Merkez'in kırmızı çizgisi geçildi

Merkez'in kırmızı çizgisi geçildi

Geçtiğimiz hafta yoğun bir gündemi geride bırakan yurtiçi piyasa, haftanın ilk işlem gününde sert hareketlere sahne oldu.

2013.05.21 06:15 - Son Güncellenme: 2013.05.21 06:16 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Merkez'in kırmızı çizgisi geçildi

Geçen hafta TCMB'den gelen agresif faiz indirimi kararını Moody's'den gelen not artışı izledi. Ülke notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkarılmasının ardından 93 bin puanın üzerini görerek yeni bir rekora imza atan BIST 100 endeksi haftanın ilk işlem gününde bankalara gelen satışla yüzde 1,91'lik değer kaybı ile 90,165 seviyesinden günü kapattı.


Merkez Bankası'nın agresif not indiriminin ardından yüzde 4,61'e gerileyen tahvil faizi gün sonunda 4,93'e yükselirken, döviz sepeti Mart 2012'den beri en yüksek seviyesi olan 2,11'e yükseldi. İki günde yüzde 1,4 oranında yükselen sepet kurda Merkez Bankası'nın kırmızı çizgisi aşılmış oldu. Dolar/TL'de ise 1,8410 seviyesine gelindi.

Türk lirasında değer kaybının hızlanmasının ardından gözler yeniden Merkez Bankası'na çevrildi. Sepet kurun 2,11 seviyesini test etmesi, gözlerin kurda 2,05-2,10 arasında yapıya izin veren Merkez Bankası'na çevrilmesine neden oldu.

''REZERV OPSİYON MEKANİZMASININ ÇALIŞMASINI BEKLEYECEĞİZ''
Ekspress Yatırım Başekonomisti Özlem Derici artık Merkez Bankası'nın doğrudan satım veya günlük satım ihaleleri yoluyla müdahalede bulunmadığına dikkat çekerek bu noktada Merkez Bankası'ndan doğrudan müdahale gelmesini beklemediğini söyledi.

TCMB'nin küçük ve orta ölçekteki şoklara karşı rezerv opsiyon mekanizması yeterli olduğu yönündeki söylemini hatırlatan Derici, rezerv opsiyon mekanizmasının otomatik olarak çalışmasının beklendiğini belirtti.

''BANKALARARASI PİYASADA FAİZLERİN ARTTIĞINI GÖREBİLİRİZ''

Derici, ''Deneysel bir politika olduğu için çalışıp çalışmadığına bakacağız. Sistemde likidite sıkılmış olacak bunun sonucunda bankalararası piyasada faizlerin arttığını göreceğiz'' diye konuştu.

Merkez Bankası'nın fonlama maliyetini politika faizi civarında tutacağı söylemine dikkat çeken Derici, Merkez Bankası'nın likiditeyi bollaştırmak için biraz daha yeri olduğunu kaydederek likiditenin bollaşmasıyla kur üzerindeki baskının hafifleyeceğini söyledi.

Faizlerin politika faizine yaklaşabileceğini bildiren Derici, şu anda bankalararası piyasada 3,72 seviyesinde olan faizlerin 4,5'a hatta faiz koridorunun üst bandı olan 6,5 seviyesine kadar çıkabileceğini ifade etti.

Ekspress Yatırım Başekonomisti, bankalararası piyasada faizlerin politika faizine yaklaşması durumunda bankaların birbirlerinden borçlanmak yerine daha güvenli olan Merkez Bankası'ndan borçlanmayı tercih ettiklerini, Merkez Bankası'nın da faizi sabit tutabilmek için bankalar ne kadar isterse vermek zorunda olduğunu söyledi.

Piyasada kriz havası değil bir düzeltme havası olduğunu kaydeden Derici, hızlı bir şekilde faizlerin 6,5'lara çıkmasını beklemediğini belirtti. Derici, ''Eğer ki BIST sert bir düzeltme havasına girerse o zaman bankalar hızlı bir şekilde tuttukları döviz rezervini kullanmak isteyebilirler. Bu da TL ihtiyacını arttır. TL ihtiyacı daha fazla faiz ödemeye razı hale getirecek ve faizleri hızlı bir şekilde yükseltecektir'' diye konuştu.

