Parayı böyle aklamış!
Salı günü başlayan operasyonda Savcılık iddialarında, Reza Zarrab Grubu'nun kara para aklama yöntemlerini şemalarla ortaya koydu.
2013.12.20 08:02 - Son Güncellenme: 2013.12.20 08:03 - Güncel - HABER MERKEZİ
Hürriyet'te yer alan habere göre grubun ilk başta Rusya odaklı bir sistemle kara para akladığını ileri süren savcılık, bu yönetimin deşifre edilmesinin üzerine Halkbank üzerinden yeni bir kara para aklama yöntemi geliştirildiğini belirledi.
RUSYA ODAKLI ESKİ SİSTEM
Savcılık, Rusya odaklı ilk sistemde, Rusya'daki bankaların sıcak para ihtiyacını karşılama odaklı komisyonculuk yapıldığını ve geliştirilen bu sistemle resmi belgede sahtecilik, gümrük ve vergi kanuna muhalefet edildiğini tesbit etti. Şahısların bu sistemle yapmış olduğu usulsüzlüklerin, MASAK ve Vergi Dairesi Müfettişleri tarafından incelendiği bilgisine ulaşıldığı belirtildi.
1- Şüpheliler, 2003'ten itibaren Adem Gelgeç Ertuğrul Bozdoğan ve Vidadi Badalov isimli şahıslar üzerine kurulan 10 farklı paravan firma adına banka hesapları açtırdı.
2- Bu banka hesaplarına, sistemli ve sürekli şekilde gerçekte olmadığı halde bir ihracat faaliyeti gibi sahte evrak düzenlenerek yurtdışından yüklü miktarda döviz havalesi yapıldı.
3- Bu kapsamda gümrük beyannamesi ve fatura düzenleyerek ilgili bankalardan döviz satım belgeleri temin edip havaleyi fiziki olarak çektiler.
4- Bu paralar kuryeler aracılığıyla Atatürk Havalimanı'ndan fiziki olarak Rusya'ya gönderildi.
5- Bu rakam günde 1 ile 10 milyon dolar arasında değişti.
6- Şüpheliler bu işlemlerden yüzde 0,3-0,4 oranında komisyon aldı.
HALKBANK ODAKLI YENİ SİSTEM
Savcılık, eski yöntemleri deşifre edilince zor durumda kalan grubun, Halkbank üzerinden yeni bir yöntem geliştirdiğini tesbit etti. Zarrab'ın milyarlarca dolarlık şüpheli işlem yaparken Halkbank'ı kullanmak için önemli bir siyasi ve Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile ilişki geliştirildiğini iddia etti. Bu nedenle Zarrab'ın söz konusu siyasiye 103 milyon TL, Süleyman Aslan'a 16 milyon TL rüşvet verdiği ileri sürüldü. İran'a uygulanan ambargoyu delmek amacıyla geliştirdikleri bu yeni sistemle, 'müşteri' diye tabir edilen İranlı şahısların İran bankalarında bulunan paralarını yurtdışına çıkarttıkları ve akabinde tekrar İran'a altın olarak soktukları belirlendi.
1- Şüpheliler Çin'de paravan firma kurdular.
2- Bu firmalar adına Türkiye'de açtıkları banka hesaplarına, İran'daki bankalardan ihracat ödemesiymiş gibi havale yaptılar ve bu işlemler için sahte evrak düzenlediler.
3- Çin'den gelen paraları bekletmeden Türkiye'de kurdukları paravan veya gerçek firmaların hesabına ihracat ödemesi olarak aktardılar.
4- İran'a göndermek üzere altına dönüştürecekleri paralarla ilgili gerçek firmaların Halk Bankası'ndaki hesaplarını kullandılar.
5- Döviz olarak fiziken iran'a çıkartılacak paralar ile ilgili diğer bankaları kullandılar.
6- Toplanan külçe altın ve nakit paraları kuryeler aracılığıyla havalimanından İran'a veya İran'a göndermek üzere Dubai'ye yolladılar.
7- Halkbank'ı kullan-dıkları işlemlerde de gerçekte olmayan ihracat belgeleri kullanıldı.
SARRAF'IN GANA'DAN GELEN 1 BUÇUK TON ALTINI
DHA'nın haberine göre Rıza Sarraf'ın, Gana'dan usule aykırı olarak gelen ve el konulması gereken 1,5 tonluk altını ile ilgili sıkıntıyı bu kanalla çözdüğü belirtiliyor.
'BANKA MÜDÜRÜNÜ SARRAF'LA BAKAN TANIŞTIRDI'
Sarraf'ın Halk Bankası üzerinden yapılan işlemlerde denetimlerden kaçınmak için ihtiyaç duyduğu bağlantıyı Bankanın Genel Müdürü Süleyman Aslan vasıtasıyla aştığı, banka müdürüyle Sarraf'ı tanıştıran kişinin ise Bakan Çağlayan olduğu belirtiliyor.
'HAYALİ İHRACATA RÜŞVET KARŞILIĞI GÖZ YUMULDU'
Zafer Çağlayan'ın bununla da kalmayıp Süleyman Aslan'ın, gerçekte olmayan ihracat bedeli havalelerine rüşvet karşılığında göz yummasını sağladığı bu yönde telkinde bulunduğu iddia ediliyor.
Bu üçlünün, Bakan Zafer Çağlayan, Genel Müdür Süleyman Aslan ve Rıza Sarraf'ın toplantılarını lüks otellerde yaptıkları ileri sürülüyor.
EXCEL DOSYASINDAKİ RÜŞVET NOTLARI
Edinilen bilgiye göre soruşturma dosyasına giren bir excel dökümanı rüşvetin de belgesi olarak değerlendiriliyor. İddiya göre Zafer Çağlayan'a ve Süleyman Aslan'a yollanan rüşvet paraları, notları ve diğer menfaatler bu dosyada yazılı.
Söz konusu Excel Dosyasında 29.03.2013 tarihi itibariyle, Zafer ÇAĞLAYAN'a toplam 32 milyon 153 bin 600 euro, 1 milyon 400 bin dolar ödendiğinin yazılı olduğu, bu miktarın içinde Süleyman Aslan'a gönderilen 2 Milyon Euro ve 500 bin Doların da yer aldığı iddia ediliyor.
ÇAĞLAYAN'A NAKİT RÜŞVETİN ŞİFRESİ : CASH TO CAG SADIK
Çağlayan'a yapılan nakit ödemelerin karşısına 'CASH TO CAG SADIK' şeklinde not düşüldüğü belirtiliyor.
Zafer Çağlayan'ın talimatıyla alınan mücevher ve lüks saatler için 200 bin Euro ve 5 milyon 426 bin 761 Dolar paranın da Rıza Sarraf tarafından ödendiğinin tespit edildiği iddia ediliyor.
'BAŞBAKAN'IN ÖĞRENMESİNDEN ÇEKİYORDU'
Öte yandan soruşturulan süreçte savcılığın Zafer Çağlayan'ın Başbakan Erdoğan'dan çekincesinin varlığını belirlediği, bu çekinceyi ise Rıza Sarraf ile olan irtibatının Erdoğan tarafından öğrenilmesine dayandırdığı belirtiliyor.