Rum liderden doğal gaz resti
Kıbrıs Rum Kesiminde yayınlanan Alithia ve diğer gazeteler, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in, Almanya'nın "Handelsblatt" isimli gazetesine açıklamalarda bulunduğunu ve Güney Kıbrıs'ın sözde MEB'inde yer alan doğal gaz yataklarının Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerindeki rolüne değindiğini yazdılar.
2014.05.16 15:09 - Son Güncellenme: 2014.05.16 15:10 - Güncel - HABER MERKEZİ
Habere göre Anastasiadis, "Egemenliğimiz müzakere masasına konulamaz. Kıbrıs'ın doğal kaynaklarına ilişkin kararları sadece Kıbrıs hükümeti alabilir" şeklinde konuştu. Doğal gaz yataklarının müzakerelerde teşvik olabileceğini ve ekonomik açıdan umut vaat ettiğini iddia eden Anastasiadis, bu doğalgaz yataklarından "birleşik bir Kıbrıs'ın Kıbrıslı Türk vatandaşlarının da faydalanacaklarını" savundu. Anastasiadis, Güney Kıbrıs'ın doğalgaz yatakları sayesinde AB'nin Rusya doğal gazına bağımlılığının azalması konusunda umutlu olduğunu da belirtirken, doğal gaz yatağının büyüklüğünün henüz resmen doğrulanmadığını ancak AB içerisinde doğalgaz sağlayıcısı olarak önemli bir yer edineceklerinin kesin olduğunu ifade etti.
Anastasiadis açıklamasında, Güney Kıbrıs'ın ekonomisine de değindi ve AB'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımlardan mağdur olduğunu ve AB'nin bu yaptırımları arttırması durumunda uyguladıkları ekonomik programa büyük yan etkileri olacağını belirtti.
TÜRK ŞİRKETİ'NİN DOĞAL GAZ PLANLARI
Öte yandan Politis gazetesi, Türkiye'de faaliyet gösteren "Turcas Petroleum" şirketinin genel kurul toplantısında yapılan açıklamalarda, şirketin İsrail'in MEB'inde bulunan "Leviathan" parselinden çıkan doğalgazın borularla Türkiye'ye götürülmesi yönündeki görüşmelerin devam ettiğini ve daha sonra "Kıbrıs doğal gazının da bu boruya eklenmesinin" gündemde olduğunun duyurulduğunu yazdı.
Türk internet sitelerinde yayımlanan haberlere dayandırarak verdiği haberinde, söz konusu şirketin İsrail'den Türkiye'ye doğalgaz boru hattı döşenmesi ve orta vadede buna Güney Kıbrıs'ın da dahil edilmesi planlarının duyurulduğu ancak Rum hükümeti yetkililerinin, Türk şirketlerle işbirliği yapmak için Kıbrıs sorununun çözümünü koşul olarak gösterdiklerine değinilmediğini yazdı.