Rumeli'deki Osmanlı mirası minyatürlerle Saraybosna'da yeniden hayat buldu
Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan mimari mirası konu alan özel bir sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Sanatçı Gülçin Anmaç'ın "Rumeli'de Osmanlı İzleri" adlı minyatür sergisi, tarihi Gazi Hüsrev Bey Hanikahı'nda sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Osmanlı'nın Balkan coğrafyasındaki kültürel ve mimari izlerini konu alan sergi, geçmişten günümüze uzanan şehir hafızasını minyatür sanatı üzerinden yeniden yorumluyor.
2026.09.25 01:12 - Son Güncellenme: 2026.09.25 01:12 - Güncel - AA
Kuveyt Türk'ün sponsorluğunda gerçekleştirilen serginin açılış töreni, Saraybosna'nın tarihi dokusuyla öne çıkan önemli mekanlarından Gazi Hüsrev Bey Hanikahı'nda yapıldı. Törene Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, Azerbaycan'ın Saraybosna Büyükelçisi Vilayet Guliyev, Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel'in yanı sıra Bosna Hersek'ten yetkililer ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Saraybosna'da Osmanlı mirasına sanatla bakış
Serginin açılışında konuşan Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, "Rumeli'de Osmanlı İzleri" sergisinin Saraybosna'da sanatseverlerle buluşmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Akseki, sergide eserleri yer alan sanatçı Gülçin Anmaç'ı çalışmaları dolayısıyla tebrik etti.
Saraybosna'nın Osmanlı döneminden kalan çok sayıda tarihi yapıya ev sahipliği yapması, serginin burada düzenlenmesine ayrı bir anlam kazandırdı. Tarihi yapılarla çevrili şehirde açılan sergi, Balkanlar'daki Osmanlı mimarisinin farklı örneklerini minyatür sanatının kendine özgü anlatımıyla bir araya getiriyor.
Gazi Hüsrev Bey Hanikahı da serginin temasını tamamlayan tarihi mekanlardan biri olarak öne çıkıyor. Osmanlı döneminden kalan önemli yapılardan biri olan hanikah, bugün kültür ve sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapan mekanlar arasında bulunuyor.
Kuveyt Türk'ten kültürel miras vurgusu
Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel de açılış töreninde yaptığı konuşmada, kurumun kültürel mirasın korunmasına yönelik yaklaşımına dikkat çekti. Sel, Kuveyt Türk'ün çalışmalarını "gelenekten geleceğe" uzanan bir anlayışla sürdürdüğünü ve kültürel değerlerin korunmasını önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü belirtti.
Minyatür sanatının yalnızca estetik bir anlatım biçimi olmadığını ifade eden Sel, bu sanatın mimari hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasına da katkı sunduğuna işaret etti. Tarihi yapıların ayrıntılı biçimde ele alınmasının, geçmişten kalan kültürel değerlerin hatırlanması ve görünür kılınması açısından önem taşıdığına değinen Sel, geçmişin mirasına sahip çıkmanın kurum açısından öncelikli konular arasında bulunduğunu kaydetti.
Açılış konuşmalarının ardından serginin resmi açılışı gerçekleştirildi. Sergiyi gezen sanatseverler, Gülçin Anmaç'ın eserlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Anmaç da sergi alanında ziyaretçilerle bir araya gelerek hazırladığı çalışmalar ve eserlerin ortaya çıkış süreci hakkında bilgi verdi.
Osmanlı'nın Rumeli'deki eserleri minyatürlere yansıdı
"Rumeli'de Osmanlı İzleri" sergisinde toplam 35 eser sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Gülçin Anmaç, Balkan coğrafyasında Osmanlı döneminden kalan mimari eserleri tarihi kaynaklardan yararlanarak minyatür sanatının anlatım diliyle yeniden yorumladı.
Sergide Osmanlı'nın Rumeli'deki varlığını yansıtan farklı yapı türleri yer alıyor. Camiler, köprüler, medreseler ve çarşılar gibi dini ve sivil mimari örnekleri, minyatür sanatının ayrıntılı ve ince işçilik gerektiren tekniğiyle ele alınıyor. Eserlerde yapıların mimari özelliklerinin yanı sıra bu yapıların bulunduğu şehirlerle kurduğu bağ da öne çıkarılıyor.
Çalışmaların dikkat çeken yönlerinden biri ise eserlerin geniş bir Balkan coğrafyasından seçilmiş olması. Sergide 11 farklı ülke ve 29 şehirden Osmanlı dönemine ait mimari yapılar bulunuyor. Böylece sergi, yalnızca belirli bir bölgedeki tarihi yapılara odaklanmak yerine Rumeli coğrafyasına yayılan daha geniş bir kültürel miras alanını ele alıyor.