"OHAL'i kabul etmiyoruz"

"OHAL'i kabul etmiyoruz"

HDP'li Meral Danış Beştaş, OHAL tezkeresine destek veremeyeceklerini söyledi.

2016.07.21 16:24 - Son Güncellenme: 2016.07.21 16:25 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
"OHAL'i kabul etmiyoruz"
06:19 Erdoğan: Türkiye'de 3 ay süreyle OHAL ilan edildi

İLGİLİ VİDEO

Erdoğan: Türkiye'de 3 ay süreyle OHAL ilan edildi

OHAL tezkeresine ilişkin HDP adına konuşan Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş "OHAL kararına kesinlikle "Hayır' diyeceğiz. Çünkü olağanüstü hal demek vatandaşların hak ve özgürlüklerinin askıya alınması, yaşam alanlarının daraltılması demektir. Biz darbeye ve anti demokratik yönetimlere karşıyız. Bunun için biz demokrasiyi tercih edeceğiz" diye konuştu.

HDP adına HDP Adana milletvkekili Meral Daniş Beştaş'ın konuşmasından satırbaşları
1987 yılında uygulamaya konulan OHAL tam 46 kez uzatıldı. 6 OHAL valisiyle tanıştı bu ülke. Vatandaş ve devlet arasında nasıl bir işkencenin yaşandığını kitaplar bize yazıyor. Biz bunların canlı tanıkları, mağdurları olarak bunları bilen insanlar olarak konuşuyoruz. Yüzbinlerce göç oldu! Türkiye'de faaliyet gösteren insan hakları kuruluşlarının verilerine göre 4 bin yerlerşim yeri boşaltıldı, 3 milyon kişi yerinden yurdundan sürüldü. Şu anda uygulanmak istenen OHAL ne getirecek? Bunu tüm yurttaşların bilmeye hakkı var.

OHAL kanunu darbecilerin getirdiği bir kanun! Darbecilerin getirdiği bir kanuna sarılıyoruz bu büyük bir ironi! Şu anda TSK'nın yüksek komitesinin katılmadığı, muhalefetin ve medyanın karşı durduğu darbe girişimi bastırıldı. TSK ve emniyet mensupları gözaltında. Ülkenin bütünde tam ve mutlak bir kontrol sağlandı.

Bu kanunda her türlü hakkı askıya alma hakkı var. Kimlik taşıma zorunluluğu var. Basit gibi görünüyor ama normal hayatta önemli meselelerdir. Gazetelerin toplatılması gibi çok güçlü yetkiler var. Gözaltı süresi, en önemli meselelerden birisidir.

Biz 1 Kasım'ın bir darbe olduğunu söyledik. Bu kürsüden bu defalarca tartışıldı. Demokrasi nöbetiyle OHAL kutlamaları ne anlama geliyor? Gerçeklerle yüzleşmemiz gerekiyor. Biz halk adına buradayız. Kanunlara önerilere karşı da büyük tartışma için buradayız. 4 liderin bir araya gelmesi için çağrılarımız oldu. Başbakan lidelerler zirvesi çağrımız dikkate alınmadı, çağrımız hala devam ediyor.

Normal vatandaşlar OHAL'den zarar görmeyecek diyor Yalçın Akdoğan. Televziyonlarda iktidarları eleştiren vatandaşlar normal mi değil mi? Böyle bir talihsiz açıklama olamaz! Baştan beri Sayın Öcalan'ın belirttiği darbe mekaniğinin devrede olduğu öngörü bugün ortaya çıkmıştır. Bu darbe mekaniğini durdurmanın yegane yolu daha fazla demokrasidir. OHAL süresince AİHS askıya alınacağı söylendi. 15. madde, yaşam hakkı, işkence... Biz dehşetle işkence iddialarını izliyoruz. Her şart ve koşul altında işkenceye göz yumulamaz. Muhaliflere karşı darbecilere karşı bile olsa işkenceye karşı çok dikkatli olmamız lazım. Şu anda darbeyi bastırma hamlesi hak ve özgürlüklere dokunmamalı. Bu muhalefetin tam anlamıyla zapturap altına alınmaması gerekiyor.
Bugünlerde yakalanan tutuklanan darbecilerin önemli bir kısmının Kürt illerinde savaş suçlarına imza attığını görüyoruz. GÖrev yerleri belli. Biz şimdiden takibimizi bırakmayacağız. Şırnak'ta, Nusaybin'de yüzlerce insanı yakan, Roboski'de 34 köylüyü bombalatan darbeciler sadece darbe yapmaktan yargılanamaz. Bu suçlar yargı önüne gitmelidir. Bu suçlar diğer süreçlerde mahkeme dosyalarına girmedi ve suçların üzeri örtülmek istendi.

