Poşet çaylardaki tehlike! İçtiğiniz çay zehir olmasın (ÖZEL HABER)
Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, geleneksel çay poşetinin üretiminde sentetik plastik polimerlerin kullanıldığını, bu durumun da insan sağlığını tehdit ettiğini söyledi.
2022.06.11 09:48 - Son Güncellenme: 2022.06.11 09:52 - Sağlık - HABER MERKEZİ
GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN
Doğada çözünmesi yüzyıllar sürebilen plastikler bu süreçte boyutları 1 mikrometreyle 5 milimetre arasındaki parçacıklara, yani mikroplastiklere dönüşebiliyor. Geçtiğimiz günlerde Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Meral Yurtsever, bazı poşet çaylar üzerine yaptığı araştırmada, farklı markalarda 11 bardak poşetinin 4'ünde, 11 demlik poşetinin ise tamamında mikroplastiğe rastlarken, bir poşette yaklaşık 13 bin mikroplastik parçacığının suya geçtiğini tespit etti. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, konuyla ilgili önemli açıklamalar yaparak bazı uyarılarda bulundu.

Plastiklerin sentetik petrokimyasal bazlı polimerler olup, ambalaj materyali olarak yaygın bir şekilde kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, "Plastik üretiminin 2050 yılı itibariyle 1 milyar tona ulaşacağı ön görülmektedir. Ancak, biyolojik parçalanabilirliğinin çok düşük olması nedeniyle, plastikler doğada yüzlerce yıl kalabilmekte ve önemli bir atık problemi oluşturabilmektedir. Plastikler daha küçük parçalara ayrıldıkça, partikül boyutu 0.1-5000 μm arasında olan "mikroplastikleri (MP)" ve partikül boyutu 0.001 μm ile 0.1 μm olarak bilinen 'nanoplastikleri (NP)' üretmektedir. Yapılan çalışmalar bu plastik parçalanma ürünlerinin su kaynaklarına ve besin zincirine dahil olduğunu göstermektedir. Ayrıca, içme suyu (Oßmann vd. 2018), yemeklik tuz (Peixoto vd. 2019; Gündoğdu, 2018), tavuk eti (Kedzierski vd. 2020), midye (Gedik ve Eryaşar, 2020), bal ve şeker (Liebezeit ve Liebezeit, 2013) gibi birçok gıda ürününde MP tespit edilmiştir. Bu durum gıda güvenliği ve dolayısıyla insan sağlığı açısından son derece önemlidir" diye konuştu.
"SENTETİK PLASTİK POLİMERLER KULLANILIYOR"
"İnsan sağlığı üzerine olan etkileri ile ilgili çok fazla araştırma olmamasına rağmen deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar MP'in doku ve hücrelerde birikerek önemli problemlere neden olduğunu göstermiştir" diyen Prof. Dr. Ömer Utku Çopur, "Bu konu ile ilgili olarak, 2019 yılında Kanadalı bir grup araştırmacı tarafından yapılan çalışmada, tek başına bir çay poşetinin demleme süreci sonunda, çaya 11.6 milyon MP ve 3.1 milyon NP'i geçirdiği bildirilmiştir. Ülkemizde yakın zamanda Sakarya Üniversitesi tarafından yapılan benzer bir çalışmada bu sonucu desteklemiştir. Böyle bir sonuca neden olan faktör ise birçok geleneksel çay poşetinin üretiminde sentetik plastik polimerlerin kullanılmasıdır. Materyalin daha kolay işlenebilirliği, kolay kapatılabilmesi ve yüksek verimlilik gibi nedenlerden dolayı poşet üreticileri sentetik plastik kullanımını tercih etmektedir" dedi.

"TEHLİKE KONTROL ALTINA ALINABİLİR"
Çopur, sözlerine şöyle devam etti; "Diğer taraftan, dünyada sentetik plastik polimer yerine mısır nişastası ve şeker pancarı gibi tamamen bitkisel kaynaklar veya mikroorganizmalardan elde edilen ve biyolojik olarak parçalanabilen plastik kullanan birçok poşet üreticisi bulunmaktadır. Çayın tüm dünyada sudan sonra en fazla tüketilen içecek olduğu düşünüldüğünde tehlikenin boyutları daha iyi anlaşılmaktadır. Çay tüketiminde mümkün olduğunca dökme çay tüketilmesi ile bu tehlike kontrol altına alınabilir. Ancak günümüz koşullarında çalışma hayatı içerisinde kullanımının kolaylığı nedeniyle tek kullanımlık (sallama poşet çay) ve demlik poşet oldukça fazla tüketilmektedir. Bu nedenle ulusal ve uluslararası otoriteler tarafından bu durumun ivedilikle ele alınması ve yapılacak yasal düzenlemeler ile çay poşeti üretiminde sentetik plastik polimer kullanımının yasaklanması gerektiği düşünülmektedir. Diğer taraftan, poşette üretilen siyah ve yeşil çay ile diğer bitkisel çayların sıcak olarak tüketiminden kaynaklı söz konusu tehlikeyi azaltmak adına, bu çayların soğuk içecek olarak üretim ve tüketiminin teşvik edilmesi de daha güvenli çay tüketimi için bir alternatif olabilecektir."