Vahdettin'in torunları değiliz. Biz teslim olma kültüründen gelmiyoruz, Kurtuluş Savaşı'nı veren kültürden geliyoruz'' açıklamasını yaptı.
'SİYASİ İTİBARSIZLAŞMA VAR'
İsmet İnönü'nün ve Mustafa Kemal Atatürk'ün politika anlayışı ile ilgili bir örnek daha veren Başkan Özdemir; ''İsmet Paşa Mussolini'ye gidiyor. Trende Mussolini'nin, İtalyan Başbakanının kendisini karşılamayacağını öğrenince Atamıza telgraf çekiyor. 'Mussollini'nin beni karşılamayacağı söyleniyor. Eğer uygun görürseniz karşılamazsa geri dönmek istiyorum' diyor. Atamız da 'hiç inmeden geri gel' diyor. Bu bilgi İtalyan dışişlerine bildiriliyor. İsmet Paşa'nın trenden hiç inmeyeceği bilgisi gidince Mussolini zorunlu olarak geliyor ve tren garında İsmet Paşamızı karşılıyor. Şimdi buradan soruyorum Sayın Cumhurbaşkanı: Siz Amerika'ya gittiniz de kim karşıladı? Sizi onbaşılar karşılıyor. Siyaseti itibarsızlaştırmanızın sonucu bu. Dolayısıyla büyük bir değişime ve yenilenmeye ihtiyaç var. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'ne her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Bu ülke parçalanma noktasına gelmiştir. 7 Haziran seçimlerinden sonra başkanlık hevesi uğruna bu kadar insanı katleden, ülkeyi bölünme noktasına getiren bu yönetim anlayışını derhal bu ülkeden uzaklaştırmak gerekiyor. Bütün o şehirlerin silah deposu olması, insanların silahlanması. terörizmin bu kadar yukarıya gitmesi AKP'nin o zamanki yöneticilerinin, o zamanki Başbakanın, dokunmayın, ellemeyin demesinin sonucudur. Yine IŞİD terör örgütünü besleyen, başlangıçta destekleyen, büyüten, onlara silah veren, onları eğiten kimdi? Yeniden Mustafa Kemalimizin Yurtta Barış, cihanda barış diyen siyaset anlayışına geri dönmemiz gerekiyor. Bu uğurda hep birlikte el ele vererek, AKP'yi en kısa zamanda yollayacağız'' diyerek sözlerine son noktayı koydu.