Prof. Dr. Turan: Akademi Türkiye'de kitleselleştirildi

Prof. Dr. Turan: Akademi Türkiye'de kitleselleştirildi

Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Turan Gün'Aysın' programının bu haftaki konuğu oldu. Turan, "Eğitimde fırsat ve imkan eşitliğinin yeniden kurgulanması gerekiyor" dedi.

2023.02.02 10:38 - Son Güncellenme: 2023.02.02 12:48 - Bursa Bölge - AYSIN KOMİTGAN
A
Prof. Dr. Turan: Akademi Türkiye'de kitleselleştirildi

Aysın Komitgan'ın sunduğu Gün'Aysın' programının bugünkü konuğu, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Turan olurken Turan programa nitelikli eğitimi anlatarak başladı.

Cumhuriyetin kurulduğu dönemde eğitimin stratejik bir araç olarak görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Selahattin Turan, "Cumhuriyet'te eğitime çok önem verilirdi. O dönemde eğitim hem öğretmen eğitimi olarak hem de toplumu dönüştürmede bir araç olarak görülürdü. Yani bu çok önemli bir başlangıç noktası. Cumhuriyet döneminde nitelikli eğitimle toplumu dönüştürme amacı vardı. Sonra 46'dan 80'li yıllara kadar eğitimde bazı yapısal reformlar yapılmaya çalışıldı. Başarı da elde edildi" dedi. 

Her çocuğun doğuştan var olan potansiyelini kullanabileceği ve gündelik yaşamda karşılaştığı sorunları çözebileceği beceriler ile donatmayı nitelikli eğitim olarak tanımlayan Turan Türkiye'de sorunun burda başladığını söyleyerek, "Okullarımızın yapısal sorunları var. Okulun özeli devleti olmaz. Türkiye'deki eğitim sistemi çocuklarımızın bu yaşamda karşılaştıkları sorunları çözebilme becerileri kazandırmak olmalı. Mevcut okulların bunu nasıl kazandırdığını ölçen bir mekanizması yok" şeklinde ifade etti. 

Eğitim ailede başlıyor

Çocuğun kaderini belirleyenin aile olduğunu belirterek konuşmalarına devam eden Turan, "Çocuk iyi bir ailede doğarsa, iyi bir anne baba, iyi bir çevreye sahip olursa iyi bir yaşam sürer. Kötü bir ailede doğarsa da kötü bir yaşam sürer. Bu açıdan okul stratejik bir kurumdur. Ailenin eğitim durumu da bu konuda önemlidir. Bilinçli ailelerin çocukları hayata beş adım önde başlıyor. Bu nedenle Türk eğitim sisteminin bugün en önemli sorunu eğitimde eşitsizlik. Eğitimdeki fırsat ve imkan eşitliğinin yeniden kurgulanması ve tasarlanması gerekiyor fakat mevcut sistemimiz bu uçurumu açmaya yardım ediyor" dedi.

"Akademi Türkiye'de kitleselleştirildi"

"Üniversite bir toplumun beynidir" diyenTuran üniversiteyi, "Bu beyin genelde toplumu yönlendiren, toplumun ve ülkenin gelişmesi için araştırma yapandır. İkinci olarak uzman yetiştirmedir ve üçüncü olarak da içinde bulunduğu topluma karşı sorumluluk duygusudur" sözleriyle tanımladı.

Akademinin bilinçli bir toplum oluşturmaya katkıda bulunduğunu ifade eden Prof. Dr.Selahattin Turan sözlerine şöyle devam etti:

"Akademi Türkiye'de kitleselleştirildi. Bugün üç ayrı açıköğretim üniversitesi var. Elitis yapı bununla kırıldı. Oysa ki üniversiteler hem çok nitelikli akademisyenlere, nitelikli insanların yayın yaptığı ve toplumun temel sorunlarına çözüm ürettiği alanlar olarak tasarlanması gerekiyor. Eğer üniversiter sakat olursa, yani ülkenin beyni sakat olursa bütün vücuda sirayet eder. Kısacası şunu söyleyeyim  Herkes üniversite bitirmek zorunda değil. Sadece  çocuk öğrendiklerinden bildiklerinden çıkarım yapabilsin yeterli."

"Yeni kuşak biz yetişkinlerden bağımsız bir yaşam sürdürmek istiyor"

Yeni kuşağın kendine özel özelliklerinden de bahseden Turan, "Yeni kuşak biz yetişkinlerden bağımsız bir yaşam sürdürmek istiyor. Ve bu nedenle iletişimi kesiyorlar. Kestikleri için bizim değerlerimizin aktarımında bir problem var. Yeni kuşak şöyle diyor ki; bu yetişkinler beni sıkboğaz ediyor.  Ve bu yeni kuşak bizlerden farklı bir öğrenme şekline sahip olmasına rağmen hala LGS sınavına devam ediliyor. Bu kuşak bu sınava pasif direniyor. Yeni kuşağın kendisine ve ülkesine güven duygusu zayıfladı" dedi.

Velilerin çocukları sıkboğaz etmemeleri gerektiğinin altını çizen Turan, "Çocukların çocukluk yaşaması gerekir. Mesela okuldan keyif alması, öğrenmeden keyif alması gerekir. Okulların da çocuklara sosyal ve sportif imkanlar sunması gerekiyor. Okullar bir sınava hazırlık yeri olmaktan bir an önce çıkarılarak yaşama hazırlık yeri olarak anılmaya başlanmalı" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin eğitimdeki en büyük sorunu sosyal adaletsizlik"

"Türkiye'nin en büyük sorunu eğitimde sosyal adalet ve eşitliktir" diyen Turan sözlerine, "Öncelikle bu eşitliğin sağlanması gerekir. İkincisi ise okulların terk edilmesi. Açıköğretim lisesine kayıtlı öğrenci sayısı milyonları buldu. Ve üçüncüsü de lise türleri arasındaki fiziki mekan, öğretmen niteliği eşitsizliği ve aynı zamanda okul türleri arasındaki eşitsizliktir" ifadelerini ekledi. 
 

 

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2023.02.02 10:38 - Son Güncellenme: 2023.02.02 12:48 - AYSIN KOMİTGAN
A