Piyasalara harekat etkisi (ÖZEL HABER)

Piyasalara harekat etkisi (ÖZEL HABER)

Ekonomi çevreleri 2022 için piyasaları bekleyen olası risklere odaklanmış durumda. Küresel piyasalar jeopolitik gelişmelerle dalgalı bir seyir izlerken, Rusya-Ukrayna krizine dair haber akışı gündemin odağındaki yerini koruyor.

2022.02.24 15:33 - Son Güncellenme: 2022.02.24 15:36 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Piyasalara harekat etkisi (ÖZEL HABER)

ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN

Dünya bu sabah savaşa uyanmasının ardından, Dolar/TL artan jeopolitik riskler sonrasında 2 ayın ardından ilk defa 14,49 seviyesini gördü. Euro/TL de 16,35 seviyesine yükseldi.

14,49 seviyesini gören dolar kuru en son 21 Aralık günü bu seviyeleri görmüştü. BIST 100 endeksi güne yüzde 7,26 düşüşle 1.869,64 puana geriledi. BIST 100 endeksi Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik harekatından sonra sert düştü. BIST 100 endeksine dahil hisselerin tamamı değer kaybetti.

Türkiye'nin 2022'ye yüksek kur artışları, yüksek enflasyon ve artan faiz oranlarının yarattığı yüksek maliyetler ve belirsizlik koşulları içinde girdiğini söyleyen Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel, "Firmalar yüksek üretici maliyetleri, artan faizler ve finansmana erişimde zorluklar, yüksek ücret artışları baskıları ve Türk Lirası'ndaki dalgalanma riskleri ile karşı karşıya. Firmalar, tüm bu riskleri yönetmek zorunda kalacak" diyor.

"Türkiye, pandemi sonrası ortaya çıkan küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma, tedarik güvenliği ve yakından tedarik eğilimlerinden en çok yararlanan ülkelerden biri oldu. 2022'de de aynı şartların devam edeceği öngörülüyor. Doğrudan ihracat yapılmasa dahi ihracat yapan firmalara yönelik mal ve hizmet tedarikine ağırlık verilmeli" diyen Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel'in dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini şöyle özetleyebiliriz...

 DÜNYA EKONOMİSİ VE TİCARETİ NEREYE GİDİYOR?

Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel'e göre, "İhracatımız açısından yılın geri kalanının iyi geçeceğini düşünüyorum. Pandemi ile birlikte küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma ortaya çıktı. Dünya pazarlarının Asya'ya olan bağımlılığının yaratmış olduğu sıkıntılar görüldü. Buna bağlı olarak bu bağımlılığı azaltalım ve tedarikimizi çeşitlendirelim yaklaşımı kalıcı olarak yaşanmaya başlandı. Bu durumdan Türkiye, olumlu şekilde etkilendi. Geçen sene ihracatımızı yaklaşık 50 milyar dolar artırdık. Bu eğilim devam ediyor. Türkiye ihracatına katkısını senenin geri kalanında da oldukça kuvvetli yaşayacağız diye düşünüyorum. Bu son Omicron varyantın ardından yeni bir varyant meydana gelmez ise, Mart - Nisan aylarından itibaren dünya genelinde vaka sayılarında bir düşüş beklentisi var. Buna bağlı olarak yılın geri kalanında pazarlarda tüketimin hareketli ve talebin daha da kuvvetli olacağı öngörülüyor. İhracatımız açısından ilave bir katkı sağlayacak önemli bir gelişme olacağını düşünüyorum" dedi.

ASYA ÜLKELERİNDEN SIFIR TAVİZ...

