PYD'nin asıl amacı Haseke'deki zengin petrol rezervi

PYD'nin asıl amacı Haseke'deki zengin petrol rezervi

Suriye'nin kuzeyindeki demografik yapıyı değiştirmeye ve kantonları birleştirmeye çalışan terör örgütü PYD'nin asıl amacı, Haseke'nin Rimelen bölgesindeki petrolü bu kuşak üzerinden Lazkiye'den Akdeniz'e ulaştırabilmek.

2016.04.26 13:49 - Son Güncellenme: 2016.04.26 13:49 - Dünya - HABER MERKEZİ
A
PYD'nin asıl amacı Haseke'deki zengin petrol rezervi

Suriye'de 2003 yılında kurulan PYD'nin, eylemleri, sözde  yöneticilerinin kullandığı dil, ideolojisi ve yapılanmasıyla terör örgütü PKK'nın  bu ülkedeki uzantısı olduğu bilinen bir gerçek. PKK ile olan organik bağı  tescillenen PYD,Suriye'de 2011'de başlayan iç savaş sürecinde Esed rejiminin  yanında durdu. Rejimle mücadele eden muhaliflere destek vermeyen PYD, Suriye'deki  iç karışıklıktan istifade etmeye çalıştı. Suriye'nin kuzeyinde Cezire, Kobani ve  Afrin kantonlarını birleştirme hayali kuran terör örgütü, bu süreçte Esed'den de  destek gördü.

Suriye'deki savaş ortamını lehine çevirmeye çalışan PYD, terör örgütü  DAEŞ'in bu ülkedeki eylemlerinden de istifade etti.

PYD, uluslararası kamuoyuna, DAEŞ'in özellikle Ayn el Arap'a (Kobani)  saldırısı ve burada yaklaşık 5 ay süren çatışmalarda terör örgütüyle mücadele  görüntüsü verdi. Bu süreçte birçok ülkeden destek alan PYD'nin asıl niyeti ise  bundan sonra ortaya çıkmaya başladı. Suriye'nin kuzeyinde demografik yapıyı  değiştirmek için harekete geçen, bölgedeki Arap ve Türkmenleri tehcir eden,  direnenleri tutuklayan PYD'nin sivillere yönelik eylemleri Uluslararası Af  Örgütü'nün raporunda yer aldı.

Uluslararası Af Örgütünce 13 Ekim 2015'te hazırlanan raporla, PYD'nin,  Suriye'nin kuzeyinde Arap ve Türkmen sivillerin yaşadığı bölgeleri kullanılamaz  hale getirdiği, bölgedeki sivilleri zorla göç ettirdiği, insan haklarını ihlal  ettiği ve savaş suçu işlediği belgelendi.

Suriye'nin kuzeyinde yayılmacı politika izleyen, Türkiye'nin doğu ve  güneydoğu bölgesinde PKK'ya destek veren PYD, geçtiğimiz aylarda Rusya ve Esed  rejiminin desteğiyle Halep ve Azez'de kendisine alan kazanmak için harekete  geçti. Afrin ile diğer üç kantonu birleştirerek Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt  devleti kurmayı amaçlayan terör örgütü, bu süreçte birçok ülkeden destek gördü.

 Asıl niyetini hep gizleyen PYD'nin asıl amacı da Haseke iline bağlı  Rimelen bölgesindeki zengin petrol kaynağını tek başına kontrol altında  tutabilmek. Suriye'nin kuzeyinde "güvenli bir Kürt kuşağı"yla Akdeniz'e ulaşmayı  hedefleyen terör örgütünün bu düşüncesinin arkasında ise bölgede yaşayan Türkmen  ve Araplara petrolden pay vermeme planı yatıyor.

PYD, Akdeniz'e ulaşarak orta ve uzun vadede hem kuşatılmışlıktan  kurtulmak hem de ekonomik açından kendine yetebilecek bir düzen inşa etmek  istiyor.

