Operasyon ile devletteki illegal yapı deşifre oldu
Operasyona bir tepki de CHP'lilerden geldi. Cemaati kasteden Cihaner, "Bu yapı siyasi çerçevesi, bürokratik temsili olmayan bir yapıdır", Koç ise "Cumhuriyet tarihinde sorulmamış siyasi hesap yok" yorumunu yaptı.
2013.12.27 08:55 - Son Güncellenme: 2013.12.27 08:56 - Siyaset - HABER MERKEZİ
SEÇİM ayarlı operasyonun siyasi yansımaları devam ederken, savcı kökenli CHP Parti Meclisi Üyesi ve Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, operasyonu eleştirdi. "Bu operasyon ile yıllardır hep söylenegelen, telaffuz edilen ama ortaya konulamayan devletteki illegal bir yapı deşifre olmuştur" diyen Cihaner, "Bu yapı iş başındaki meşru hükümeti işgöremez duruma düşürüyor. Benim Başbakan'a önerim tüm demokrasi güçleri ile ittifaka gitsin ve bu yapının bitirileceğine dönük toplumun önüne bir projeksiyon koysun" dedi. Operasyonlar ve devlet içindeki gayri meşru yapıya yönelik AKŞAM'a değerlendirmelerde bulunan Cihaner bazı tespitler yaptı.
'SORUŞTURMA SAVCISI İNSAN HAKKI İHLALİNDEN SABIKALI'
YAPI GÖRÜNÜR OLDU: Yapılacak ilk tespit şudur: Başbakanın açıklamaları, cemaat sözcüsü denilen kişilerin ifadeleri, bizzat Fethullah Gülen'in açıklamaları, ona yakın medya organlarının yayınları ve yürütülen operasyonun kendisi, yıllardır birçok insanın söylediği, telaffuz ettiği, adına cemaat, Hizmet, F Tipi vs ne denirse, devlet içindeki illegal bir yapıyı görünür kılmıştır.
HESAP VERMEZ, SİYASET DIŞI: Bu yapının özellikleri nelerdir? Bir kere hesap verirliği yoktur, siyasi bir çerçevesi bulunmamaktadır, bürokratik resmi bir temsili olmayan ancak yargı ve emniyet başta olmak üzere MASAK'a, hatta TRT'ye devletin içindeki tüm birimlere kadar uzanan devlet bürokrasisine hakim bir yapıdır. Bu yapı meşru hükümeti iş göremez duruma düşürüyor.
İKİ KİŞİ DEĞİL, İKİ YAPININ KAVGASI: Yapı artık deşifre oldu. Başbakan bile çıkıp devlet içindeki odaktan, çeteden söz ediyorsa bu kavga iki kişinin ötesinde iki yapının kavgasını ortaya koyar. Ama şu rezervi de hemen koymamız lazım: İnanç temelinde, inancını yaşama temelinde kimseye diyecek bir lafımız yoktur, burada saygımız var. Ancak kamu görevinin yürütülmesini o inanç yapısına göre, o aidiyete göre yapıyorsa bu kabul edilemez. Çünkü dediğim gibi bunun şeffaflığı, hesap verirliği ve siyasi çerçevesi yoktur.
DERİN MEŞRUİYET KRİZİ: Bu durum aynı zamanda çok derin bir siyasi krizdir, çok derin bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kaldığımızı düşünüyorum. Başbakanlar, siyasetçiler emaneti halktan alır ve siyasi sözleşmesini de halkla, toplumla yaparlar. Ama bugün ortaya çıkan tabloda halktan, kamuoyundan alınan onayın gayrimeşru bir yapıya devri gibi bir durum söz konusudur. Bu da meşru hükümetin en büyük çıkmazı ve çelişkisidir. İnlerine kadar gireceğiz söylemleri bunu gösteriyor.
DÜNE KADAR HAK İHLALİ YAPAN SAVCILAR: Savcılar yolsuzluk operasyonu yapıyor. Daha düne kadar insan hakları ihlalleri yapan aynı bu savcılar mı yolsuzlukla mücadele örneği sergileyecek! Yolsuzlukla mücadele konusunda siyasi zeminde verilen kaç tane gensoru var, Sayıştay Raporları tartışması ortada duruyor. Yani bu çerçevedeki yolsuzlukla mücadele söylemi de yanıltıcıdır.
BAŞBAKANIN ÇIKIŞ YOLU: Sayın Başbakan'a benim çıkış önerim şudur ki bizim muhatabımız odur: Şeffaf, demokratik, siyasi ve toplumsal tüm meşru güçlerle bir araya gelip; onlarla ittifaka gidip, toplumun önüne 'devletteki bu illegal yapıyı bitirme projeksiyonunu' samimiyetle ortaya koymasıdır. Yoksa o HSYK, o Yargıtay orada durdukça Başbakan zaten bir şey yapamaz.
akşam