Obama İstanbul'da cüzdanını çaldırmış

Obama İstanbul'da cüzdanını çaldırmış

ABD Başkanı Obama'nın 20 yıl önce eşi ile birlikte İstanbul'u turist olarak ziyaret ettiği ve bu ziyarette cüzdanını çaldırdığı ortaya çıktı. Tesadüfen karşılaştığı Obama çiftine yardım eden yazar Şebnem İşigüzel, o gün yaşananları anlattı.

2013.04.01 10:24 - Son Güncellenme: 2013.04.01 10:24 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Obama İstanbul'da cüzdanını çaldırmış

Yazar Şebnem İşigüzel, 1993 yılında İstanbul ziyaretlerinde cüzdanını çaldıran Barack ve Michelle Obama çiftine yardım etmiş. Taraf gazetesinde yer alan haberde İşigüzel, o gün yaşananları şu sözlerle anlatıyor:


''Barack Obama ve eşiyle 1993 yılında tanıştım. Kendisine 'İstanbul'a daha önce geldiniz mi?' diye soruldu mu bilmiyorum ama Obama 1993 yılı Eylül ayında İstanbul'da bir hafta tatil yaptı. Ya anlatmaya fırsatı olmadı ya da cüzdanını çaldırdığı için bu ziyaretini gizledi.

Beni, Chicagolu avukat çiftle İstanbul'da tanıştıran şey bu hırsızlık hikâyesi oldu. Onları Ayasofya'nın önünde 'Polis' ararken buldum. Çevresindeki meraklılar 'Amerikalılar, paralarını çaldırmışlar' diyordu.

'İyilik yap denize at' demişler. O gün geleceğin Amerika Başkanı'na yardım ettiğimi nereden bilebilirdim? Sultanahmet'teki çay bahçelerinin birisinde o yıl yayımlanan ilk kitabımla ilgili bir röportaj vermiştim. Niyetim yürüyerek Eminönü'ne inmekti. Haşlanmış mısır almıştım ve neden bilmem bu sevimli çifte yardım ettim.

'OBAMA'NIN ŞAŞKIN VE ÜRKEK DURUŞU'
Barack Obama'nın sırt çantasıyla biraz şaşkın ve ürkek duruşunu hiç unutmadım. Tek istedikleri otellerine gitmekti. Yanlarında tek kuruş para yoktu ama otel resepsiyonunun taksi parasını halledebileceğini düşünüyorlardı. Ardından kredi kartlarını iptal ettireceklerdi. Sonra da konsolosluk yardımıyla polise başvuracaklardı.

ÜÇÜMÜZ TAKSİYE BİNDİK
'Ben sizi otelinize bırakabilirim' dedim, demiş bulundum. Üçümüz birlikte taksiye bindik. Barack Obama öne oturdu. Yol boyunca konuştuk. Beş yıldızlı bir otelde kalıyorlardı ve o günden bugüne hiç değişmeyen bir İstanbul trafiği vardı.

Turgut Özal daha yeni ölmüş, Demirel cumhurbaşkanı seçilmiş, Tansu Çiller başbakan olmuştu. Kimsenin cep telefonu yoktu ve Türkiye en karanlık yıllarından geçiyordu. Korkunç İngilizcemle anlattığım her şeyi dikkatle dinlediler, çok yerinde sorular sorup akıllıca yorumlar yaptılar. O gün İstanbul çok sıcaktı ve Obama'nın Kürt meselesi ve Güneydoğu'dan haberdar oluşu beni şaşırtmış, 'Herhalde ajan filanlar' diye düşünmüştüm. Sonra 'Aman boşverelim siyaseti' demiştik.

OBAMA: KENDİMİ MAVİ SULARA ATACAĞIM
Kabataş'ta kıpırdamayan bir trafiğin içerisindeydik ve İstanbul Boğazı çok güzel görünüyordu. Obama'nın 'Şimdi taksiden inip kendimi mavi sulara atacağım' demesi bile aklımda. Her şeye rağmen ağız dolusu gülen ve daha evliliklerinin bir yıl bile olmadığını söyleyen Amerikalı çifti otellerine bıraktım. Taksi parasını ödememe minnettar oldular. Israrla beni o akşam otele yemeğe davet ettiler.

'OBAMA 300 DOLARI ÇARPTIRMIŞTI'
Pasaport ve fazla paralarını otel kasasında bıraktıklarından olan cüzdandaki 300 dolarlarına olmuştu. Yani Obama Türkiye'de 300 dolarını çarptırmıştı. Bu arada bana İstanbul'da denize girebilecekleri bir yer sormuşlardı. Benim işim vardı ama eşim Obama'ları Kilyos Plajına götürmüş dönüşte 'Adam Hawailiymiş' demişti. O gün Kilyos'ta çektiği fotoğrafları onlara göndermişti. Şans işte, o yıllarda daha dijital makineler olmadığından elimizde tek bir kare bile yok. Kilyos'ta insanları ata bindirip, fotoğraf çekenler vardı ya, öyle birisine fotoğraf çektirmişler. Bilmem o fotoğraflar adamcağızın arşivinde duruyor mudur?''

NTV

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2013.04.01 10:24 - Son Güncellenme: 2013.04.01 10:24 - HABER MERKEZİ
A