Nilüfer Kent Konseyi'nden 8 Mart'a özel yürüyüş ve açıklama
Nilüfer Kent Konseyi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne özel yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.
2024.03.08 11:51 - Son Güncellenme: 2024.03.08 13:05 - Bursa Bölge - CEREN SÜMBÜL
İLGİLİ VİDEO
Nilüfer Kent Konseyi'nden 8 Mart'a özel yürüyüş ve açıklama
CEREN SÜMBÜL - MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün anlam ve önemine özel yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.

Nilüfer Kent Konseyi'nin önünde başlayan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü adına gerçekleştirilen yürüyüşün ardından Gençlik Meclisi Eş Başkanı Yağmur Akın Nilüfer Belediye Binası'nın önünde konuşma gerçekleştirdi. Akın, liseli ve üniversiteli genç kadınlar olarak karşılaşılan zorluklara dikkat çekmek ve bu sorunları birlikte çözme kararlılıklarını vurgulamak için 8 Mart Alanında olduklarını açıkladı. Akın, "Her köşe başında açılan niteliksiz üniversiteler ve gün be gün gericileşen müfredatiyla liselerde öğrenim gören biz kadinlar cinsiyet eşitsizliğini iliklerimize kadar yaşıyoruz. Derslerde, projelerde, sinif içi ilişkilerimizde cinsiyetimizden dolayı karşılaştğımız önyargilarla mücadele etmek zorunda kalıyor, potansiyelimizi özgürce gerçekleştirmek yerine dişimizle tırnağımızla kazıya kazıya ilerlemeye çalışıyoruz. Yaşamımızın her alanında cinsiyet ayrımcılığına maruz kalırken bir yandan da her an taciz, istismar ve şiddetle yüz yüzeyiz. Ne liselerde ne de üniversitelerde bu sorunu çözmeye, sorunla karşılaşan kadınlara destek olmaya yönelik programlar var.

Derinlesen ekonomik krizde barinma, ulaşim, beslenme ve hatta Isinma sorunları yaşıyoruz. Artan kiralar nedeniyle yerleşecek ev bulamıyor, bulsak faturalarımıziödeyemiyor, faturaları ödesek aç kalıyoruz. Şanslıysak barınma sorununu çözer sandığımız yurtlara yerleşiyor ancak bu yurtlarda da bakımsızlık ve ihmalkarlıkla çevrili bir ölüm kapanına girdiğimizi düşen asansörler ve zehirlendiğimiz yemeklerle çok geçmeden idrak ediyoruz. Bugünümüz için endişeliyiz çünkü üniversite bir yaşamın olmazsa olmazı olan düşünsel ve kültürel gelisim için kitap almak, tiyatroya, sinemaya gitmek, bu alanların salt izleyicisi değil uygulayıicısı olmak için artık zengin olmak gerekiyor. Oysa bizler alinteriile geçinmeye çalışan işçilerin, emekçilerin, 10 bin TL maaş alan emeklilerin çocuklarıyız" dedi
"KADIN DAYANIŞMASINA DEVAM EDECEĞİZ"
Yarınlar için endişeli olduklarını belirten Akın, "üniversiteyi kazansak bile ailelerimizin ekonomik gücü bizi okutmaya yetmeyebilir ya da okuyup mezun olsak bile devasa işsizler ordusunun bir parçası olabilir veya güvencesiz esnek, düşük gelirli geçici işlerde çalışmak zorunda kalabiliriz. Ancak bugün çizdiğimiz tablo ne kadar kötü olursa olsun bizler kadın dayanışması ve mücadele ile bu sorunlarin üstesinden gelebileceğimizi biliyor, birbirimizin elinden umutla tutuyoruz. Mücadelemiz; lise ve üniversite dahil tüm eğitim süreçlerinin parasız, eşit, nitelikli bir hizmet olarak sunulduğu, barınma, beslenme ve ulaşimın kamusal bütçe ile karşılandığı bir eğitim sistemi ve güvenceli çalıştiğımız, insanca yaşadığımız bir dünya içindir" diyerek sözlerini noktaladı.

