Nilüfer barajında ortak basın açıklaması: Bu risk hepimiz için ortak
Bursa'ya beklenilen yağışların gelmemesi ve sonrasında yaşanan kuraklıktan dolayı farkındalık çalışmaları hız kazandı. Son yapılan açıklamada Doğancı Barajı yüzde 40 seviyelerine yükselirken, Nilüfer Barajı ise yüzde 10 civarına geldi. Uzmanlar yazın yaşanabilecek kuraklık için uyarırken, Bursa Nilüfer Barajı'nda da basın açıklaması gerçekleştirildi.
2023.03.22 11:56 - Son Güncellenme: 2023.03.22 15:06 - Bursa Bölge - HÜSEYİN İZCİ
İLGİLİ VİDEO
Nilüfer Kent Konseyi'nden su farkındalığı: Bu risk hepimiz için ortak
HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN
22 Mart Dünya Su günü münasebetiyle Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Bursa Barosu, TTB Bursa Tabip odası, Doğader, Ekoder, Tarım Orkam-Sen ve Türkiye Ormancılar Derneği Nilüfer Barajı'nda ortak basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamaya Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de katıldı. Basın açıklamasında yaşanan kuraklığa dikkat çekildi.

"YAKIN GELECEKTE SU FAKİRİ BİR ÜLKE KONUMUNA GELECEĞİMİZ AŞİKARDIR"
Basın açıklamasında açılış konuşmasını yapan Kimya mühendisleri odası başkanı Erkan Mutlu, "Dünyanın dörtte üçünün okyanuslarla kaplı olması gerçeğine karşılık, insanın da içinde olduğu kara canlılarının gereksinim duyduğu tatlı su, her geçen gün daha da azalmakta ve bu suya erişim daha da zorlaşmaktadır. Örneğin Türkiye, tatlı su zengini bir ülke değildir, kişi başına ortalama 1.500 m3 ile su azlığı yaşayan bir ülkedir. İklim değişikliği, vahşi tüketim ve su varlıklarının kirletilmesi bu hızla devam ettiği takdirde yakın gelecekte su fakiri bir ülke konumuna geleceğimiz aşikardır" dedi.

"SULAK ALANLAR YOK OLMAKTADIR"
Mutlu, "Nehirlerin, göllerin, sulak alanların endüstriyel, evsel, tarımsal atıklarla kirletildiği, HES'lerce doğadan koparıldığı, kurutularak yok edildiği, yeraltı ve yer üstü sularının sanayi tarafından sömürüldüğü, desarj ya da derin desajlarla kirletildiği hatta bir çok firma tarafından ticarileştirilerek satıldığı gerçeklerine bir de İklim değişikliğini eklersek, ülkemizin hali hiç de iç açıcı değildir. Su kıtlığının işaretlerini her yerde görmek mümkündür. Yeraltı sularının seviyeleri hızla düşmekte, göller küçülmekte, sulak alanlar yok olmaktadır" ifadelerini kullandı.

"KURAKLIK KADER DEĞİLDİR"
Mutlu, "Bugün burada, yani su seviyesinin tehlike boyutunun da aşağısında olan barajlarımızdan biri olan Nilüfer barajında bu açıklamaları yapıyor olmamız, kuraklığın fitrat ya da kader olmadığını, doğal bir süreç olmadığını vurgulamak içindir" şeklinde konuştu.

"YAPILAN YANLIŞ UYGULAMALAR ACİLEN DURDURULMALIDIR"
Mutlu, "Bursa'da suya dair yapılan yanlış uygulamalar acilen durdurulmalıdır! Bursa'nın yaşam kaynaklarından alınarak şişelenen sular kentimizin su döngüsünü bozmakta ve kuraklığa sebep olmaktadır. Tarım alanlarına doğru yayılan imar planları ve sanayi alanları su kaynaklarımızı hem kirletmekte hem de yok etmektedir. Siyasiler ve karar vericiler, fabrikalara kontrolsüz ve denetimsizce su sağlarken yurttaşlara sağlıklı ve ulaşılabilir su sağlamak konusunda sessiz ve etkisiz kalmaktadır. Bursalıların evlerinde kullandıkları musluklarından akan su tüketimine dikkat çekmeden önce suyu kirleterek ve hoyratça kullanarak kuraklığa neden olanlara dikkat çekmek gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

