RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu

RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu

Rumeli kökenli girişimcileri hem Türkiye'deki hem Balkanlardaki sesi olarak dünyaya tanıtmak vizyonu ile çalışmalarını sürdüren RUMELİSİAD, düzenli olarak gerçekleştirdiği Rumeli buluşmalarına bir yenisini ekledi.

2022.06.23 20:30 - Son Güncellenme: 2022.06.24 10:21 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu
04:34 RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu

İLGİLİ VİDEO

RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu

ERCAN ÇALIŞIR / BURSADA BUGÜN

RUMELİSİAD, 89. Rumeli Buluşmasını Bursa Almira Otel'de gerçekleşti.

Katılımın oldukça yoğun olduğu etkinlikte konuşma yapan RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Zarif Alp, dernek olarak gerçekleştirdikleri başarılı çalışmalar hakkında bilgiler aktarırken, "Büyük RUMELİSİAD Ailesi olarak. Rumeli buluşmamızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Aramıza yeni katılan üyelerimizle birlikte RUMELİSİAD ailemiz, her geçen gün büyümeye ve güçlenmeye devam ediyor. Rumeli Buluşmamızda değerli ekonomist Emre Alkin'i ağırladık. Çok güzel bir etkinlik oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Ekonomist Emre Alkin'in konuşmasından satır başları; "Türkiye İhracatçılar Meclisi'in genel sekreterliğini yaptım. Pakistan'da kumaş üretiyor, Mısır'da birleştiriyorduk. Konteynırlar aşırı fiyatlanınca tedarik zinciri çöktü. Çek ile alışveriş yapılıyorken ara mal üretenler nakit görmeden mal vermez oldu. Bu ahlak bozulması yani tedarik zincirinin kurulmasıdır. Akabinde pandemi ve Ukrayna -Rusya savaşı başladı. 3 seneryo irdeliyoruz. Rusya Ukrayna'yı tamamen işgal ederse en kötü senaryo gerçekleşmiş olacak. Yarın barış anlaşması imzalasalar bile navlun, emtia, enerji, arz- tedarik fiyatlarında sakın indirim bekletmeyin. Dünyada stoklama eğilimi başladı. Herşey stoklanır oldu. Bankalar krediyi erken kaptanları hoş karşılamaz iken şu an gayet mutlu oluyorlar. Çünkü faiz oranları yükseldi. Nüfusa bakılınca dünya hızla yaşlanıyor. Türkiye'de pazar payını rekabeti önleyerek ve en iyisi olarak arttırabiliriz. Türkiye pazar payını arttırmak için şişmanlaşan firmalar ile doldu. Fabrikasyon öncesi ve sonrası yapılan işler üretimden daha fazla kâr  kazandırır.

''ENFLASYON DÜŞMEZSE NE OLACAK?''

Rekabetten korktuğunuz sürece kazanamazsınız. Yönetmekle mükellef olanlar talimat vermeye meyil etmiş ise vatandaşların kurallara uyması beklenemez. Enerjide OECD ülkeleri arasında en çok artış yaşanan 4. ülkeyiz. Avrupa'nın elektrik üretiminde Rus gazına ihtiyaç yüzde 11. Avrupa Rusya'ya birşey yapamaz diyenlere inanmayın. Bizi bekleyen 2 senaryo var. Düşük faiz büyümenin garantisi değil ise faizi yükseltmekte enflasyonu düşürmez. Hükümet şu an bunu uyguluyor. ABD'de faizler sürekli yükseliyor. Enflasyon düşmezse ne olacak? Çok kötü bir senaryo. FED Başkanı enflasyon geçici demişti. Sonra o da caydı. AB'ye yüzde 51 ihracat yapıyoruz. 2035 yılında milli gelir Vietnam ile aynı olarak 1.5 trilyon dolar olacak. Yine 2035 yılında kimyevi maddeler ve mamulleri olacak. Türkiye'nin ürettiği ne varsa 2035 yılında üst sıralarda yer alıyor fakat biz karma değerli ürün üretmekte sıkıntı yaşıyoruz. İthal mallar ihraç mallardan yüzde 35 daha pahalı oluyor. Cep telefonu ayakkabı gibi özel tüketim ithalatımız yüzde 8. Biz ham madde ithal ediyoruz.

''SANAYİ KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETMELİ''

Sanayiciler kendi enerjisini üretmelidir. Ülkemizde güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi kabul görmeye başladı. Enerji fiyatları roket gibi yükselince cari açık olarak artış yansıyor. Ham madde ve enerji ithalatımız toplam ithalatın yüzde 90'ıdır. Merkez Bankasının kasasında ki dolar kendine ait değil. Enflasyon yükselmesin diye kendine ait olmayan doları satıyor. Bir ülkede demokrasi ve özgürlük, adalet ve eğitim tam işlemezse o ülkede hiç birşey düzgün ilerlemez. 1958 yılında 1 dolar 2.9 liradan 9 liraya yükseldi. Dolar olmadığı için piyasada kara borsada dolar 20 liraya satıldı. Şu an ülkenin en kötü devalüasyon zamanı falan olduğu yalan. Kendi kendine yetmeden zenginleşme hayali kurulamaz. Gün ihtiyaç değil ihtirasların yaşandığı gündür. Faiz, döviz, enflasyon bunların üstesinden geliriz. Dünyanın en az uyuyan ülkesiyiz. Sigara kullanımında rekortmen. OECD ülkeleri arasında yalan habere en çok maruz kalan ülkesiyiz. Kitap okuma oranı haftada 5 dakikalarda. İnternete girme sıralamasında üst sıralarda iken internet hızında yerlerde. Organize suçlarda ise OECD birincisi.  Gençlere öğüt vermekten ziyade gençleri dinlemeliyiz. Orta gelirli olmadığı halde OECD ülkeleri arasında orta gelirli göstermeye çalışan ilk sıradaki ülkeyiz. Her 3 kişiden 2'si bunu uyguluyor. Çalışan memnuniyeti aidiyeti ve memnuniyeti arttırdığı ispatlanmıştır. Şirketin içerisinde tuhaf ve garip personelleri dışlamayın, iletişim kanallarını açık tutun. Mutsuz eleman krizde sizi ileri taşımıyor. Mutlu olanlar yüzde 100 performans veriyor. Etrafında vefalı ya da ilham verici bir yöneticisi olan personelin performansı yüzde 200'lere kadar çıkabiliyor. İtibarın önemini gençlere anlatmak gerekiyor. Mal ve hizmet üretmek yerine çözüm üretme yoluna gidin. Bizim dövize çözüm bulmamız imkansiz. Sizler kendi işlerinizde çözümlerinizi bulup uygulayın. Bordrolu çalışanlardan daha çok freelanger çalışan olacak. Biz işi kontrol edelim kişileri değil. Sakalına, eteğine kafa takmanın hiç bir anlamı ve kazandıracak bir yönü yok. İnanan için açıklama gerekmez, inananlar için ne kadar açıklanan yetmez."

RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu

İLGİLİ GALERİ

RUMELİSİAD'ın 89. Rumeli buluşmasının konuğu Emre Alkin oldu

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.06.23 20:30 - Son Güncellenme: 2022.06.24 10:21 - HABER MERKEZİ
A