Koronavirüs salgınıyla dünyada ilk karşılaşıp ilk kontrol altına alan kıta olan Asya ülkeleri, yaşadığı salgına karşı Batılı pazarlara göre biraz daha farklı bir politika izlediğine değinen Ekonomist Dr. Can Fuat Gürlesel, "Asya ülkeleri başta Çin olmak üzere hükümetler günlük koronavirüs vakası sayılarında görülen artışlar üzerine sıkı önlemler alıyorlar. Bu da tedarik ihtiyacı artan batılı ve diğer pazarların Türkiye'ye olan ilgisini daha fazla arttırıyor. Asya ülkelerinin salgına karşı uygulamış olduğu sıfır taviz politikası, kapanan şehirler, fabrikalar, tedarikte yaşanan endişeler nedeniyle, Türkiye'ye ilave bir tedarik talebi geçen sene yaşadığımızın üzerinde geliyor. Nitekim Mart ve Nisan aylarından itibaren Batılı ve Asya ülkelerinin dışındaki pazarlarda talebin Nisan ayından itibaren önemli ölçüde artmaya başlayacağı ve iki yıldır tasarruf eden türeticilerin bu tasarruflarını harcamaya dönüştüreceği beklentileri var. Siparişlere de yansımaya devam edecek diye düşünüyorum. Böylesine canlı talep beklentisi, 2022 yılı için dünya ekonomisinde yüzde 4,5 büyüme beklentisini getiriyor" dedi.

"DÜNYA MAL TİCARETİNDE 22 TRİLYON DOLARA ULAŞTI"

Dr. Can Fuat Gürlesel, "Dünya mal ticaretinde 22 trilyon dolara ulaştı. Dünya genelinde yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık mal ticareti artışı oldu. Önümüzdeki sene içerisinde de devam edeceği düşünülüyor. Türkiye ekonomisi için ihracat en önemli çapa haline geldi. Geçen sene ihracattaki ciddi artış ekonomide yüzde 10 büyümemizin lokomotifi oldu. Bu senede ekonomide daha yüksek büyüme olacaksa eğer, yine ana lokomotifi ihracat olacak. O nedenle ihracata ilişkin olarak her türlü gelişme çok önemli. İhracat yapmıyoruz diyenler sektörlerde dahi büyümeler gördük. Geçen sene ihracatçı firmalarla çalışan, onlara hizmet veren ve dolaylı olarak da olsa iş yapan sektörlerde çok ciddi büyümeler gördük. Bu nedenle ihracat ve ihracat bağlantılı sektörler büyümeyi sürükleyecekler diye düşünüyorum" dedi.

"ENERJİ FİYATLARININ DEVAM EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ"

"2021 yılında küresel ekonomide ortaya çıkan birçok eğilim vardı. Bunların 2022 yılında da büyük ölçüde devam edeceğini düşünüyoruz" diyen Dr. Can Fuat Gürlesel, "Biliyorsunuz ki; yüksek navlun fiyatları, enerji fiyatları, emtia fiyatları ve pahalı bir dünya pazarı var. 2022 yılı sonuna kadar yüksek navlun, emtia ve benzeri enerji fiyatlarının devam edeceğini düşünüyoruz. Özellikle enerji fiyatları, metaller, diğer endüstriyel emtialar,  pamuktan tütüne ve buğdaya kadar diğer hammadde girdilerindeki talep artışı beklentisiyle birlikte yüksek fiyatlar olacağı gözüküyor. Dünyada arz kaynaklı yüksek enflasyon ciddi sıkıntı yaratıyor. Bunun yıl boyunca bizlerle birlikte olacağını düşünmek lazım. Yeşil dönüşüm, enerji dönüşümü ve dijital dönüşümde paralel olarak devam ediyor" dedi.

"FAİZ ARTIŞLARI BEKLİYORUZ"

"Dünya tarafında iyimserlik içerisindeyim" diyen Dr. Can Fuat Gürlesel, şöyle devam etti: " Eğer salgın yeni bir şekle dönüşmez ise, ekonomik büyüme ve ticaret tarafı beklentilerden daha da iyi olacak diye düşünüyorum. Bu durum bizlere pozitif yansıyacaktır. Burada talebin etkisiyle fiyatlar yüksek kalmaya devam edecek. Enflasyon karşısında ise, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının yavaş yavaş bir sıkılaşma politikası başlıyor. Pandemi ile birlikte ciddi parasal genişlemeye gitmişler ve faizleri düşürmüşlerdi. Faiz artışları bekliyoruz. Piyasaya bıraktıkları parayı yavaş yavaş geri çekmeye başlayacaklar."

