MHP Genel Sekreteri Büyükataman Bursa'da açıklamalarda bulundu
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Nazik bir sürecin arifesindeyiz. 1 Kasım'da, dayatma, zorlama, millet iradesi hilafına yeniden bir seçimle karşı karşıya bıraktılar" dedi.
2015.10.18 12:06 - Son Güncellenme: 2015.10.18 13:57 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
MHP Genel Sekreteri Büyükataman Bursa'da açıklamalarda bulundu
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Bursa'dan aday gösterilmesinin kentte yaşayan bütün Erzurumluların bu partiye oy vereceği anlamına gelmediğinin altını çizdi. Büyükataman, "Bursa'da bir siyasi partiden aday olan bir arkadaşımız, Erzurumlular Konfederasyonu'nun sanki müşterek adayı imiş gibi, Bursa'da yaşayan bütün Erzurumluları temsil eden bir adaymış gibi takdim edilmesi siyasi etik açısından doğru değil." dedi.
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman ve Bursa milletvekili adayları Timur Özdemir ve Yusuf Güney, Bursa'daki Erzurumlularla buluştu. Elagans Düğün Salonu'nda gerçekleşen buluşmada Erzurumluların bir siyasi partinin arka bahçesi gibi görülmesine asla müsaade edilmeyeceği belirtildi. Özellikle eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Bursa'dan aday gösterilmesiyle Erzurumluların tamamen iktidar partisine oy vereceği gibi bir anlayışın tamamen yersiz olduğu üzerinde duruldu.
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, burada yaptığı konuşmada; bu toplantının çok anlamlı olduğunun altını çizerek, her isteyenin istediği partide siyaset yapabileceğini belirterek, şunları söyledi: "Erzurumlu vatandaşlarımızın bugün ortaya koyduğu anlamlı bir tavır var Bursa'da. Birileri alışkanlık haline getirdi, birileri adına tavır koymayı, sahibiymiş gibi davranmayı ve iradelerine ipotek koymayı kendilerinde hak görerek saygısızca pek çok örneklerine şahit olduğumuz pek çok davranışı Bursa'da da sergiledi. Bu arkadaşlarımız siyasi tercihte bulundukları siyasi partiyi o kimliklerini kullanarak topyekün o şehirde yaşayan insanlar adına sanki tamamı adına hareket ediyormuş gibi bir tavırla danışmadan, istişare etmeden davranış içine girebiliyorsa haklı olarak insanlarımız bundan rencide oluyor, üzülüyorlar. Bursa'da da bir siyasi partiden aday olan bir arkadaşımız, Bursa'da en köklü hemşehri dernekleri olan ve konfederasyon düzeyinde organize olan Erzurumlular Konfederasyonu'nun sanki müşterek adayı imiş gibi, Bursa'da da yaşayan bütün Erzurumluları temsil eden bir adaymış gibi takdim edilmesi siyasi etik açısından doğru değil. Bu yönüyle bu gün burada bulunmak çok önemli."
Türkiye'nin çok önemli bir seçime gittiğinin altını çizen Büyükataman, "Ülke yangın yerine dönmüş. Etrafımız ateş çemberine alınmış vaziyette, böyle nazik bir süreçte istikrarsızlığın her anda hissedildiği kritik bir dönemde inatla ve ısrarla milletin önüne iradesi hilafına sandık koyma işgüzarlığını koyanlara umuyorum ki bu necip millet 1 Kasım'da bir cevap verecektir." şeklinde konuştu.
"ERZURUMLULAR BİR SİYASİ PARTİNİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR"
Milletvekili adayı Timur Özdemir ise Erzurumlular olarak siyasi arenada gerekli desteği alamadıklarından yakındı. Özdemir, "Bunun nedeni ise son yıllarda dernekler ve federasyonumuz siyaset üstü konumunu muhafaza edemedikleri için kayda değer görülmedik, dikkate alınmadık. Hatta 'Erzurumlular ne olursa olsun bize oy verirler' anlayışına kadar hafife alındık. Bunun nedeni ise basiretsiz bazı yöneticilerin şahsi ikballeri için derneklerimizi arka bahçe mantığı ile iktidar partisine peşkeş çekme anlayışından kaynaklanmaktadır. Biz Erzurumlular hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değiliz. Derneklerimizin üstündeki bu haksız yaftayı kabul etmiyoruz. Erzurumluyu çantada keklik görenler yanılgı içindedir." dedi.
Efkan Ala'nın'nın Bursa'dan aday gösterilmesinin Erzurumluların hepsinin AK Parti'ye oy vereceği anlamına gelmediğinin altını çizen Özdemir, "Erzurum'da kabul edilmeyen ve Peygamber Efendimiz (SAV)'i kibirlenmekle itham eden birinin Bursa'da AKP milletvekili adayı gösterilmesi demek, Erzurumlunun oyunu bu densize ve mensup olduğu partiye verecek anlamına gelmez." şeklinde tepki gösterdi.