"CUMHURİYET'İN EN BÜYÜK DEVRİMİ"
Nilüfer Kent Koneyi Kadın Meclis Başkanı Nazlı Ünalan, bugünü sadece bir kutlama değil, bundan 164 yıl önce 40 bin tekstil işçisi kadınin çalışma saatleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşullarina itiraz etmesiyle başlayan direnişte 129 fabrika işçisi kadının yakılarak öldürüldüğü gün olduğunu açıklayarak konuşmasına başladı. Ünalan, "genç- yetişkin, işçi-işsiz, göçmen, yoksul hangisi olursa olsun, her gün ayrimciliğt, irkçilığı, gericiliği, cinsiyet ayrımcılığını en yoğun ve en ağır biçimde yaşayan her bir kadın için yaşadığımız tüm zorlukları birlikte çözme kararlılığımızı vurgulamak için de buradayız. iktidarıin güncel politikalarından olan ÇEDES projesiyle çocukların tarikat yurtlarinda gelecekleri karartılmakta. Yine MESEM kapsamında işyerlerinde küçücük çocuklar meslek edindirme gerekçesiyle makine dişlileri arasında can vermekteler. Çocuklar özgür büyüsünler diye buradayız. Yaklaşık üz yt önce toplumsal olarak kadın-erkek esitliği alanında Cumhuriyet'in en büyük devrimi olan Türk Medeni Kanunu kabul edildi" dedi.

"BU BİR CİNSKIRIMDIR"
Ünalan, "ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi. Evlilikte tek eşlilik esas alındı. Kadınlara istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı. Mahkemelerde tanıklık etme, miras ve boşanma konuiarında kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip oldu. Bugün gelinen noktada ise eril iktidarın bu haklarımızı çiğneyen kadin düşmanı politikalarını kabul etmiyor ve mücadelemize sahip çıkiyoruz. Bundan 10 gün önce 24 saat içinde Bursa, Sakarya, Erzurum, Denizli ve Istanbul'da toplam 7 kadin öldürüldü. 2023 yılında 407 kadın cinayeti işlendi. 2024 yılına girdiğimiz bugüne kadar ise 71 kız kardeşimiz erkekler tarafindan katledildi. Bu yaşananlar, tam anlamiyla bir cinskırımdır. Erkek vahşeti artarak devam ederken katledilen her bir kız kardeşimiz için isyanmil sürdurüyoruz Biz kadinlar tüm bunlara dur demek, kadin dayanişmasinı büyütmek igin bir araya geldik. Bir kisi daha eksilmemek için, hayatlarımız savunmak Için bir araya geldik. Bini sosyal yaşamdan dişlamaya çalışan, eve hapseden, emeğimizi, işimizi, görünmez kabul eden zihniyetlerin karşısında 'Biz her yerdeyiz' diyerek bir araya geldik" diye ifade etti.

"AYDINLIK YOLU SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"
Son olarak Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer konuşarak 8 Mart'ın dünyanın her köşesinde; toplumun her kesiminden kadınların ve kız çocuklarının kazanılmış haklarını ve mücadelesini kutlanılan bir gün olduğunu söyledi. Özer, "yapısal adaletsizliklere, ötekileştirme politikalarına, ilk olarak biz kadinları etkileyen ard arda yaşanan krizlere, özerkliğimizi ve yaşamlarımızı tehdit eden hak ihlallerine ve önümüze çıkan devasa engellere rağmen bu yıl da bütün farkındalığımız ve gücümüzle 8 Mart'ı coşkuyla karşılıyoruz. Temel insan haklarımıza sahip çıkmak; her türlü sömürüye karsı birbirimizi güçlendirmek, yılmaz ruhumuzu onurlandırmak için çağrımızı yineliyoruz. Bu vesileyle birbirimizi kucaklarken bütün baskılara meydan okuyan, kolektif mücadelemize ses olan, gelecek nesiller için yolu aydınlatan tüm kadınları sevgiyle selamlıyoruz. Büyük bedeller ödeyerek eşitlik için, barış için çabalayan biz kadınlar bugüne kadar kaydettiğimiz ilerlemeyi ve önümüzdeki aydınlık yolu savunmaktan vazgeçmeyeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı ardından basın açıklaması sona erdi.