KURDAKİ BASKI DEVAM EDERSE FAİZ İNDİRİMLERİNE ARA VEREBİLİR
Şeker Yatırım Ekonomisti İbrahim Aksoy, TL'deki gelişmeleri döviz kuru sepeti bazında değerlendirmenin daha doğru olduğunu, sepetin bulunduğu 2.11 seviyelerinin Merkez Bankası'nda hafif rahatsızlık yaratmış olabileceğini ifade etti. Aksoy, Merkez'in TL'yi rekabetçi tutmak için hafif değer kayıplarını arzulayabileceğini, fakat bunun kademeli olmasını istediğini ekledi. Şeker Yatırım Ekonomisti 2011 sonu ve 2012'de Merkez Bankası'nın TL'deki değer kaybına karşı istisnai gün olarak tanımladığı günlerde rekabetçi haftalık repo ihaleleri açtığını, böylece TL'de kısa pozisyon almanın maliyetini arttırdığını belirtti.  Fakat, Banka'nın aynı yöntemi kullanması için seviyelerin henüz çok düşük olduğunu ifade etti.  Banka'nın kurumsal kredilerin hızlanmasını istediği bir dönemde kredi maliyetlerini artırıcı böyle bir önlemi tercih etmeyeceğini ifade eden Aksoy, aslında TCMB'nin birkaç gündür piyasaya ihtiyacın üzerinde likidite vermeyerek TL'yi hafif bir şekilde desteklemeyi tercih etmiş olabileceğini söyledi. TCMB'nin likiditeyi kısmaya devam edebileceğini belirten Aksoy, kurun baskı altında kalmaya devam etmesi durumunda PPK'nın önümüzdeki ay faiz indirimlerine ara verebileceğine işaret etti. Fakat nihai bir tahmin için 18 Haziran'daki PPK toplantısı öncesi kur gelişmelerinin önemli olduğuna işaret etti.

BEKLENTİ SATIN ALINIR, GERÇEKLEŞME SATILIR MANTIĞI

Moody's kararının piyasa tarafından beklendiğini kaydederek ''Beklenti satın alınır, gerçekleşme satılır'' mantığıyla 92.500 93.000 seviyelerinden bir miktar kar satışının görüldüğünü belirtti. Faizin yeniden yüzde 5'e yaklaşmış olmasının BIST'te satışları tetiklediğini bildiren Yılmaz, psikolojik olarak 90 bin teknik olarak ise 89 binin önemli bir seviye olduğunu söyledi.

Bir miktar daha satış baskısının devam edebileceğini dile getiren Yılmaz, Merkez Bankası'nın konuyu biraz süre daha seyredeceğini, gerek faiz gerekse döviz tarafında çok ateş yükselmezse belli noktalarda yeni denge noktalarını oluşturmaya çalışacağını ifade etti.

BIST'TE 89 BİN ALTINA DİKKAT!

Marbaş Menkul Değerler Araştırma Müdürü Üzeyir Doğan piyasadaki hareketin, not artışının akabinde özellikle cuma günkü hareketin ardından piyasada başlayan bir kar realizasyonu olarak gözüktüğünü belirtti.

BIST'in önemli bir destek seviye olan 91.500'in altına inmesinin sıkıntıyı yaratan etmen olduğuna değinen Doğan, ilk etapta kabaca 90.500 olan civarı altında kapanış olması durumunda ana düzeltmenin olacağı yerin 88.900-89.000 civarı olacağını ifade etti.

Bu düzeltmenin ilk etapta sonlanacağı ve tekrar tepki alımlarının gelmeye başlayacağı seviyenin 89 bin civarı olacağını bildiren Doğan, endeksin 89 binin altına sarkması durumunda burada pozisyonları kapatıp 86.000'e kadar olacak bir geri çekilmeyi beklemek gerekeceğini söyledi.

Döviz tarafında sınırlı da olsa Merkez Bankası'nın faiz indirimleri sonrasında hisse senetleri ya da diğer enstrümanlardan çıkılara dövize dönüş yapıldığı görüşünde olduğunu bildiren Doğan, Dolar/TL'de 1,85 üzerinde hareket beklemediğini, kurun biraz durduktan sonra 1,82 altına doğru sarkarak önümüzdeki ay içinde 1,80-1,85 aralığındaki seyrine devam edeceğini belirtti.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2013.05.21 06:15 - Son Güncellenme: 2013.05.21 06:16 - HABER MERKEZİ
A