Politic's anketi: Sosyal medya oy tercihimizi etkiliyor mu? (ÖZEL HABER)
Politic's Araştırma Şirketi'nin yaptığı anket çalışması, günümüzde yalan haberlerin ne denli yaygınlaştığını ve yalan haber dolaşımında sosyal medya platformlarının kullanım düzeyini ortaya koyuyor. Çalışmaya göre, Türkiye'de vatandaşlar en çok Facebook'ta yalan habere maruz kalıyor. Peki, sosyal medyada yer alan haberler vatandaşların siyasi görüş ve oy tercihini nasıl etkiliyor?
2022.08.15 10:45 - Son Güncellenme: 2022.08.15 13:11 - Güncel - HABER MERKEZİ
FADİME NİSA SAYAR / BURSADA BUGÜN
2021 yılında 16 ilde yapılan çalışmada, 16-65 yaş arası vatandaşların sosyal medyada yalan haberle karşılaşma oranı ve bu haberlerin, siyasi görüş ve oy tercihlerini ne kadar etkilediği incelendi.

Nüfus yoğunluklarına göre her bölgeyi temsil edilebilecek şekilde seçilen 16 ilde, 1962 kişinin katılımıyla; sosyal medya ve içerik takibi, yalan haberle en çok karşılaşılan platformlar, dolaşımda olan yalan haber türleri gibi konu başlıkları altında veriler derlendi. Ayrıca katılımcıların medyaya güven analizi yapıldı ve sosyal medyanın denetimi konusunda önemli veriler ortaya kondu.
SOSYAL MEDYADA EN ÇOK SİYASET VE GÜNDEM TAKİP EDİLİYOR
Araştırmada sorulan "Sosyal medyayı ne sıklıkla takip edersiniz?" sorusuna, katılımcıların yüzde 46,53'ü "sürekli takip ederim" cevabını verdi. Buna göre, katılımcıların yarısına yakını sosyal medyayı yaşamının önemli bir parçası olarak kullanıyor. Kullanıcıların sosyal medyada en çok takip ettikleri konular ise sırasıyla siyaset ve gündem olarak öne çıkıyor.


YALAN HABERE EN ÇOK FACEBOOK'TA RASTLANIYOR
Günümüzde sosyal medya, yalan haberlerin dolaşımında bir aparat olarak fazlasıyla kullanılıyor. Politic's'in yaptığı çalışma ise kullanıcıların en çok Facebook'ta yalan habere maruz kaldığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 89,7'si en çok Facebook'ta yalan haberle karşılaştığını belirtiyor. Facebook'un ardından ise yalan habere en çok maruz kalınan platformların sırasıyla Twitter, Instagram, Tiktok ve Youtube olduğu görülüyor.

Çalışmada katılımcılara ayrıca karşılaşılan yalan haber türleri de soruldu. Buna göre katılımcıların yüzde 68,30'u siyasi içerikli, yüzde 15,55'i ise ekonomi içerikli yalan haberlere maruz kaldığını belirtiyor. Öte yandan katılımcıların yüzde 28,54'lük kısmı, karşılaştıkları yalan haberleri 'manipüle edici' olarak nitelendirirken, yüzde 24,01'i de 'kutuplaştırıcı' haberlere rastladığını belirtiyor.

Araştırma kapsamında edilen verilere göre, siyasi ve ekonomik gündeme dair yalan haberlerle vatandaşlar manipüle edilmeye çalışılıyor; toplumun çeşitli tabakalarını farklı kutuplarda karşı karşıya getirmek amaçlanıyor. Bu aşamada haberlerin dolaşıma sokulmasında ise sosyal medya platformları etkin birer araç olarak kullanılıyor.
MEDYAYA GÜVENİLMİYOR
Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube gibi sosyal medya platformlarının yanı sıra televizyon ve internet haberlerine vatandaşların duyduğu güven de araştırma kapsamında incelendi. Likert ölçekle (kapalı uçlu sorular) yapılan anket çalışmasında, katılımcıların büyük bölümünün söz konusu haber mecralarına güven duymadığı görülüyor.
Diğer mecralara göre nispeten daha güvenilir haber kaynağının ise televizyon haberleri olduğu görülüyor. Televizyon haberlerini güvenilir bulduğunu belirtenlerin oranı yüzde 25,12 olarak öne çıkıyor.

