Mideler 'bayram' etmesin! (ÖZEL HABER)

Mideler 'bayram' etmesin! (ÖZEL HABER)

Bursa Özel Esentepe Hastanesi'nde görev yapan Diyetisyen Zeynep Yiğit, Ramazan ayından sonra aşırı yemek tüketiminden kaçınılması gerektiğini ifade ederek doğru beslenmek ve nelerin tüketilmesi konusunda bilgiler verdi.

2022.05.08 09:48 - Son Güncellenme: 2022.05.09 11:50 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Mideler 'bayram' etmesin! (ÖZEL HABER)

GÜLİN ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN

Ramazan ayının bitimiyle uzun süre açlığa alışan vücudumuz ramazandan sonra eski düzenine birden dönmekte zorlanabilir. Ramazan ayından sonra nasıl beslenilmeli ve neler tüketilmeli? Bursa Özel Esentepe Hastanesi'nde görev yapan Diyetisyen Zeynep Yiğit, konuyla ilgili açıklamalarda bulunurken sağlıklı beslenmeye geçiş yaparken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Diyetisyen Zeynep Yiğit, "Hepimizin bayram tatili sona erdi. Bazılarımız kimileri yoğun iş temposundan sonra bu tatili fırsat bilerek tatile gitti. Bazıları aile ziyaretleriyle geçirmeyi tercih etti. Dilerim herkesin bayramı sağlıkla, keyifle geçmiştir. Tabii yapılan güzel lezzetleri fazla kaçıranlar için 'Son pişmanlık neye yarar?' şarkısı çalmaya başlamış olabilir. Ramazan ve bayram sonrası sağlıklı olmak adına yapacağım önerilerime '1 ayda alınan kiloları 3 günde vermeye çalışmayın' ile başlayacağım. Ramazan ayında uzun süreli açlık nedeniyle metabolizma hızı yavaşlar. Buna bağlı olarak oruç tutan kişilerde hızlı kilo alımı olabilir. Ramazan ayı geçtikten sonra kişiler bir ay gibi uzun dönemde alınan bu kiloları 3-5 gün içinde tek besin içeren sağlıksız diyetlerle vermeye yönelmektedir. Ramazan boyunca günlük öğün sayısının azalması ve beslenme düzenindeki değişiklikler sebebiyle kişi, bayramda ve sonrasında psikolojik olarak daha fazla yeme eğilimine giriliyor. Fakat Ramazan ayının ardından aşırı yemek, bazı problemleri kaçınılmaz hale getiriyor. Ayrıca Ramazan'da kilo alınmasındaki en önemli etkenlerden biri yavaşlayan metabolizma oluyor. Metabolizmanın eski hızına ulaşması için dengeli beslenmek ve spor yapmak şarttır ancak 3 ana öğüne ek en az ara öğünlerden oluşan bir beslenme programı ve her gün 1 saatlik tempolu yürüyüşler ile metabolizma eski hızınıza ulaştırılabilir" şeklinde konuştu.

"SEBZE VE MEYVEYİ İHMAL ETMEYİN"

Ramazan Bayramı sonrasıyla birlikte genel beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen Yiğit, "Bayramda yediklerinize dikkat etmediğinizi düşünüyorsanız muhtemelen yaptığınız hata şekerli ve yağlı besinlere öğünlerde fazlasıyla yer vermek olabilir. Dolayısıyla sebze ve meyveyi ihmal edilmiş olabilir. Hızlıca günlük beslenmenize eksik yediğiniz besinleri küçük öğünler şeklinde ilave ederek bu hatadan dönebilirsiniz. Oruç sonrası unutulmaya yüz tutan su içme alışkanlığınızı mutlaka geri kazanın. Gittiğiniz yerlere su şişenizi de götürmek alışkanlığınızı tekrar oluşturmada teşvik edici olabilir. Havaların ısınmaya başladığı ve tüm bunların tuzlu ve şekerli gıda tüketiminin arttığı bayram dönemine denk geldiği düşünülürse vücutta ödemin artması kaçınılmaz olabiliyor. Bunun en iyi çözümü olan su tüketiminin ayrıca toksinlerin atılmasında, vücut ısısının dengelenmesinde, böbreklerin çalışmasında da çok önemli olduğunu unutmayın. Bu yüzden su tüketiminizi ihmal etmeyin" dedi.

"DOYUM HİSSİNE ULAŞMAK İÇİN..."

Diyetisyen Yiğit sözlerine şu şekilde devam etti; "Ara öğünlere özen göstermeyi ihmal etmeyin. Yağsız süt, fındık, badem gibi yağlı tohumlar ya da yaş meyve tercih etmeye çalışın.

Besinler iyi çiğnenmeli, öğünleri yavaş tüketerek doyma sinyalinin gelmesine zaman ayrılmalı. Böylelikle doyduğunuzu anlayarak aşırı tüketimin önüne geçebilirsiniz.

Güne hafif bir kahvaltıyla başlanmalı ve gün boyu öğün atlanmamalıdır.

Çay ve kahve tüketimi de sınırlandırılmalıdır. Aşırı miktarlarda olduğunda çarpıntı, kalp ritim bozuklukları, mide problemlerine sebep olabilmektedir.

Akşam yemeğinde çok yağlı besinler tercih edilmemeli, porsiyon ölçüleri normal olmalı ve akşam yemekleri erken saatlerde yenmelidir. Yediğiniz yemeklerin yağ ve tuz oranını azaltıp baharatlar ile zenginleştirebilirsiniz.

Egzersizi unutmayın. Yapacağınız günlük yarım saatlik yürüyüşler bile genel sağlığınızı çok geliştirebilir.

'1 ay boyunca bugünü bekliyordum' demeyin. Bayram boyunca artan kırmızı et-şeker tüketiminin miktarı ve sıklığı kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altında bırakmış olabilir. Örneğin; bayramda kırmızı et ve kızartma türevi yiyecekler tercih edildiyse, bayramdan sonra kırmızı et sınırlandırabilir, daha çok sebzelere yer verilebilir. Tatlı ihtiyacı yaş meyvelerle giderilebilinir.

Bazı zamanlarda tatlı ihtiyacı günlük alınması gereken sağlıklı karbonhidratların alınmamasından da kaynaklanabiliyor. Bu yüzden öğünlerde tam buğday vb. sağlıklı karbonhidrat kaynaklarına yer verilmeli, ekmek tüketilmek istenmiyorsa da bulgur, tam tahıllı makarna ya da kara buğday gibi yine kompleks karbonhidratlarla günlük enerji alımımızı dengeleyebiliriz.

Bayram sonrası eksik lif alımı kaynaklı kabızlık yaşanması çok muhtemedir. Bahsettiğim gibi sağlıklı kompleks karbonhidratları tüketerek bağırsaklarımızın aktive olmasını sağlayabiliriz. Üstüne bir de ana öğünlerimize pişmiş sebzeler eklersek ayrıca öğle ve akşam yemeklerinin yanında mis gibi bol yeşillikli salataların yer alırsa bayram boyunca eksik kalan lifle birlikte vitamin mineral alınımı tamamlanır.

Alınması gereken tüm bu önlemlerin herkes için geçerli olduğu unutulmayıp bayram sonrasında hızlıca sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine, yiyecek seçimine, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli dağılımına özen gösterin. Her gün 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeyi, günlük tüketmeniz gereken 2.5-3L suyu ihmal etmeyin."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2022.05.08 09:48 - Son Güncellenme: 2022.05.09 11:50 - HABER MERKEZİ
A