"TEMİZ SU KAYNAKLARININ YOK OLMASINA SEBEP OLUYORUZ"
Dünyada temiz suya ulaşımda sıkıntı yaşandığını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, "Altı yüz milyon civarındaki insan temiz suya ulaşamıyor. Ve temiz su kaynaklarımızda bugün burada Nil Nilüfer Barajı'nda gördüğümüz gibi yok olmasına neden oluyoruz ve kirletmeye de sebep oluyoruz. Dolayısıyla değerli başkanlarım bugün yapmış olduğu bu değerlendirmede bundan sonra hem sanayide hem tarımda kullanımın çok daha önemli olduğu bir durumdayız. Temiz suya ulaşmak için vatandaşlarımızı, başkanlarını da söylediği gibi sadece musluklardan suyunun kontrolü değil aslında birçok alanda yapmamız gereken çalışmalar olduğunu görüyoruz. Iklim değişikliğinin de buna ne kadar etkisi olduğu artık ortada. Geçtiğimiz yıllarda yapmış olduğumuz eee çalışmalarda olduğu gibi artık krizin dünyadaki etkisini ve suya olan etkisini bir şekilde tekrar hatırlatılması gerekiyor ve karbon salonunun azaltılmasına yönelik birçok çalışmanın bütün dünya düzeyinde yapılması gerekiyor. Ondan sonra su kaynaklarımızı buna göre korumamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"SUYUMUZA SAHİP ÇIKACAĞIZ"
Kısa bir konuşma gerçekleştiren Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş, "Suyun bizim dışımızda insanlar ve canlılar dışında ekonomik olarak ciddi anlamda bir meta haline getirilerek sanayide ve birçok alanda kullanılmasına karşı olmamız gerekiyor. Biz öncelikli insan ve canlı temelli kuraklık karşısında ve bugün daha öncesinde de konuştuğumuz gibi yer altındaki ve yer üstündeki bütün doğal ürünlerimize sahip çıkmak sözüyle bir kez daha buradayız. Suyumuza sahip çıkacağız. Ormanımıza, havamıza, doğamıza sahip çıkacağız. Hep beraber yan yana olmak üzere" şeklinde konuştu.

"YAZ SONU BURSA'YI KURAKLIK TEHLİKESİ BEKLİYOR"
Doğader Başkanı Sedat Güler, "Yaz sonu Bursa'yı tekrar kuraklık riski bekliyor. İklim değişikliğiyle beraber meteoroloji kuraklıkla beraber coğrafik kuraklık yaşıyoruz ve yanlış su kullanım politikaları yüzünden de bu kuraklığı yaşıyoruz. Yerel yönetimler sürekli halkın üstüne sırtına bindirmeye çalışıyorlar su tüketimini ama tüketilen suyun yüzde 20'sini kadar halk kullanıyor. Yüzde 80'i vahşi sanayiye ve vahşi tarımsal amaçlarla kullanılıyor" ifadelerini kullandı.

"TARIMIN DA DAMLAMA VEYA FISKİYE SİSTEMİNE DÖNMESİ GEREKİYOR"
Güler, "Artık sarayinin suyu kirletme, suyu istediği gibi kullanılan suyu arıtmadan tekrar kullanma sistemlerine, yeni teknoloji sistemlerine de dönmesi gerekiyor. Tarımın da artık damlama veya fıskiye sistemine dönmesi gerekiyor. Fakat bununla ilgili biz hiç yerel yönetimlerden ya da kuraklık yaşayan ülkemizin diğer bölgelerinden bir şey göremiyoruz. Defalarca biz buraya yıllardan bu yana ulusal basın haber ajansları ve Doğader olarak yerel basın ajanslarıyla ilgili çekim yaptırdık. Yaklaşık beş seneden beri bu çağrıyı yapıyoruz" dedi.
Yaşanan su krizi ile ilgili oda, sendika ve dernek başkanları da açıklama yaparken, yaşanılan su sıkıntısına dikkat çekildi.



