Nevin Yanıt: "O madalyayı almalıyım"
"Cezadan dolayı sporu bırakmamam gerekiyormuş. Ve ben geri dönüyorum" diyen Nevin Yanıt bu kararı aldığında aklına ilk gelen şeyin; "2017 Avrupa Salon Şampiyonası'na gidip, o madalyayı yeniden geri almalıyım" sözleri olduğunu söyledi.
2016.03.05 13:22 - Son Güncellenme: 2016.03.05 13:22 - Spor - HABER MERKEZİ
Türkiye'nin yetiştirdiği en başarılı 100 metre engelli kadın atleti Nevin Yanıt... Kariyeri boyunca birçok zorluk yaşamıştı. Çamurlu zeminden gelip, 2010'da Avrupa'nın zirvesine kadar çıkmıştı. Bir de 2013'te doping cezasıyla karşı karşıya kaldı. Çok yazılıp, çizildi, ortada bir yanlış vardı ancak susmayı tercih etti ve çok sevdiği sporu bıraktı.
2012 Avrupa Açık, 2013 Avrupa Salon Şampiyonaları'ndaki altın madalyaları geri alındı. Ancak O, 'Engelleri aşmak için yaratılmıştı' ve öyle de yaptı. Başta 2016 Dünya Salon Şampiyonası'nı gözüne kestiren ve cezası bugün bitecek olan milli sporcumuz barajı aşmak için çıkacağı ilk yarış öncesi FANATİK'e içini döktü...
"Hedefimde sırasıyla 2016 Avrupa Şampiyonası ve 2016 Rio Olimpiyat Oyunları var. Önceden nasıl inanıyorsam şimdi de başarılı olacağıma inanıyorum. Zaten 2013 Göteborg'daki Avrupa Salon Şampiyonası'nda ceza nedeniyle geri alınan madalyayı, seneye yeniden almak için piste çıkacağım. Çünkü o madalyanın mutluluğuna doyamadım. 2017 Avrupa Salon Şampiyonası'na gidip, finalde koşmak benim için çok önemli. Ne olursa olsun finalde olmalıyım. O madalyayı geri alabilirim".
'Hiçbir şeyi bu kadar istemedim'
"Zaten yeniden geri dönme kararını aldığımda aklımda ilk gelen şey; '2017 Avrupa Salon Şampiyonası'na gidip, o madalyayı geri almalıyım' oldu. Hiçbir şeyi bu kadar istememiştim. O finalde ben olmalıyım. İnşallah olacak".
'Her şeye sıfırdan başladım'
"2014'ün sonlarında dönüş kararı aldım. Gerçi o dönemde CAS sürecim sürüyordu ve önümü göremiyordum. Ama sonra 'Ya, Nevin yap, hiç düşünme. Kendini bir dene' dedim. Ve ardından hep güzel şeyler olmaya başladı. Cezamın bitiş tarihi 5 Mart (bugün) olarak belirlendiğinde ben daha yeni dönmeye karar vermiştim ve yeni antrenörümle çalışmaya başlamıştım. Hemen en yakın hangi yarışın olduğuna baktım ve 2016 Dünya Salon Şampiyonası'nı (17-20 Mart) gördüm. Kendime hedef koymalıydım ki, antrenmanlarda motive olayım. Her gün benim için önemliydi, çünkü sıfırdan başladım. Ve o gün geldi. Cumartesi (bugün) cezam bitiyor ve pazar günü (yarın) barajı geçmek için yarışa çıkıyorum. 3 yıl aradan sonra ne yaparım bilmiyorum ama kendimi görmem açısından bu yarış çok önemli."

'Bana kimse sormadı'
"Basında çok şey yazıldı ama ben sustum. Çünkü bana kimse 'Ne oldu' diye sormadı. Herkes arayıp, şöyle bir şey varmış doğru mu demeye başladı. Bizim psikolojimizi düşünmüyorlar. Yani şunu bekledim 'bu bizim çocuğumuz, bizler destek vermeliyiz, ortada yanlış şeyler var'. Ama kimse dinlemedi. Ben de anlatma gereği duymadım. Yaşadığım olay hakkında konuşur muyum, bilmiyorum. Aslında geriye dönmek istemiyorum. Onu zaman gösterecek."