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ HIZLI BÜYÜME TİCARETTEKİ GENİŞLEMEYİ OLUMSUZ ETKİLER Mİ?

"Dünya ekonomisindeki hızlı büyüme ticaretteki genişlemeyi etkilemez" diyen Dr. Can Fuat Gürlesel, "Tam tersine pozitif etkileyeceğini düşünüyorum. Çünkü yüksek enflasyon ve fiyat artışları kötü etkilemeye başlamıştı. Hane halkının tüketimini ve üretim maliyetlerindeki artışlar üretimi zorlamaya başlıyordu. Eğer şimdi bu enflasyona karşı daha sıkı para politikalarına geçersek, muhtemelen enflasyon beklentilerini iyileştirecek ve işlere pozitif yansıyacak. Bunun sonucunda bizim gibi gelişen ülke para birimleri üzerinde biraz baskı yaratabilir. Finansman olanaklarını daraltabilir ama kademeli bir etki olacak gibi gözüküyor" dedi.

UKRAYNA VE RUSYA KRİZİ...

"Ukrayna ve Rusya krizi ve buna bağlı jeopolitik konular olmasaydı eğer risklerin çok fazla olmadığı ve dünya tarafında bizim için uygun koşullar vardı" diyen Dr. Can Fuat Gürlesel, "Rusya - Ukrayna krizi Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme. Bundan sonra nasıl bir gelişme olacak? İyimser beklentilerin önündeki en büyük risk olarak gözüküyor. Uygulanacak olan yaptırımlar sonrası ekonomiye, turizme, ithalata ve ticarete olan etkisini izlemek gerekecek. Yaptırımların kapsamı nasıl olacak? Hangi ürünler için yaptırım yapılacak? 8 milyon ton buğday, metal, azot ve gübre alıyoruz. Doğalgaz ve petroldeki gelişmeler nasıl bir süreç izlenecek? Bugünkü gelişen çerçeve içerisinde yolun çok başında olduğumuzu düşünüyorum" dedi.

"TÜRK LİRASI'NDA DEĞER KAYBI ENFLASYON YARATIYOR"

Dr. Can Fuat Gürlesel, "Türkiye ekonomisi yeni bir ekonomi modeli uygulamaya başladı. Yüksek enflasyonun ana nedeni olarak, Türkiye'deki dolarizasyon görülmeye başlandı. Buna bağlı olarak Liralaşma politikası benimsendi. Şirketlerin, bankaların ve merkez bankasının bilançosunun yarıdan çoğu döviz... Türk Lirası'nda değer kaybı enflasyon yaratıyor. Şirketleri, bankaları ve merkez bankasını zorluyor. Ekonomi yönetiminin çözümü; bu bilançolardaki dövizin payını azaltalım, Türk Lirası'na dönelim. Ekonomiyi dolarizasyondan kurtaralım, liralaşalım. Ekonomi yönetimi liralaşmayı arttırabilirsek, enflasyonun kalıcı olarak düşüreceğine inanılıyor. Özellikle şirketlerin liralaşmaya yönelmesi ile ilgili piyasada doğrudan ciddi bir uygulama var. Mevduatlara geçişte şirketlerin dövizlerinin bozdurulmasına yönelik olarak beklenti var. Liralaşma politikasının başarısı dövizin bozulmasına bağlı olmuş durumda. İhracat bedellerinin merkez bankasına satışı konusu var. Önümüzdeki dönemde belki bu oran artabilir.2 aydır kredilerde bir sıkışıklık vardı, fakat geçen haftadan itibaren Reeskont kredileri tarafında açılmaya başladı" dedi.

