Orta Doğu'da tansiyon çok yüksek! Suudi Arabistan'da petrol sahası vuruldu, ABD'den tahliye kararı
Orta Doğu'da çatışmaların gölgesinde kritik gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinin Kerpan bölgesinde art arda patlama sesleri duyulurken, Suudi Arabistan'da Aramco'ya ait Şeybe Petrol Sahası'nın hedef alındığı bildirildi. İnsansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda iki kişi hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı. Bölgedeki güvenlik endişeleri artarken ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'da görev yapan bazı hükümet personeli ve aile üyelerinin ülkeden ayrılması yönünde talimat yayımlandığını açıkladı. Yemen'de İran destekli Husilerin Reyyan Havalimanı'na yönelik yeni bir saldırı düzenlediği yönündeki açıklamalar da bölgedeki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
2026.10.22 01:03 - Son Güncellenme: 2026.10.22 01:11 - Dünya - AA
Suudi Arabistan'ın doğusundaki Şarkiyye bölgesinde bulunan ve ülkenin enerji altyapısı açısından önem taşıyan Şeybe Petrol Sahası'na yönelik saldırı, bölgede güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığından üst düzey bir yetkili, ülkenin resmi haber ajansı SPA'ya yaptığı açıklamada, ulusal petrol şirketi Aramco'ya ait sahadaki tesislerden birinin sabah saatlerinde hedef alındığını bildirdi.
Yetkilinin verdiği bilgiye göre saldırı, insansız hava aracıyla gerçekleştirildi. Hava savunma sisteminin müdahalesiyle İHA saldırısının engellendiği aktarılırken, olayın ardından sahada can kaybı ve yaralanmalar yaşandığı belirtildi. Petrol tesisinin bulunduğu bölgede meydana gelen olayın ayrıntıları, Suudi Arabistan'ın enerji altyapısının güvenliği açısından yakından takip ediliyor.
Açıklamada, saldırı sırasında biri Filipinler, diğeri Nepal vatandaşı olmak üzere iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Pakistan ve Hindistan uyruklu iki kişinin de yaralandığı kaydedildi. Böylece saldırıda toplam dört kişinin yaşamı doğrudan etkilendi.
İHA Saldırısında İki Kişi Hayatını Kaybetti
Şeybe Petrol Sahası'nda yaşanan saldırının ardından tesis çevresinde de hareketlilik yaşandı. Yetkililer, saha dışında çalışanlardan birine ait araçta yangın çıktığını açıkladı. Yangının çıkışına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, olayın petrol sahasındaki faaliyetlere etkisi konusunda da açıklama yapıldı.
Enerji Bakanlığı yetkilisi, saldırıya rağmen tesisin operasyonel faaliyetlerinin etkilenmediğini belirtti. Hava savunma sisteminin müdahalesiyle saldırının engellenmesi, petrol sahasındaki çalışmaların devam etmesini sağladı. Bununla birlikte iki kişinin hayatını kaybetmesi ve iki kişinin yaralanması, saldırının insani bilançosunu ortaya koydu.
Suudi Arabistan, dünyanın önde gelen petrol üreticileri arasında yer alırken Aramco'ya ait tesisler ülkenin enerji sektöründe önemli bir konumda bulunuyor. Şeybe Petrol Sahası'nda yaşanan gelişme, Orta Doğu'daki güvenlik risklerinin yalnızca askeri alanlarla sınırlı kalmadığını, enerji altyapısının da bölgesel gerilimden etkilenebildiğini gösteren olaylardan biri olarak gündeme geldi.
İran'ın Güneyinde Patlama Sesleri Duyuldu
Orta Doğu'da gerilimin arttığı bir diğer nokta ise İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaleti oldu. Fars Haber Ajansının aktardığı bilgilere göre, Sirik kentine bağlı Kerpan bölgesinde birden fazla patlama sesi duyuldu.
Bölgeden gelen haberlerde patlamaların peş peşe meydana geldiği belirtilirken, olayın nedenine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Patlamaların hangi noktada gerçekleştiği, herhangi bir tesisin hedef alınıp alınmadığı ve olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanıp yaşanmadığı konusunda da doğrulanmış ayrıntılar paylaşılmadı.
İran'ın güneyinde yaşanan bu gelişme, Suudi Arabistan'daki petrol sahasına yönelik saldırı haberleriyle aynı dönemde gündeme geldi. Ancak iki olay arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğuna ilişkin resmi bir bilgi açıklanmadı. Bölgedeki gelişmeler yakından izlenirken, Kerpan'da duyulan patlama seslerinin ardından yetkililerden gelecek açıklamalar bekleniyor.
ABD'den Suudi Arabistan'daki Personel İçin Ayrılma Talimatı
Orta Doğu'daki güvenlik gelişmeleri, ABD'nin diplomatik misyonlarına yönelik tedbirlerini de gündeme taşıdı. ABD Dışişleri Bakanlığının Körfez ülkelerinde görev yapan bazı büyükelçilik personelini ve ailelerini tahliye etmeye hazırlandığı yönündeki haberlerin ardından Washington yönetiminden açıklama geldi.