'En büyük hatam güvenmekti'
"En büyük hatam güvenmekti. Bu olayı yaşamak istemezdim. Yaşamadan bir şeylerin farkına varmak isterdim ama olmadı. Yine de bu olayı iyi ki yaşadım. İyi ki yeniden başlamışım, iyi ki yeniden pistlerdeyim, iyi ki yeniden buradayım. Cezam bitecek diye gün sayıyorum. Her şeyden kurtulmanın mutluluğunu yaşıyorum."
'Şimdi kimseye güvenmiyorum'
"Yeni antrenörümle çalışmaya başladığımda onunla ilgili hiçbir şey bilmiyordum. Sadece verdiği idmanları yaptım ve inandım ona. Ama şöyle de bir şey var; bu son yaşadığım olaydan sonra insanlara güvenim kalmadı. Ben sadece kendime güveniyorum. Çünkü güvenim çok kırıldı insanlara karşı. Her şeyi itici güç yapıyorum kendime. Antrenörümün oğlu, eşi de atlet. Bana kızı gibi yaklaşıyor. Ama ben yine de kimseye güvenmiyorum."
'Keşke yerine iyi ki demek...'
"Ben sırtımı kendime yasladım. Ve her şeyi gözden geçirdiğimde, ne kadar güçlü olduğumu gördüm. Keşke yerine iyi ki demek çok önemli... Hiç kimse bir anda karar vermesin. Çünkü şu anda ben de çok farklı bir yerde olabilirdim. Yani sevdiğim işi yapmak inanılmaz farklı bir şey. İnsanlar benim yerime karar vermemeli. Ben istediğimde sporu bırakayım. Evet.. bu cezadan dolayı ben sporu bırakmamalıymışım, geri dönmeliymişim. ..Ve ben geri dönüyorum."

'Takozdan çıkışı özledim'
"En çok takoza oturmayı özledim. Tabii ki idmanlarda da yapıyorum bunu ama yarışta bu heyecanı yaşamayı çok özledim. Yarışları izlerken bile heyecanlanıyorum. 'Ya, ben ne kadar özlemişim' diyorum. Pazar günü (yarın) sadece o takoza oturmanın heyecanın yeniden yaşamak için çıkacağım piste. Hatta yarışta, takozda kalayım onun keyfini yaşayayım (Gülerek). Sonra yavaşlatılmış biçimde engelleri böyle doyasıya aşayım. İçimden o geliyor."
'Başarı dopingten ibaret değil'
"Dopingle ilgili bir sıkıntı yaşadım. Ama inanın başarı sadece dopingten ibaret değil. Tabii ki öncesinde başarı vardı ama herkeste bir doping algısı oluştu. Bu algıyı değiştirmek istiyorum. Bunu değiştirmek için geri döndüm. Çünkü bundan sonra koştuğum her derecenin daha büyük bir anlamı var."
'Bu cezayı hak etmedim'
"Bu cezayı haketmiyordum. En çok zoruma giden buydu. Haketmediğin bir şeyi yaşadım. Bir hedefin var ve onun için mücadele edemiyorsun."
'İlk açık yarışım Fenerbahçe formasıyla'
"Fenerbahçe benim için farklı bir yerde. Büyük bir kulüp ve büyük bir camia. Ben bunu içine girdiğimde gördüm. Bu olay başıma geldiğinde tabii benim hiç kimseden bir isteğim olmadı; 'Şöyle olsun böyle olsun' diye. Bir de o dönemde kulübün de yaşadığı şeyler vardı. O yüzden ben de arada kaldım. Ama dönmeye karar verdiğimde yine Fenerbahçe kulübündeyim. Zaten bu olaydan dolayı, 'Hayır, Nevin bizde olma' demediler. Zaten kendileri aradı; 'Biz seni aramızda görmek istiyoruz' diye. Bu benim için gurur verici bir olaydı. Tekrardan Fenerbahçe'de olmak büyük bir sorumluluk. Bu da benim için büyük bir moraldi. Mayıs ayında Avrupa Kulüpler Şampiyonası'nda Fenerbahçe formasıyla yarışacağım. Hatta açıkta ilk koştuğum 100 metre engelli yarışım olacak"
'Dönüşümün nedeni eşimdir'
"Tekrar dönmemin en büyük nedeni eşimdir. 'Şimdi bırakıyorsun, 3 yıl sonra cezan bitecek ve o zaman keşke diyeceksin. O zaman keşke dememek için şimdi başlamak lazım. Kendini dene, koşamazsan bile, yaptım ama olmadı dersin ve bırakırsın' dedi... Eşimin bu konuşması benim fikrimi değiştirdi"