OHAL'E KESİNLİKLE HAYIR DİYECEĞİZ

15 Temmuz'dan bu yana 10 binlerce insan görevden uzaklaştırıldı. Gerçekten de darbecilerle bağı olmayanların da gözaltına alındığını biliyoruz. Van 100. Yüzyıl Üniversitesi'nde barış bildirisine imza atan öğretim üyeleri de görevden uzaklaştırılıyor. Darbeden çıkışın yol haritası demokasiden geçer. Kürtlerle barış olmadan gerçek bir demokrasiden söz edilemez. Bizi bugüne getiren olgular da şiddetle basıtırlmasıdır. Çözüm süreci ve dolmabahçe mutabakatı en kısa sürede tekrar hayata geçirilmelidir. Biz tek insanın yönetimini mi benimseyeceğiz yoksa darbeyi mi?Yok öyle bir şey, biz demokrasiyi benimsiyoruz.
OHAL kararına kesinlike hayır diyeceğiz. OHAL demek yaşam alanların daraltılması demektir.

CHP adına Grup Başkanvekili Bülent Tezcan konuştu:

İhanet şebekesinin Fethullahçı terör örgütünün bütün sisteme dönük haince bir saldırısıyla karşı karşıya kaldık. TSK içindeki Cunta uzun zamandan beri komuta kademesini tasfiye etme noktasında elde ettikleri güçle, kamudaki güçlerinden aldıkları cesaretle parlamentonun gücünü ayaklar altına almaya çalıştılar. Türkiye cumhuriyetinde parlamenter demokrasi birikimimiz çok ciddi bir sınav verdi. Siyaset darbecilere teslim olmamıştır. Hükümet ve bakanlar da önemli bir sınav vermiştir. Darbelerle karşı karşıya kalan ülkemiz ilk kez toplumsal mütabakatla bir irade gösterilmiştir.Bu iradeyi millet göstermiştir. Bütün darbeye karşı direnen vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. O gece burada, milletvekillerimizle bu çatının altındaydık. TBMM, Gazi Meclis adını taşıyan tek Meclis'tir. O gün burada CHP'liler, Adalet ve Kalkınma Partililer, MHP'liler, HDP'liler yoktu milletin temsilcileri vardı.

Tabii ki bugüne kadar nasıl gelindiğini konuşacağız. Hangi imkanlarla liyakata göre değil sadakata göre bir kadro sistemi getirdiğimizde getireceği felaketi hep birlikte gördük. 2013 yılındaki YAŞ'ta Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda albaylıktan generalliğe yükselen 25 generalden büyük bir kısmı bugün tutuklandı.
Bunları siz geçmişte şunu yaptınız diye söylemek için söylemiyorum. Geçmişi gelecekte tartışacağız. 15 Temmuz'da büyük bir mutabakatın sınavını verdik. Bu beraberliğin bundan sonranın Türkiye'sini kurmak için yaşatılma zorunluğu var. Bu zorunluluğu unutursak bir iktidar hükümet etme iktidarı elinde tutma kıskançlığıyla yeniden aynı felakete sürüklenebiliriz. Birinci aşamayı geçtik, ikinci aşamanın 3 evresi var.

1-Hesaplaşma
2-Normalleşme
3-Normalleşme süreci.

Hesaplaşma da normalleşme de hukuk içerisinde yapılmalı. Darbenin yarattığı öfkeyle bir intikam anlayışı vatandaş bakımından anlaşılabilir ama siyasetin görevi farklıdır.

Çıkışın yolu bu beraberlikten geçmektedir. Hükümet MGK'nın tavsiyesiyle OHAL'i görüşüyoruz. Evet bunun Anayasa'da yeri olan bir düzenleme. Anayasa'da yeri var, diyebiliriz ama bugünkü ortamda siyaseten uygun bir yöntem değildir. Ama siyaseten uygun değil çünkü bu mücadele her zamankinden daha fazla ortak mücadeleyi gerektiren bir uygulama. Diyoruz ki siyaseten uygun değildir çünkü OHAL parlamentoyu devre dışı bırakır. Bu karar o gecenin direniş ruhuna zarar verir. Biz CHP olarak bu darbecilerle, çeteyle bütün uzantılarla vereceğiniz bütün mücadeleye destek vereceğiz. Hiç birisine karşı çıkmıyoruz ama OHAL bunlarla mücadele ederken kontrolsüzlüğün yolunu açabilir. Demokrasiyi kurtarmanın yolu olağan yöntemlerle hukuku işletmektir. Belirli devlet kurumları her türlü eleştiriyi attığını görüyoruz. Sosyal medyadaki eleştirilerin gözaltı ya da tutuklamaların olduğunu görüyoruz Böyle bir psikoloji direnme psikolojisini parçalar. Toplumun direnme konusundaki ruhunu zedeler. Gücün doğasında kontrolsüzlük vardır.

15 Temmuz'da darbeye karşı direnenlerin yapısı bugün değişmeye başladı. Artık meydanlarda milletin iradesi yerine belli bir partinin propogandasının yapılmasından rahatsızlık duymaya başladı. Toplum provokasyonlara açık uzun bir şekilde tutulamaz.

OHAL'İ DOĞRU BULMUYORUZ
Bu Meclis Gazi Meclis'tir. Kurulduğu yıllarda Polatlı'da gelen top seslerine rağmen savaşı yöneltti. Bu Gazi Meclis, parlamentonun namusunu korudu bundan sonra da parlamento bunu yapacaktır. bu yüzden etmiyoruz. TBMM'nin yetkilerinin alınmasının hiç bir şekilde doğru bulmuyoruz.

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2016.07.21 16:24 - Son Güncellenme: 2016.07.21 16:25 - HABER MERKEZİ
A