Reuters'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, Körfez bölgesindeki bazı diplomatik personelin ve aile üyelerinin ülkelerinden ayrılmasının gündemde olduğu öne sürülmüştü. Haberde, söz konusu adımın özellikle Yemen'deki İran destekli Husiler ile bölgesel çatışmaların yeniden alevlenmesi ihtimaline ilişkin kaygılarla bağlantılı olduğu belirtilmişti. Ayrıca Suudi Arabistan'daki ABD diplomatik misyonunda görev yapan personel ve ailelerinin ülkeden ayrılabileceği ifade edilmişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Körfez ülkelerinin tamamını kapsayan bir tahliye kararına ilişkin haberlerin doğru olmadığını bildirdi. Pigott, alınan kararın yalnızca Suudi Arabistan'daki ABD hükümet personeli ve aile üyelerini kapsadığını belirtti.
Açıklamaya göre Suudi Arabistan'da görev yapan ABD hükümet personeli ve aileleri için acil durum kapsamında olmayan bir ülkeden ayrılma talimatı yayımlandı. Bu kararın, bölgedeki diğer Körfez ülkelerinde bulunan tüm ABD diplomatik misyonlarını kapsayan genel bir tahliye emri olmadığı vurgulandı.
ABD: Personelin Güvenliği Önceliğimiz
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, açıklamasında Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik düşmanca eylemlerinin arttığına ilişkin değerlendirmelere de yer verdi. Pigott, silahlı grubun sivil havalimanlarını ve diğer kritik altyapı tesislerini hedef alan saldırılarının can kayıplarına ve seyahatlerde ciddi aksamalara yol açtığını ifade etti.
Bakanlık sözcüsü, diplomatik personelin ve ailelerinin güvenliğinin öncelikleri arasında bulunduğunu belirterek gerekli koruma tedbirlerinin sürdürüleceğini kaydetti. Suudi Arabistan'daki personelin ülkeden ayrılmasına yönelik talimatın da bu güvenlik yaklaşımı kapsamında alındığı bildirildi.
ABD'nin açıklamasıyla birlikte, Körfez bölgesindeki tüm diplomatik misyonların tahliye edileceği yönündeki iddialarla Suudi Arabistan'a özel olarak alınan karar arasındaki fark netleşti. Washington yönetimi, uygulamanın kapsamının yalnızca ülkedeki ABD hükümet personeli ve aile üyeleriyle sınırlı olduğunu açıkladı.

Yemen'de Reyyan Havalimanı'na Dördüncü Saldırı İddiası
Orta Doğu'daki gelişmelerin bir diğer adresi Yemen oldu. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid Abdullah en-Nezili, İran destekli Husilerin ülkenin güneydoğusunda bulunan Hadramevt vilayetindeki Reyyan Havalimanı'na yeniden saldırdığını duyurdu.
Nezili'nin açıklamasına göre Mukella kentindeki havalimanı, birkaç saat içinde gerçekleştirilen yeni saldırıyla birlikte dördüncü kez hedef alındı. Yemenli askeri sözcü, saldırıların sivil altyapıyı etkilediğini ve halkın yaşamını zorlaştırdığını ileri sürdü. Açıklamasında Husileri eleştiren Nezili, havalimanı gibi kritik noktaların hedef alınmasının ülkedeki güvenlik sorunlarını derinleştirdiğini savundu.
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise gün içinde yaptığı açıklamada, Reyyan Havalimanı'nın askeri amaçlarla kullanıldığı gerekçesiyle hedef alındığını iddia etti. Tarafların açıklamalarında saldırının gerekçesi ve havalimanının kullanımına ilişkin farklı değerlendirmeler öne çıktı.
Orta Doğu'da Güvenlik Endişeleri Artıyor
İran'ın güneyindeki Kerpan bölgesinde duyulan patlama sesleri, Suudi Arabistan'daki Şeybe Petrol Sahası'na yönelik İHA saldırısı ve Yemen'deki Reyyan Havalimanı'na ilişkin açıklamalar, bölgedeki hareketliliğin farklı noktalarda sürdüğünü ortaya koydu. Suudi Arabistan'daki saldırıda iki kişinin hayatını kaybetmesi ve iki kişinin yaralanması, gelişmelerin insani boyutunu da ön plana çıkardı.
ABD'nin Suudi Arabistan'daki hükümet personeli ve aile üyeleri için ülkeden ayrılma talimatı yayımlaması da güvenlik gündemindeki önemli adımlar arasında yer aldı. Washington yönetimi, kararın tüm Körfez ülkelerini kapsadığı yönündeki haberleri düzeltirken, uygulamanın Suudi Arabistan'daki personelle sınırlı olduğunu bildirdi.
Bölgedeki askeri hareketlilik, enerji tesislerine yönelik saldırı haberleri ve diplomatik güvenlik tedbirleriyle ilgili gelişmeler sürerken, İran, Suudi Arabistan, ABD ve Yemen'den yapılacak yeni açıklamalar yakından takip ediliyor.