Polietilen hurdası atık değil ham madde!
Polietilen hammaddesi günlük yaşantımızda kullandığımız temizlik malzemesi şişeleri, çöp torbaları, plastik kutular, tüpler, makine ve otomotiv parçaları gibi çok geniş bir ürün yelpazesinin hammaddesi olarak kullanılıyor.
2021.07.08 09:23 - Son Güncellenme: 2021.07.08 09:29 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Polietilen hurdası atık değil ham madde!
Petrolden üretilen polietilen ham maddesi aynı zamanda evsel atıkların oluşturduğu plastik malzemelerin geri dönüştürülmesiyle de ekonomiye kazandırılıyor.
Ülkemizde petrol rezervlerimizin yetersizliği nedeniyle geri dönüşüm yöntemiyle elde edilen atıklar, bir yandan sanayinin hammadde ihtiyacını karşılarken bir yandan da yeniden kullanılabilen plastiğin çöp olmasının önüne geçiyor.
Yerinde ayrıştırmanın yaygın olmadığı ülkemizde yeterli miktarda temin edilemeyen polietilen hurdası yurt dışındaki ayrıştırma işlemlerinin ardından ithal ediliyor. Çeşitli işlemlerden geçirilen bu hurdalar katma değeri artırılıp yeniden ürün haline getirilerek hem yurt içindeki talebi karşılıyor, hem de yurt dışına ihraç ediliyor.
Geri dönüşüm sektörünün hammaddesi olarak kullanılan polietilen atıkların ithalatı 18 Mayıs 2021 tarihi itibariyle yasaklandı.
Peki Türkiye'de 350 bin kişiye istihdam sağlayan geri dönüşüm sektörü için önemli kayıplara neden olan polietilen hurdası neden bu kadar önemli?
Avrupa Yeşil Mütabakat uyum süreci ile artık bir mecburiyet haline gelen geri dönüştürülmüş ürünler, döngüsel ekonominin en önemli bileşenlerinden birisini oluşturuyor.
Dünyaca ünlü hazır giyim, içecek ve otomobil üreticileri, orijinal hammadde tüketimlerini azaltmayı ve daha çok geri dönüştürülmüş hammadde kullanmayı hedefliyor. Bu amaçla da firmalar, tedarikçilerine 2023 yılından itibaren yüzde 70 geri dönüştürülmüş hammadde kullanım zorunluluğu getirdi.
Bu süreçte önemli yatırımlar gerçekleştiren Türk firmaları, artık geri dönüşüm sektörünün dünyadaki en etkin oyuncuları arasında.
Geri dönüşüm firmaları Avrupa başta olmak üzere, ithal ettikleri polietilen hurdasını modern yöntemlerle dönüştürerek farklı sektörlerde yeniden ekonomiye kazandırıyor.
Hava, su, kömür, petrol, doğalgaz ve minerallerden sonra yedinci doğal kaynak olarak kabul edilen geri dönüştürülebilir atıklar çevrenin korunmasının yanında, ekonomi için de önemli bir rol oynuyor.
Geçtiğimiz yıl 116 milyon dolar değerinde plastik atık bu tesislerde yeniden dönüştürülerek, 770 milyon dolar ihracat geliri elde edildi. Bu da ürünün 8 katı katma değere dönüşmesi demek.
Ülkemizde evsel atıklar içerisindeki yaklaşık 5 milyon ton plastik atık ne yazık ki çöp depolama alanlarına dökülüyor.
TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde tüketici kaynaklı atıkların yalnızca yüzde 13'ü kaynağından ayrıştırılmış bir şekilde toplanabiliyor. Almanya, Galler, Avusturya ve Güney Kore gibi ülkelerde ise yerel yönetimler tarafından atıkların yaklaşık yüzde 56'sı ayrıştırılarak toplanıyor.
Kaynağında ayrıştırılma yönteminin ülkemizde yaygın olmaması nedeniyle iç piyasadan temin edilemeyen bu atıkların ayrıştırılması ve toplama sistemi kurulması için ise yaklaşık 5 yıllık bir süre gerekiyor.
Ayrıştırmanın tüketici tarafından gerçekleştirilebilmesi için kamu tarafından bilinçlendirme ve yerel yönetimlerin altyapı yeterliliğinin artırılması büyük bir önem taşıyor.
2020 yılı sonu itibariyle 10 milyar TL'lik bir Pazar haline gelen plastik geri dönüşüm sektörü ithalat yasağının sonucu olarak hammaddedeki ciddi artışlar ve yeni yatırımların atıl hale gelmesi nedeniyle önemli sorunlar yaşıyor.
Katma değerli üretim ve ihracata katkı sunan polietilen hurdası ithalatının yasaklanması yerine denetimlerin artırılması şu anda sektörün en önemli beklentileri arasında yer alıyor.