"DÖVİZ KURLARI NE OLACAK?"

En önemli sorulardan birinin döviz kurları olacağını söyleyen Dr. Can Fuat Gürlesel, "Dövizli işlemlere kontrol ve müdahale edildi.17 Aralık'tan 10 Şubat'a kadar 14 milyar dolar bozdurduk. Ekonomi yönetimi yaklaşık 30 milyar dolarlık hedef koymuştu" dedi.

TL, FAİZ VE ENFLASYON TARAFINDA NASIL BİR BEKLENTİ VAR?

Dr. Can Fuat Gürlesel, "Piyasada döviz kuru ile ilgili kontrol mekanizması var. Döviz işlemlerine yakın takip, kontrol ve müdahale ile döviz kurları tutuluyor. TCMB, Eximbank, kamu bankaları, özel bankalar ve BDDK' dan kontrol var" dedi.

PARASAL SIKIŞMALARIN 2022 YILINDA ETKİLERİ NE OLUR?

Yarı müdahalelerin ne kadar devam edeceğine bağlı olduğunu söyleyen Dr. Can Fuat Gürlesel, şöyle devam etti: "Döviz kurları üzerinde kredi notunun düşüşünün etkili olabileceğini düşünüyordum, fakat yanılmışım. Türk Lirası üzerinde son bir risk olarak Amerikan Merkez Bankası FED faiz artışı hikâyesi kaldı. FED takvimi Türk Lirası'nda değer kaybı baskısı yaratabilir. TCMB, politika faizini ocak ve şubat aylarında sabit tuttu. Merkez Bankası'nın mart ayında da faizi indirmeyeceğini düşünüyorum. Yılın genelinde Türkiye ekonomisi nasıl olacak? Sorusuna cevap vermek çok kolay değil. Fakat şunu söyleyebilirim ki, 2022 yılı sonuna kadar yüksek maliyetlerle ve enflasyonla yaşamaya devam edeceğiz."

FİRMALARA UYARI...

"Firmalar yüksek üretim maliyetleri karşısında üretim süreçlerindeki verimliliği ve yapısal hale gelmiş yüksek kalemlerinde iyileştirmeler yapmalı" diyen Dr. Can Fuat Gürlesel, "Enerji verimliliği çok önemli hale geldi. Girdi, hammadde ve alınan hizmetlerdeki maliyet artışları karşısında tedarik seçenekleri artırılmalı. En az stok tutulması ve alınan siparişler kadar stok tedariki yöntemi kullanılmalı. Firmalar, finansmana erişim konusunda öncelikle bilançolarında iyileştirmeler yaparak aktif varlıklarını yeniden değerlemeli ve yeni teminatlar oluşturmalı.2021 yılı kârlarının sermayeye eklenmesi tercih edilmeli. Bankalar ve diğer finansman kurumları nezdinde yeni limitler oluşturulmalı. İhracatçılar için Eximbank kredi kullanımları artırılmalı. KOSGEB finansman olanakları değerlendirilmeli. Yeşil finansman, bir diğer alternatif kaynak olabilecek. İşgücü maliyetleri artışı karşısında firmalar organizasyon yapılarını gözden geçirmeli, yalın organizasyonlar tercih edilmeli, işgücü verimlilikleri gözden geçirilmeli ve yeni iş yapma şekilleri ile dijitalleşme gibi teknolojik gelişmelerden de yararlanarak işgücü verimlilikleri artırılmalı. Türk Lirası'ndaki dalgalanmalar karşısında gelir ve giderler arasında ve yine bilanço varlıkları ile yükümlülükleri arasında kur riski en aza indirilmeli. Yükümlülükler alınması halinde mutlaka vadeli işlemler ile riskler dengelenmeli" diyerek firmalara uyarılarda bulundu.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2022.02.24 15:33 - Son Güncellenme: 2022.02.24 15:36 - HABER MERKEZİ
A