Terör örgütünün de bu kadar azmasının nedeninin çözüm süreci olarak sunulan ihanet sürecinin sorumluları olduğunu belirten Timur Özdemir, "Bu sürecin bir numaralı sorumlularından birisi ne yazık ki Erzurumlu ve Bursa'dan AKP milletvekili adayı gösterilen BOP eş başkanının adamı eski içişleri bakanı vardır. Bu ihanet sürecini devam ettireceğini söyleyen ve bunun taşeronluğunu yapan partiye de, adaylarına da Erzurumlu hakikaten Erzurumlu ise oy veremez, vermemelidir." şeklinde konuştu.
"BİR ERZURUMLUNUN DOLMABAHÇE MUTABAKATINDA YERİ OLAMAZ"
Milletvekili adayı Yusuf Güney de Erzurumluların hiçbir siyasi mihrağın uşağı ve yaması olmadığını söyledi. Güney, şöyle devam etti: "Ancak yaşadığımız Bursa'da Erzurumluları temsil noktasında bulunan kurum ve kuruluşlar, maalesef Erzurumluları bir siyasi partinin temsilcisi gibi gösterip hareket etmektedirler. Federasyonun başındaki bulunan zatın bu kurumu bir siyasi partinin seçim merkezi gibi kullanmasına müsaade etmeyeceğiz. Şayet bir partinin temsilciliğini yapacaksa o makamdan derhal istifa edip o partinin bir temsilcisi olarak her türlü çalışmaya katılabilir." dedi.
Ardından Dolmabahçe mutabakatının fotoğrafını gösteren Yusuf Güney, "Dolmabahçe sarayında Erzurumlunun bu sahnede olmaması gerekirdi." şeklinde konuşmasını tamamladı.
Programı düzenleme heyeti başkanı Erdem Olgun, "450 binin üzerinde nüfusa sahip olduğumuz bu şehirde şimdiye kadar bizlerin bir siyasi kimlik ve duruş belirlemediğimizi düşünen bazı parti mensupları Erzurumlularla ilgili fütursuzca açıklama yapması bizleri üzmektedir." şeklinde konuştu.
7 televizyona hukuksuz sansürün Meclis'te takipçisi olacağız
İsmet Büyükataman, 13 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi'nin demokratikleşme özgürleşme ve sivilleşme gibi evrensel ve insani diğerler ardına sığınarak yaptığı 'düzenleme ve hukuk tanımaz, kanun bilmez uygulamaları'nın artık sıradan hale geldiğini belirtti. Hükümetin, her seçim öncesinde farklı sese tahammülü olmayan ve kendisiyle birlikte olmayacağını varsaydığı, kendi arzu ettiği şekilde davranmayacağını düşündüğü şahıslara ve kurumlara yönelik çok çirkin uygulamalar içine girdiğini ifade eden Büyükataman, "Son dönemde de 7 televizyon kanalımızın Digitürk'ten çıkarıldığını duyduk. Gerçekten bu esef verici bir uygulama. Bunun hiçbir hukuki zemini ve izahını yapmak mümkün değil. Seçimden önce ve geçmiş seçim öncesinde olduğu gibi bu dönemde de bir baskı ve dayatma örneğine şahit oluyoruz. Bunu hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde kabul etmemiz mümkün değil." değerlendirmesini yaptı.
Bu gibi uygulamaların AK Parti için artık sıradan bir uygulama haline geldiğinin altını çizen İsmet Büyükataman, "Korkunun ecele faydası yok. Bu tip zorlamalarla, bu tip tasarruflarla, adeta aba altından sopa gösteren bu tip yaklaşımlarla ve hukuksuz tasarruflarla netice alabileceklerini zannediyorlarsa yanılıyorlar. Türk milleti bu tip hususlara son derece hassastır, duyarlıdır. Bu kanallara yönelik Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yaptığı bu teşebbüsü de yakinen takip etmektedir. Tasvip ettiğini söylemek mümkün değil. Yanlış hesap Bağdat'dan dönecek inşallah. Hele ifade edildiği gibi yayından çıkarılmak tasarrufundan da öte eğer bu kanların kapatılmasına yönelik bir adım atmayı düşünüyorlarsa bu kararlarını bir kere daha gözden geçirmelerini, hukukun bir gün kendilerine de lazım olacağını hatırlatmak istiyorum." şeklinde konuştu.
"KONUYU MECLİS'E TAŞIYACAĞIZ"
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şüphesiz Milliyetçi Hareket Partisi olarak hükümet kaynaklı her türlü hukuksuzluğa Parlamento zemininde milletimizin hissiyatına tercüman olacak ölçüde yaklaşım ve çaba içinde olduk. Bunları soru önergelerimizle, araştırma önergelerimizle gündeme taşıdık. İnşallah 1 Kasım'da sağlıklı bir meclis tablosu ortaya çıktığında ilk işimiz Milliyetçi Hareket Partisi olarak AKP'nin bu hukuksuz uygulamalarını tepeden tırnağa ele alarak; yapılan bir yanlışlık varsa bunların da düzeltilmesi dahil olmak kaydıyla konunun takipçisi olacağımızdan kimsenin endişesi olmasın." vaadinde bulundu.