Muhalefetten "tutukluluk" tepkileri

Muhalefetten "tutukluluk" tepkileri

Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendiren CHP'li Tanrıkulu, "Başbakan, nasıl bir canavar yarattığının farkına varmış" dedi. MHP'den de "timsah gözyaşı" eleştirisi geldi

2013.02.02 20:45 - Son Güncellenme: 2013.02.02 20:53 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Muhalefetten "tutukluluk" tepkileri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Teke Tek programında tutukluluk süreleri ile ilgili eleştirilerine muhalefetten tepki geldi. CHP'li Tanrıkulu, ''Hem yargıya müdahale edip hem de yargı
bağımsızlığından söz edemezsiniz'' dedi. MHP'li Büyükataman'ın değerlendirmesi de "İlker Başbuğ ve Türk ordusunun şerefli mensupları hapse atılmış ve bu subaylarımız bölücü başıyla muadil algısı oluşturulup bir takas süreci mi başlatılmıştır?" şeklinde oldu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, yazılı açıklamasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun tutukluluk sürelerinden yakındığını hatırlattı.

Başbakan Erdoğan'ın, ''Bu kadar tutuklama olursa buna cezaevi mi dayanır?'' dediğini belirten Tanrıkulu, ''Ama doğru soru bu değil. Doğru soru; bu kadar haksızlığa hangi vicdan, hangi insan, hangi rejim dayanır şeklinde olmalı'' görüşünü savundu.

''İşine geldiğinde yargıya müdahale etmekten çekinmeyen Başbakan, bir yandan da yargı bağımsızlığından dem vuruyor. Ama aynı anda hem yargıya müdahale edip hem de yargı bağımsızlığından söz edemezsiniz'' ifadelerini kullanan Tanrıkulu, şunları kaydetti:

''Şimdilerde uzun tutukluluk süresinden yakınan Sayın Başbakan, nasıl bir canavar yarattığının farkına varmış ve bu canavara sahip çıkma cesareti gösterememiştir. Daha düne kadar cezaevleri projelerinden söz eden, Diyarbakırlılara yeni cezaevi müjdesi vermeyi maharet sayan Başbakan, hapishanelerin tıklım tıklım dolduğunu yeni öğrenmiş gibi davranarak toplumu aldatacağını sanıyorsa yanılıyor. Çünkü daha dün mahkumlar Kayseri'de cezaevi aracında, Şanlıurfa'da koğuşta cayır cayır yanarken; Pozantı, Osmaniye, Şakran, Mardin, Diyarbakır başta olmak üzere tüm cezaevlerinde işkence ve tecavüz vakaları yaşanırken bu ülkeyi yine aynı Başbakanın yönettiğini unutmadı bu halk.

Başbakan dün yaptığı açıklamalarla; kendisini eleştirdiği ya da kendisine muhalefet yaptığı için içeri attırdığı öğrencilerden, avukatlardan, doktorlardan, gazetecilerden, siyasetçilerden; kısacası haksız yere tutuklanan, tutuksuz yargılanabilecekken içeri atılmış olan herkesten özür dilemelidir. Aynı Başbakan özel mahkemelerle yeni bir rejim canavarı yarattığı için tüm halkımızdan özür ve af dilemeli ve vakit kaybettirmeksizin bu telafisi zor hatasını düzeltme yoluna gitmelidir.''

"TİMSAH GÖZYAŞI"
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman da konuya ilişkin bir yazılı açıklama yaptı.

Başbakan Erdoğan'ın, MHP'nin Silivri ziyaretinin ardından telaşa kapıldığını ve tutuklu komutanlara sahip çıkma gayretine giriştiğini öne süren Büyükataman, ''Başbakan Erdoğan, dün katıldığı bir televizyon programında ise 'Başbuğ'a terör örgütü mensubu diyenleri tarih affetmez' diyerek timsah gözyaşları dökmeye devam etmiştir'' ifadelerini kullandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin saldırı ve tahrike uğradığını savunan ve ''bölücü terörle yapılan pazarlıkların ve sürdürülen müzakerelerin'' bu saldırı ve tahriklerde ne kadar belirleyici olduğunun Başbakan Erdoğan tarafından açıklanmasını isteyen Büyükataman, şunları kaydetti:

''Bölücü başını serbest bırakma planı çerçevesinde İlker Başbuğ ve Türk ordusunun şerefli mensupları hapse atılmış ve bu subaylarımız bölücü başıyla muadil algısı oluşturulup bir takas süreci mi başlatılmıştır? Oslo'da bu sürecin pazarlığı yapılmış mıdır? Başbakanın, daha önce kullandığı terörle mücadeleye gönderecek komutan bulmakta dahi zorluk çektiklerini dile getirdiği cümleleri PKK ile yaptıkları müzakereleri meşrulaştırma ve TSK'yı güçsüz gösterme gayret ve çabası mıdır?

Başbakan, bu sözleriyle toplumda, 'Artık terörle mücadele gücümüz kalmadı, en doğru yöntem terör örgütüne karşı beyaz bayrak çekip, terörist başı ile masaya oturarak taleplerini yerine getirmektir' algısı mı oluşturmaya çalışmaktadır? Darbe davalarının savcısı olduğunu söylemeye kadar işi götüren Başbakanın, Türk askerinin moralinin derdine düşmesi inandırıcı olmadığı gibi, yeni bir istismarın ta kendisi olduğu da ortadadır.''

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2013.02.02 20:45 - Son Güncellenme: 2013.02.02 20:53 - HABER MERKEZİ
A