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika  Araştırmacısı Can Acun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, PKK terör örgütünün  Suriye uzantısı PYD'nin, kanton ilan ettiği Cezire, Ayn el Arap ve Afrin  bölgelerini birleştirerek ne pahasına olursa olsun Suriye'nin Türkiye sınırı  boyunca bir kuşak oluşturmak istediğini söyledi.

Kantonları güvence altına almak istiyorlar

PYD'nin böylelikle hakimiyet alanları arasında toprak bütünlüğünü  sağlayacak aynı zamanda askeri, lojistik ve ekonomik açından da bir  sürdürebilirlik elde edeceğini anlatan Acun, şunları kaydetti:

"Başta terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan olmak üzere sözde örgüt  liderlerinin bizzat söylemleri ile ortaya çıkan bir diğer hedefi ise kantonları  güvence altına aldıktan sonra Lazkiye bölgesi üzerinden Akdeniz'e ulaşabilmek.  Örgüt, Haseki'deki Rimelen bölgesinde elinde tuttuğu zengin petrol yataklarından  elde edeceği ham petrolü bu hat üzerinden dünyaya pazarlamayı hedefliyor.  Halihazırda buradaki üretimini Esed rejimine ve IKBY bölgesine pazarladığı  biliniyor ancak buradan elde ettiği gelir çok sınırlı."

PYD'nin hedeflerine ulaşabilmek için öncelikle Azez-Cerablus  hattındaki muhalifleri elimine etmeyi, ardından ise İdlib üzerinden Lazkiye  bölgesine ulaşarak buraların kontrolünü sağlamayı amaçladığını dile getiren Acun,  bölgedeki mevcut askeri dengeler ve demografik duruma işaret ederek, "PYD'nin  hali hazırda, elinde tuttuğu bölgeleri bile savunabilecek askeri yeterliliği  olmadığını, ABD-Rusya'nın hava desteği ve Esed rejimi ile kurduğu taktiksel  ilişki sayesinde var olmayı sürdürdüğünü görüyoruz." ifadelerini kullandı.

PKK'lıların ifadeleri

Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçmeye çalışırken yakalanan terör örgütü PKK  mensupların verdiği ifadeler de PYD'nin, Rimelen'deki petrol kaynağını Akdeniz'e  ulaştırma amacını doğrular nitelikte.

Ceylanpınar ilçesinde Aralık 2015'te yakalanan terör örgütü PYD/PKK  üyesi Azad kod adlı Metin C, verdiği ifadede, "PYD bölgedeki enerji yükünün  hepsini almak istiyor. Yapılan bu mücadele toprak alma mücadelesi değildir.  Rimelen, Kamışlı ve Derik bölgesindeki petrolü Lazkiye'ye getirmek için Türkiye  sınıra bir Kürt koridoru oluşturmaya çalışıyorlar." dedi.

Suruç  Mürşitpınar'da Şubat 2016'da gözaltına alınan terör örgütü  PYD/PKK üyesi Amara kod adlı Leyla A. ise şunları kaydetti:

"Afrin kantonu ile Kobani'yi birleştirmek oldukça zor. Örgüt bu konuda  sürekli taktik ve stratejisini değiştiriyor çünkü bölgede Arap ve Türkmen nüfusu  daha fazla. Burada DAEŞ ve ÖSO'ya karşı savaşıyoruz. Tabii en büyük destekçimiz  özellikle hava saldırılarında Rusya oluyor. Türkiye'nin kırmızı çizgi oluşturması  da örgütün işini zorlaştırıyor. PYD, petrol boru hattı için Arap ve Türkmenlerle  anlaşmak zorundadır çünkü Afrin ve Kobani birleşse dahi güvenli olmaz. Örgüt  yönetimi, petrol boru hattı için hem savaşıyor hem de uluslararası denge kurmaya  çalışıyor."

Diğer Dünyadan Haberler için tıklayın


2016.04.26 13:49 - Son Güncellenme: 2016.04.26 13:49 - HABER MERKEZİ
A