Sakin Kent Akyaka'da deniz suyu 30 metre çekildi

Sakin Kent Akyaka'da deniz suyu 30 metre çekildi

Muğla'nın Ula ilçesindeki Akyaka sahilinde deniz suyu kıyıdan yaklaşık 30 metre çekildi.

2020.01.24 15:29 - Son Güncellenme: 2020.01.24 16:15 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Sakin Kent Akyaka'da deniz suyu 30 metre çekildi

Hava sıcaklığının 10 derece ölçüldüğü Akyaka Mahallesi'nde sahile gidenler, suların çekildiği noktalarda denize doğru yürüyüş yaptı.

Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bahadır Önsoy, yaptığı açıklamada, sahildeki deniz suyu çekilmesini bazı kişilerin depremle bağlantı kurmaya çalıştığını dile getirdi.

Bilimsel anlamda bugüne kadar böyle bir bağlantı kurulamadığını anlatan Önsoy, mevsimin belli dönemlerinde deniz suyunun 25-30 metreye kadar çekildiğini belirtti.

Önsoy, çekilmenin bölgede o anki hava durumu ve rüzgardan da kaynaklanabileceğine işaret etti.

Deniz çekilmesinin her yıl yaşanan normal bir doğa olayı olduğunu, özellikle kış aylarındaki çekilmeyi gelgit olarak değerlendirdiklerini anlatan Önsoy, "Deniz çekilmesi bu dönemlerde her zaman oluyor. Fırtınadan sonra yaşanan normal bir durum. Çekilme ve yükselmeler çok normal. Korkulacak endişe edilecek bir olay yok. Çok uzun sürecek bir durum değil." diye konuştu.

AÇIKLAMA GELDİ

MSKÜ Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, bölgeye gelerek ölçümler yaptı.

Ölçümlerde 30-50 metre arasında çekilme, su seviyesinde ise ortalama 30 santimetre bir alçalma gözlendi.

Doç. Dr. Özçelik, ayın çekim etkisine bağlı olarak günde 2, ayda ise 60 kez gel-git gözlemlendiğini belirtip, "Ayın yörüngesel hareketi sebebi ile dolunay ve ilk ay zamanlarında ay, güneş ve dünyanın aynı hizaya gelir.

Birleşen çekim kuvveti bu etkiyi maksimum seviyeye ulaştırır. Ayın, güneşin ve dünyanın periyodik hareketlerine bağlı olarak çekim kuvvetlerinde değişiklikler meydana gelmektedir.

Özellikle ay ile yer küre arasındaki mesafenin en az olduğu zamanlarda dolunay gerçekleşmesi durumunda süper ay zamanlarına bu etki çok daha hissedilebilir hale gelir. Gel-git süreçleri günlük, haftalık, aylık ve yıllık salınımlar içeren doğal süreçlerdir.

Şu an için korkulacak sıra dışı bir durum görülmüyor. Bir depremin habercisi olarak yorumlamak uygun değildir" dedi.

Doç. Dr. Özçelik, deniz gel-gitleri gibi karasal gel-gitlerin de söz konusu olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü;

"Suların kabarması ve çekilmesi gibi yerkürede bu tarz çekme ve gevşeme süreçlerine maruz kalır. Yerkürenin reaksiyonu bir katı davranışı olup, deniz sularının davranışından farklıdır. Deniz gel-gitlerine benzer bir biçimde dolunay ve ilk ay zamanlarında güneş, ay ve dünya aynı hizaya geldiklerinden karasal çekim de fazla olmaktadır.

Yer kabuğunun dönemsel periyodik gerilme ve gevşemeye maruz kalması özellikle küçük çaplı depremlerle ilişkili olduğuna yönelik literatürde çeşitli çalışmalar bulunuyor.

Bu bir yayın sürekli olarak gerilip bırakılması gibi düşünülebilir.

Bu nedenle sürekli olarak gerilip bırakılan yer kürede dinamik etkiler beklenebilir. Ancak, bu dinamik etkilerin ne zaman, nasıl ve ne ölçüde yer küreyi doğrudan ve dolaylı olarak etkileyeceği detaylı analiz gerektiren konulardır.

Konun yer bilimcileri tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır."

 

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2020.01.24 15:29 - Son Güncellenme: 2020.01.24 16:15 - HABER MERKEZİ
A