Nilüfer Kent Konseyi'nden 5 Haziran Dünya Çevre günü mesajı

Nilüfer Kent Konseyi'nden 5 Haziran Dünya Çevre günü mesajı

Bu yıl yine 5 Haziran Dünya Çevre gününü doğa katliamının artarak sürdüğü, dünyamızın geleceğinin giderek belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde kutluyoruz. Bu günün bir kutlama günü değil de dünyamızın, doğanın kurtuluşu için bir mücadele günü olarak benimsenmesi gerekir aslında.

2019.06.05 14:01 - Son Güncellenme: 2019.06.05 14:06 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Nilüfer Kent Konseyi'nden 5 Haziran Dünya Çevre günü mesajı

2019 Dünya Çevre Günü, "Hava Kirliliği" teması ve "Nefes almayı durduramayız, ancak soluduğumuz havanın kalitesi konusunda bir şeyler yapabiliriz" sloganıyla Çin öncülüğünde eş zamanlı olarak tüm ülkelerde kutlanacaktır.

Dünya genelinde yaklaşık 7 milyon insan, her yıl hava kirliliğinden erken ölmekte ve bu ölümlerin yaklaşık 4 milyonu Asya-Pasifik'te gerçekleşmektedir. 2019 Dünya Çevre Günü teması ve sloganı, geri dönüşü olmayan bir sona ulaşmadan daha az kirletmek için daha az tüketmeye EVET bilincini ortaklaştırmak, yenilenebilir enerji ve doğa dostu yeşil teknolojileri keşfetmek,  dünyadaki şehir ve bölgelerde hava kalitesini iyileştirmek amacıyla hükümetleri, sanayiyi, toplulukları ve bireyleri, bir araya getirme hedefiyle belirlenmiştir. 

Yaşadığımız yer yüzeyini,  insanların yüzde 92'sinin temiz hava solumadığı, hava kirliliğinden kaynaklı yıllık refah maliyetinin küresel ekonomi yükünün 5 trilyon dolar olduğu, 2030 yılına kadar yer seviyesinde ozon kirliliğinin temel ürün veriminde yüzde 26 oranında azaltma yaratacağın beklendiği bir ortama bizler dönüştürdük. Bu süreci durdurmak, olumlu yönde tersine çevirmek ve hatta iyileştirmek de tüm insanlığın bizlerin görevi olmalıdır.

Doğanın insafsızca talanı ve sınırsız büyüme hırsı sonucu hava kirliliği ve karbondioksit salınımındaki hızlı artışa bağlı küresel iklim değişikliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve yaşadığımız şehirde her geçen gün hayatı yaşanmaz kılan zorlaştıran insanlığı tehdit eden en önemli sorun haline gelmiştir.

Termik santraller, JES'ler, maden ocakları, HES'ler, AVM, köprü, hava alanı, sanayi bölgesi yapımı nedeniyle yok edilen doğal alanların, üç kuruş para için geyik avlarının ihaleye çıkarıldığı günlerdeyiz.

Yayınlanan raporlar çeşitli kurum ve kuruluşlarca yapılan ölçümler ülkemizde ve ilimizde enerji, sanayi, ulaşım,  yakma (bertaraf) ve ısınma kaynaklı hava kirliliğinin artarak devam ettiğini göstermektedir. Söz konusu çalışmalar kirliliğin sadece hava kirliliği ile sınırlı kalmadığını topraklarımızın, yer üstü ve yeraltı su kaynaklarımızın, göl ve denizlerimizin ciddi bir biçimde artan kirliliğin tehdidi altında olduğunu da göstermektedir. Bu nedenle kirliliğin önlenmesi, kirlenen ortamların iyileştirilmesi bağlamında daha ciddi kararların alınması, doğadan, halkın sağlığından yana güçlü bir iradenin ortaya konması zorunludur. Üretilecek güncel ve detaylı veriler söz konusu kararların alınması ve güçlü bir iradenin oluşturulması için vazgeçilmezdir. Günümüze kadar yapılanların yetersiz olduğunu içinde bulunduğumuz her geçen gün artan kirlilik koşulları göstermiştir.

İlimiz için durumun daha ciddi ve acil önlemler alınması gereken bir eşiğe gelindiğini üretilen raporlar ve resmi ölçüm sonuçları göstermektedir. Bursa da yaşayanlar ülkemizin yaz kış en kirli havasını soluyan vatandaşlarıdır.  Hemen hemen her mevsim tüm halkımızın özellikle de bebekler, çocuklar ve yaşlıların sağlığı için ciddi risk teşkil edecek bir biçimde sınır değerlerini aşan hava kirliliği parametreleri ölçülmekte ve her geçen gün kirlilik rekorları kırılmaktadır. Buna rağmen ilimizde söz konusu kirliliğe önlem alması gereken kurum ve kuruluşlar Bursa ovasının ortasına kurulması planlanan termik santrale, üretim kapasitesinin iki katı kadar çimento ve klinker kapasite artışı projesine, Kayapa mahallemize kurulması düşünülen yakma tesisli çöp depolama alanı projelerine göz yumarak örtülü destek olmuşlardır. 2014 yılında Susurluk havzası kurul toplantısında 2 yıl içinde mavi ve temiz akmasının sağlanacağı sözü verilen Nilüfer Çayı hala zehir akmaktadır.

Sonuç olarak,  ülkemizde ve ilimizde bu kötü gidişin son bulması veya en azından iyiye doğru bir adım atılabilmesi için farklı bir anlayış ve yaklaşım ile yönetim erkine gereksinim olduğunu göstermektedir.

Temiz bir çevrede yaşamak, yeterli temiz ve bedelsiz suya erişmek, temiz hava solumak, ülkemizdeki tüm vatandaşların en temel hakkıdır. Bu temel haklara saygılı, doğayı, çevreyi sadece insanları değil tüm canlıları önceleyen, halk sağlığını dert edinen bir iradeye ve yönetim anlayışına kavuşmak dileğiyle dünya çevre günümüz kutlu olsun.

İlimizde insanca ve sağlıklı yaşamak istiyorsak hepimizin yapabileceği bir şeyler olduğunu unutmamak vakit geçirmeden harekete geçmek, çevre mücadelelerine destek vermek zorunda olduğumuzu hatırlatır şeker tadında bir bayram dileriz.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2019.06.05 14:01 - Son Güncellenme: 2019.06.05 14:06 - HABER MERKEZİ
A