PAPA'NIN SAĞ KOLU BURSA'DA SAİD NURSİ'Yİ ANLATTI

PAPA'NIN SAĞ KOLU BURSA'DA SAİD NURSİ'Yİ ANLATTI

Vatikan temsilcisi Prof. Dr. Thomas Mıchell, Said-i Nursi'den çok şey öğrendiğini ifade ederek, "Onun düşüncelerinin yayılması için çalışacağım" dedi.

2011.03.26 17:37 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
PAPA'NIN SAĞ KOLU BURSA'DA SAİD NURSİ'Yİ ANLATTI

Bursa Bediüzzaman'ı Anma ve Anlama Platformu tarafından 23-27 Mart tarihleri arasında Bursa'da çeşitli faaliyetler düzenlendi. Merinos Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki program, Prof. Dr. Mehmet Emin Ay Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Platform koordinatörü Fikri Pala'nın açılış konuşmasını yapmasının ardından protokol konuşmalarına ve ödül törenine geçildi. 2011 Bediüzzaman medya onur ödülleri çerçevesinde 'Hür Adam' filminden yapımcı yönetmen Mehmet Tanrısever, senaryo yazarları Mehmet Uyar ve Ahmet
Çetin, oyuncular Mürşit Ağa Bay ve Tarık Tanrısever'e verildi.
Ayrıca TV 24'ten 'Keşke olmasaydı' programı yönetmeni Okan Başara, Kanal 7'deki 'Yaşamak dediğin' adlı programın yönetmeni Mustafa Yürekli, Yolcu belgeselinin yönetmeni Yusuf Kenan Beysülen, Metin Yazarı Cemalettin Canlı, seslendirme sanatçısı Mahir Günşıray'a medya onur ödülleri verildi. Ayrıca Dost TV adına Seyfettin Bulut ve Risale Haber adına Seyfettin Bulut'a plaket verildi.
UÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek ise Said-i Nursi'nin gönül dünyasının abide şahsiyetlerinden biri olduğunu belirterek, "Bu tür gönül dostu insanların, abide insanların vatandaşlarla daha çok kucaklaştırılması gerekiyor" dedi.
Ödül törenin ardından panel konuşmalarına geçildi. Oturum başkanlığını Mustafa Tuncel'in yaptığı panelde konuşan Prof. Dr. Thomas Mıchell, salondakileri selamladıktan sonra konuşmasına başladı. Mıchell, Said Nursi'nin henüz 20. asırda Müslümanlar ile Hıristiyanların bir birleriyle çatışmak yerine iş birliği yapmalarını savunduğunu hatırlatarak, "O, Kur'an ve vahyin dışında, akla dayalı felsefe ile toplumun problemlerine çözüm üretmeye çalışanların topluma çok faydası olmadığını görüyor. Buna karşı vahye
dayalı bir takım çözümler üretmeye çalışıyor. Felsefede dayanak noktası kuvvettir. Kuvvetli olan haklıdır. Bunun ailede, mahallede, siyasette her alanda geçerli olduğunu düşünen toplumun ne hale geleceğini tahmin edebilirsiniz. Hak bizi birliğe götürür. Felsefede kişi menfaati önemlidir. Herkesin kendi menfaatini gözettiğini bir düşünün, toplum ne hale gelir. Bu felsefenin esasıdır" diye konuştu.

"ÇATIŞMA OLDUĞUNU ZANNEDİYORLAR"
Felsefenin dürbününden bakan insanların faklı istek ve arzulara sahip olduğundan dolayı medeniyetler çatışması çıktığını zannettiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Mıchell, "Ama Said Nursi, Kur'an ve daha önceki kaynaklardan yararlanarak bunlara karşı birlik ve beraberlikten bahseder. O, kainatı inceleyerek orada bir mücadelenin değil bir yardımlaşmanın olduğunu söyler. Bu konuda Kuran ve önceki dinlerin de yardımlaşmayı öğrettiğini söyler. Hepimizin ortak düşmanı cehalet, zaruret ve ihtilaftır" şeklinde
konuştu.

"ONUN DÜŞÜNCÜLERİNİ YAYMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIM"
Said-i Nursi'nin 60 yıl önce Vatikan'a yazdığı risalelerden gönderdiğini anlatan Mıchell, "Bugün birlikten bahsetmek kolay ama, Said-i Nursi bundan 60 sene önce bir eserini o zamanki Vatikan'daki bir papaza gönderdi. Bu o eseri göndererek birlik ve beraberliğe vurgu yapmıştır. Üstadın o mektubunun ikinci Vatikan konsülü ile ilişkisi vardı. Bu eserden sonra kinci konsül toplanarak Müslüman ve kendilerinin ortak düşmanının ortak olduğunu ve bunun da ihtilafı ortadan kaldırıp, ahlaksızlıkla mücadele etmek
ve insan hürriyetini sağlamak olduğu görüşüne varıyor. Ben ondan çok şey öğrendim ve onun düşüncelerinin dünyanın neresinde olursa olsun yayılması için çalışacağım" diyerek sözlerini tamamladı.  

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2011.03.26 17:37 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A