Prof. Dr. Kayıhan Pala tarafından 'Nasıl Bir Sağlık Sistemi?' söyleşisi

Prof. Dr. Kayıhan Pala tarafından 'Nasıl Bir Sağlık Sistemi?' söyleşisi

Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın konuşmacı olarak katıldığı, 'Nasıl Bir Sağlık Sistemi?' konulu söyleşi, Bursa Akademik Odalar Birliği'nde TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Toplantı Salonu'nda gerçekleştiriliyor.

2023.04.05 17:53 - Son Güncellenme: 2023.04.05 18:17 - Bursa Bölge - HÜSEYİN İZCİ
A
Prof. Dr. Kayıhan Pala tarafından 'Nasıl Bir Sağlık Sistemi?' söyleşisi

SİMLANUR İNCE - HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN

Bursa Akademik Odalar Birliği, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Toplantı Salonu'nda, Prof. Dr. Kayıhan Pala tarafından 'Nasıl Bir Sağlık Sistemi?' konulu söyleşi gerçekleştiriliyor.

'Nasıl Bir Sağlık Sistemi?' konulu söyleşi, Bursa Tabip Odası, TMMOB Mimarlar Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, Bursa Memleket Sevdalıları Derneği, Bursa Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlendi. 

Prof. Dr. Kayıhan Pala'nın konuşmasından satır başları söyle; 

Sağlık sisteminin paradigması yanlış. Bu paradigma şu anda insanların hastalanıp hastalandıktan sonra tedavi edilmesine odaklanmış durumda. Sistemi ticarileştirmekle bir sağlık sistemi getirdiler. Uzun uzun konuşmaya gerek yok ama burada 24 Ocak 1980'e değinmek lazım. 24 Ocak 1980 kararlarından sonra verilmesi yok. Hemen her alanın küresel sermayeye açılmasından sağlık da nasibini aldık 12 Eylül asker darbesiyle bu 24 Ocak kararları daha iyi vurgulanabilsin diye bir zemin oluşturdular. Ve 1983'ten itibaren daha önce kamu güvencesinde olan sağlık sistemini özelleştirme, ticarileştirme adımları başladı.

"ÖNCE SAĞLIĞIN KORUNMASI GEREKLİ"

Cumhuriyetin kurucu güçleri, bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk de içinde olmak üzere cumhuriyeti kurduktan hemen sonra o dönemki hekim, hemşire, sağlık personeli sayısının azlığına rağmen başka bir para. sistemi kurmaya çalıştılar. Işte bakın görüyorsunuz. Meclisteki açılış konuşmalarından bir tanesi bin dokuz yüz yirmili yıllar daha cumhuriyet bini ilan edilmemiş. Diyor ki Mustafa Kemal Atatürk bizim sağlık sistemindeki. Temel amacımız ulusumuzun sağlığını korumak. Ki o yıllarda örneğin sıtma hastalığı bazı şehirlerde yüzde seksenin üstünde görülen bir hastalık. Buna rağmen kurucu irade çok önemli. Önce sağlığın korunması gerektiğini vurguluyorum.

"İLK ÖNCE İNSANLARIN HASTA OLMASINI ENGELLEYECEĞİZ"

Bir sağlık sistemi kurgulayacağız ki ilk önce insanların hasta olmasını engelleyeceğiz. Onların sağlığını geliştireceğiz. Buna rağmen hasta olurlarsa o zaman da ihtiyaç duydukları tedaviye, sağlık kuruluşuna, yatağa, yoğun bakım yatağı. erişebilmesini sağlayacağız. Sağlık sistemini oluşturan bileşenlerin tamamını kamucu bir perspektifle dizmemiz gerekir. Buradaki temel yaklaşım şu olmalı. Kamu insanların. İhtiyaç duyduğu hizmetlerin tamamını her basamakta, her yerde sunmalı. Bu aslında Türkiye'de yeni karşılaştığımız bir şey değil. Bin dokuz yüz altmış bir de sağlığın sosyalleştirilmesiyle ilgili kanunu çıkartırken o zamanki kanun yapıcılar. üç H ile kısaltılan bir yaklaşımdan söz ediyorlardı. Öyle bir sağlık sistemi olacak ki herkese her zaman her yerde sağlık hizmeti sunulacak.