KULLANICILAR PAYLAŞIM YAPARKEN EN ÇOK NELERE DİKKAT EDİYOR?
Dijital medya, geleneksel medyadan farklı olarak, haber üretim ve dolaşımında okuyucuları da birer üretici olarak konumlandırıyor. Sosyal medya platformlarında haberleri paylaşan insanlar söz konusu bilgi üretim ve yayım sürecinin bir parçası oluyor. Politic's Araştırma'nın yaptığı anket çalışmasında bu çift yönlü etkileşim süreci de ele alındı. Katılımcılara, sosyal medyada haber paylaşırken en çok nelere dikkat ettiği soruldu.
Yanıtlara göre, katılımcıların haber paylaşımı yaparken en çok dikkat ettiği ölçüt, yüzde 64,63 oranıyla güvenilirlik. Paylaşım yaparken 'kendi ideolojik görüşüme yakın olmasına dikkat ederim' diyenlerin oranı yüzde 25,48 ile ikinci sırada, 'etkileşiminin yüksek olmasına dikkat ederim' diyenlerin oranı ise yüzde 11,42 ile üçüncü sırada yer alıyor.

SOSYAL MEDYADAKİ HABERLER SİYASİ GÖRÜŞÜ VE OY TERCİHİNİ ETKİLİYOR MU?
Araştırmada; yalan habere maruziyet, medyaya güven ve paylaşım teyit sürecine ilişkin değerlendirmelerin ardından katılımcıların siyasi görüş ve oy tercihlerinde sosyal medyanın belirleyici rolü de incelendi. Katılımcıların yüzde 70,03'lük bölümü sosyal medyada yer alan haberlerin kendi siyasi görüşüne etki etmediğini belirtirken, yüzde 72,74'ü bu haberlerin oy tercihine de etki etmediğini ifade etti.

Siyasi etki analizine paralel olarak, katılımcıların oy tercihindeki belirleyici etkenler de araştırma kapsamında incelendi. Buna göre, katılımcıların yüzde 56,2'si oy kullanırken ülkenin ekonomik durumunu, yüzde 10,1'i de kendi ekonomik durumunu göz önünde bulunduruyor. Öte yandan katılımcıların yüzde 7,7'si partilerin gösterdiği adaylara ve yüzde 7,2'si de partinin mülteci politikasına dikkat ediyor.

Ancak ülke ekonomisinin mevcut durumu ve partilerin aday ve politikalarının tanıtımı günümüzde büyük oranda, sosyal medya platformları üzerinden yapılan haber/bilgi paylaşımı ile gerçekleştiriliyor. Bu durum göz önüne alındığında sosyal medyanın siyasi görüş ve oy tercihlerine etkisi ise katılımcıların cevaplarının aksine belirsizleşiyor.
YALAN HABERLERİ KİMLER ÜRETİYOR?
Politic's'in yaptığı araştırmada, yalan haberlerin kaynağına dair kapalı uçlu sorular da katılımcılara yöneltildi. Buna göre, çıkar elde etmek isteyen kurum ve kişilerin yalan haberlerin kaynağı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 83,29. Siyasi partiler ve taraftarlarının yalan haberlerin kaynağı olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 77,57.

SOSYAL MEDYA DENETLENMELİ Mİ?
Çalışmada, sosyal medyada yer alan yalan haberlere maruz kalma ve bu haberlerden etkilenme düzeyi incelenen katılımcılara, söz konusu mecraların denetimi de soruldu. Yanıtlardan elde edilen veriler ise çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Buna göre, vatandaşların yüzde 33,28'i sosyal medyada yalan haber yayanlara cezai yaptırım uygulanması gerektiğini düşünüyor, yüzde 32,67'si ise 'sosyal medya kesinlikle denetlenmelidir' diyor.