"O ZAMAN BİZİM KAMUCU BİR SİSTEM KURGULAMAMIZ LAZIM"

Sağlık eğer gerçekten temel bir insan hakkıysa o hakla kişi arasına hiçbir engelin girmesine izin vermememiz gerekir. Ne para, ne coğrafi uzaklık, ne randevu süresi gibi. O zaman bizim bir kere kamucu bir sistem kurgulamamı lazım. Ve bu sistemin kırk kent ayrımı göstermeksizin Türkiye'nin her yerinde her basamakta etkili bir şekilde hizmet sunması gerekir. Az önce söyledim. Bugüne kadarki veriler bize neyi. insanlar hastalandıklarında hizmete bunun arkasında üç neden var. Bir tanesi gücü yetmemek. Yani sistem paralı olduğu için parası olmayan hizmete erişemiyor. Şimdi denebilir ki hocam yapmayın Türkiye'de sağlık sistemi öyle. Çok paralı bir sistem değil. Şöyle bakın ihtiyaç duyduğumuz bir hizmet eğer size 4 ay sonrasına randevu veriliyorsa diyelim ki bir kanser hastalığı yaşama riskiniz var. Onu beklemek yerine ister istemez. Sizi cebinizde para olmasa bile borçlanma potansiyelinizi kullanarak daha erken bir zamanda sağlık kuruluşuna yöneltmeye zorluyor.

"İNSANLAR KAMU KURUMLARINDA YARARLANMAKTA ZORLUK YAŞIYOR"

Sistemin paralı hale gelmesi, ticarileşmesi, gücü yetmemek üzerinden mutlaka ele alınmalı. Bir başka mesele ulaşım zorluğu Bursa'da da bu var. Türkiye'nin değişik yerlerinde de var. İnsanlar kamu kurumlarından yararlanmada zorluk yaşıyorlar. Bugün Bursa Şehir Hastanesi açılırken kapatılan hastaneleri düşünün. Muradiye'deki devlet hastanesi kapatıldı. Çekirge'deki çocuk hastanesi kapatıldı. Zübeyde Hanım doğum evi kapatıldı. Yıldırım'daki Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi kapatıldı. Yani benim kayınvalidem örneğin set başında oturuyor. Hasta olduğunda bir hastaneye gitmesi gerekse şehir hastanesine ya da yüksek ihtisasa gitmesi gerekecek. Yakın çevresinde başka kamu hastanesi yok. Peki özellikle yaşlı insanların, engelli yurttaşların bu kadar uzun mesafeyi kolaylıkla gidebilmeleri mümkün mü? Taksi tutup gitmek herkesin yapabileceği bir şey değil. Yine gücü yetmemek üzerine. Bir de bu randevu alamamak mesele.

"ÖYLE BİR SAĞLIK SİSTEMİ KURACAĞIZ Kİ EŞİTSİZLİKLERİ GİDERECEĞİZ"

O sağlık kuruluşunun karşısında bile otursanız çok uzun sürelere eğer randevu alabiliyorsanız o zaman siz sağlık gereksinimlerinizi anında karşılayamıyorsunuz demektir. Şöyle örnekler var. Ben size söyleyeyim. Bazı tetkiklerde bazı kamu hastaneleri. ben bunların bazılarını zaman zaman Twitter'dan da paylaşıyorum. Iki bin yirmi üç yılında değil, iki bin yirmi dört yılına randevu verilen tetkikler var. Şimdi bu koşullarda artık biz sağlık hizmetinin karşılandığından söz edemeyiz. O zaman bu zorlukları. üçünü de ortadan kaldıracak kamucu, her basamakta etkin bir sağlık sistemi kuracağız. Öyle bir sağlık sistemi kuracağız ki eşitsizlikleri de ortadan kaldıracağız.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2023.04.05 17:53 - Son Güncellenme: 2023.04.05 18:17 - HÜSEYİN İZCİ
A